• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 3 °C
  • Ankara -8 °C

Moral Bozukluğunun Nedenleri

Moral Bozukluğunun Nedenleri
Moral bozukluğunun nedenini birçok insan psikolojiye bağlar. Ancak psikolojiyi de kuşkusuz etkileyen fizyolojik olarak birçok etken var. İnsanlar bunları göz ardı etse de ufak etkenler bir araya geldiğinde oldukça önemli olabiliyor. Beslenme uzmanı ve diy

SEBZE VE MEYVE TÜKETMEMEK

Her besin grubunun vücudumuzda farklı görevleri bulunmaktadır. Sebzeler ve meyveler içerisinde bulunan zengin vitamin ve mineraller sayesinde bağışıklık sisteminin güçlü kalmasını sağlamaktadır.
Özellikle antioksidan içeriği yüksek olan A, C, E vitaminlerinin beslenme programınızda yeterli düzeyde bulunması vücudumuza zarar veren serbest radikallerin vücuttan atılmasını sağlamaktadır. Sebze ve meyve tüketiminin gün içerisindeki enerjik hissetme duygusu ile birebir ilişkisi bulunmaktadır.
Eğer bağışıklık sisteminiz zayıflarsa kendinizi halsiz, yorgun hissetmenizin yanı sıra iş yapabilme yeteneğinizin düştüğünü göreceksiniz. Bu nedenle mevsimine uygun sebzelerin sürekli olarak tüketilmesi aynı zamanda günde 2-3 porsiyon meyve yenmesi sizin daha dinç ve zinde hissetmenizi sağlayacaktır.

GÜNEŞ IŞIĞINI YETERİ KADAR GÖREMEMEK
 

Kapalı havalarda genelde bir iş yapanız gelmez. Kasvetli havalarda genel olarak yatağınıza yatıp kalkmak dahi istemezsiniz. Güneş hepimize yaşam enerjisi verir. Güneşi görmeden geçirdiğiniz günler genel olarak depresyona girer moraliniz sıfırlanır. Güneş, vücudumuz için temel D vitamini kaynağıdır.
Ülkemiz sürekli güneş görmesine karşın D vitamini yetersizliği olan birey sayısı her geçen gün artmaktadır. Bunda en büyük etmen insanların yoğun olarak plazalarda çalışmasıdır. Bu binalar güneşin içeriye girmesini engelleyen şekilde dizayn edilmiştir.
Eğer tüm gün binadan çıkmadan çalışıyorsanız moralsiz ve halsiz olmanız kaçınılmazdır. Bunu engellemek için öğle yemeği arası veya fırsatı bulduğunuz ilk anda dışarı çıkıp güneşi derinizin güneş ile buluşmasını sağlayabilirsiniz.

VÜCUDUN SUSUZ KALMASI
 

Gün içerisinde halsizlik, yorgunluk, moral bozukluğu, kramp, konsantrasyon dağınıklığı, odaklanamamak gibi problemler yaşıyorsanız gün içerisinde yeterli miktarda su içmiyorsunuz anlamına gelebilir.
Su tüm vücut dolaşım sistemini düzenleyen temel kaynaktır. Yeterli miktarda su içilmediğinde nefes almakta, yürümekte, eğilip kalkmakta bile zorluk yaşarsınız. Suyu hayatınıza bir an evvel adapte etmelisiniz. Ne kadar içmeliyim sorusuna cevabımız kilonuzu 0,33 ml çarptığınızda çıkan sonuçtur.

ÇOK ÇALIŞMAK
 

Artık birçoğumuz evimize işi getirmeye başladık. Zaten yoğun çalışma mesailerine bunlarda eklenince “hayatımız çalışmak” gibi terimler ortaya çıktı. Evet, işinizin düzgün gitmesi, aksilikler çıkmaması, birikmemesi hepimiz için çok önemli fakat siz işinizi ne kadar hızlı yapar ve sorumluluk alırsanız iş yoğunluğunuzun aynı hızda arttığını göreceksiniz. Kansas Üniversitesinde yapılan araştırmaya göre haftada 50 saatten uzun çalışmak insanların moral ve motivasyonlarını dağıttığı hatta uzun süre bu şekilde çalışıldığında depresyona soktuğu görüşmüştür.
Uzun çalışma saatleri sonucu kendinize zaman ayıramazsınız. Kendinize zaman ayırabilmek için uykunuzdan feragat etmeniz gerekmektedir. Bu şekilde de vücudunuz çok uzun zaman dayanamaz. Ayrıca az uyumakta ciddi anlamda ödem yapacağı için kalitesiz yaşam düzeni kısır döngüsüne girmiş olursunuz. Mümkünse çalışma saatlerinizi azaltın. Eğer böyle bir şansınız yoksa günde 6-7 saat uyumaya dikkat edin.

DİK OTURMAK
 

Uzun çalışma saatleri sonucu kendinize zaman ayıramazsınız. Kendinize zaman ayırabilmek için uykunuzdan feragat etmeniz gerekmektedir. Bu şekilde de vücudunuz çok uzun zaman dayanamaz. Ayrıca az uyumakta ciddi anlamda ödem yapacağı için kalitesiz yaşam düzeni kısır döngüsüne girmiş olursunuz. Mümkünse çalışma saatlerinizi azaltın. Eğer böyle bir şansınız yoksa günde 6-7 saat uyumaya dikkat edin.

Q-10 ENZİMİNİN ALINMAMASI
 

Q-10 hepimizin vücudunda salgılanan bir enzimdir. Doğduğumuzda 30 mg sentezlenen bu enzim yaşımız ilerledikçe 5 mg seviyelerine kadar azalmaktadır. Bu durumda deride kırışıklık, halsizlik, güçten düşme gibi durumlara neden olur. Bunu azaltmak için her gün 30 mg Q-10 enzimi alabilirsiniz.
Bu şekilde sürekli olarak hücre yenilenmesini sağlayacak kendinizi daha sağlıklı ve dinç hissedeceksiniz. Bu durum moralinizin her koşulda daha yüksek olmasını sağlayacaktır.
 

EKMEK TÜKETİLMEMESİ
 

Zamanında yumurta için yapılan karalanma kampanyası şimdi ekmek için yapılmaktadır. Toplum olarak temel besin kaynağımız ekmektir. Bunu hayatımızdan çıkarmanın kalıcı olarak sağlanması imkansızdır. Bunun yerine doğru ekmeği tüketmek veya tüketilen ekmeği besin sanayi yolu ile zenginleştirmek daha doğru yollar olacaktır. Ekmek temel B vitamini kaynağıdır.
Aynı zamanda içerisinde bulunan maya sinir sistemini rahatlatır. Eğer siz ekmeği hayatınızdan tamamıyla çıkarırsanız sinirleriniz çabuk bozulmaya başlar ve hırsınızı başka bir şeylerden çıkarmaya başlarsınız. Bu nedenle ekmek tüketmekten kaçınmamalı ama her besinde olduğu gibi tüketim miktarına dikkat edilmelidir.

MAGNEZYUM KAYNAKLARININ ALINMAMASI
 

Sinir iletimi ve kasların gevşemesinde önemli olan magnezyum yapılan bilimsel çalışmalarda depresyona iyi geldiği eksikliğinde ise kişinin moral bozukluğu, halsizlik, yorgunluk ve sinir bozukluğu haline neden olduğu belirtilmiştir.
Bu nedenle beslenme programınızda fındık, badem, ceviz, koyu yeşil yapraklı sebzeler ve kurubaklagilleri tüketmeniz gereklidir. Bu şekilde kendinizi daha enerjik hissedersiniz.

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 1722 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • “Burun Farkıyla” Gelen Tarz!14 Kasım 2016 Pazartesi 18:05
  • Düzenli Egzersiz ile Zihin Sağlığı İlişkisi10 Kasım 2016 Perşembe 10:54
  • Yanlış Kişiyle Beraber Olduğunuzu Gösteren 5 Madde10 Kasım 2016 Perşembe 10:39
  • Sarımsak, Uyku, Seks28 Ekim 2016 Cuma 18:36
  • Ergenliğe Hazır Mısınız?14 Ekim 2016 Cuma 20:08
  • Yoga Yapmanız İçin 5 Neden13 Ekim 2016 Perşembe 18:44
  • Pedagog Adem Güneş 'Çocuklar Öğlen Uyumalı Mı?'04 Ekim 2016 Salı 21:11
  • Mutluluk Genetik Mi?30 Mayıs 2016 Pazartesi 19:51
  • Çocuğunuzun öğrenme stilini biliyor musunuz?26 Mayıs 2016 Perşembe 18:56
  • Türkiye'de Gençler Ne Kadar Mutlu?19 Mayıs 2016 Perşembe 18:54
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim