• BIST 108.518
  • Altın 153,497
  • Dolar 3,8453
  • Euro 4,5175
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 7 °C

Duygusal Yeme Nedir?

Duygusal Yeme Nedir?
Öfke ve stres anlarında her zaman yeme içmeye yönelmenin ciddi sorunlara neden olabileceğini vurgulayan Psikolog Ceren Aydın, duygusal yeme hakkında bilgiler verdi...

Beslenme hayatta kalabilmemiz için gereken en temel ihtiyaçlardan biri. Ancak her zaman yemek yemeye iten tek neden bu değil. Herkes bazen fizyolojik açlık çekmese de bir şeyler yiyip içmek isteyebiliyor. Kişinin özellikle olumsuz duygularını düzenlemek amacıyla ihtiyacı olmadığı halde yeme-içmeye yönelmesinin duygusal yeme olduğunu belirten uzmanlar, bu durumun tedavi edilmediği takdirde ciddi sorunlara neden olabileceğini vurguladı. Zihninizi biraz yokladığınızda, öfke ve stres anlarında ya da bir kutlama için elinizin gıdalara nasıl kolayca gittiğini hatırlayacaksınız. Yemenin yarattığı hazzı kim inkar edebilir? Önemli olan bu davranışın sıklığı, şiddeti ve amacı. Eğer sıklıkla karnınız aç olmadığı halde bir şeyler yiyor, yedikten sonra suçluluk duyuyor ya da yemek yemenin zor zamanlarda en büyük sığınağınız olduğunu düşünüyorsanız aman dikkat.

DUYGUSAL YEME NEDİR?

Duygusal yeme en basit haliyle kişinin özellikle olumsuz duygularını düzenlemek amacıyla aç olmadığı halde gıda tüketimine yönelmesi halidir. Duygusal yemenin altında baş etme mekanizmalarının yetersiz kalması, öğrenilmiş davranışlar ve gıda yoksunluğu gibi çeşitli ve çok yönlü nedenler yer alabilir. Tedavi edilmediği takdirde ciddi bir yeme bozukluğuna dönüşme riski vardır.

DUYGUSAL YEME İLE SAĞLIKLI BESLENME ARASINDAKİ FARKLAR NELERDİR?

Duygusal açılık, fizyolojik açlık gibi kademe kademe değil, genellikle aniden belirir. Duygusal yeme sendromu yaşayan kişiler özellikle öfke, yalnızlık, umutsuzluk, mutsuzluk gibi olumsuz duygular yaşadıklarında besin tüketimine yönelirler. Bu esnada sağlıklı gıdalardan ziyade, kalori değeri yüksek ve hazır tüketime uygun gıdalar tercih edilir. Kişi bazen kontrolünü kaybettiği ve yemeyi durduramadığı hissine kapılır. Fizyolojik bir açlığı gidermek için yediğimizde genelde neyi ne kadar tükettiğimizi ve ne kadar gıdaya ihtiyaç duyduğumuzu fark ederiz. Duygusal yeme sendromunda bu farkındalık körelmiştir. Duygusal yeme ardından suçluluk, utanç ve pişmanlık gibi olumsuz duygular getirebilir.

DUYGUSAL YEME İLE NASIL BAŞ EDİLİR?

Zarar veren bir davranışı değiştirebilmenin ilk koşulu farkındalık sahibi olmaktır. Eğer siz de duygularla baş etmek için yemek yemeye yöneldiğinizi düşünüyorsanız öncelikle bu sorunu başlatan, sürdüren, arttıran etmenleri fark etmeye çalışın.

DUYGUSAL YEMEYLE BAŞ ETMEK İÇİN PÜF NOKTALARI FARKINA VARIN

Beni duygusal yemeye iten tetikleyici faktörler neler? Nasıl hissettiğimde, ne gibi durumlarda duygusal yeme ihtiyacım artıyor? Unutmayın, ilk adım farkındalık!

KENDİNİ İZLEYİN

İşe duygu ve yeme günlüğü tutarak başlamaya ne dersiniz? Günlük olarak yaşadığınız duygu değişimleri ve yaşamınıza yansımasını kaydetmek, resmi daha net ve nesnel bir şekilde görmenizde size çok yardımcı olacak! Kayıt formunda duygu, tüketilen gıda ve miktarı ile tüketim sonrası yaşanan hislere mutlaka yer verin. Böylece hangi duygu altında, hangi besinden ne kadar yedim, ardından nasıl hissettim sorularını cevaplamış olacaksınız.

HAREKETE GEÇİN

Zor duygularla baş etmek için daha etkili ve daha kalıcı alternatifler üretin. Örneğin olumsuz duyguları bastırmak yerine sağlıklı şekilde ifade etmeye, mutfak yerine spora yönelmeye çalışın.

DEĞİŞTİRİN

Çevresel birtakım düzenlemelerle işleri biraz daha kolay hale getirmek sizin elinizde. Örneğin kalorili, hazır gıdaları yanınızda ve yakınınızda bulundurmayın. Sizi cezbeden pastanelerin önünden geçmeyin ya da alışveriş listeniz dışında sepete başka hiçbir gıdayı atmayın.

YARDIM ALIN

Tüm çabalarınıza rağmen kalıcı bir davranış değişikliği sağlamakta zorlanmış olabilirsiniz. Böyle bir durumda kendinize bir iyilik yapın ve alanında uzman bir ruh sağlığı profesyonelinden yardım almakta tereddüt etmeyin.

Kaynak:CİHAN 
 

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 2205 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2017 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim