• BIST 90.061
  • Altın 144,927
  • Dolar 3,6135
  • Euro 3,9003
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 9 °C

STRES KADIN VE ERKEKTE FARKLI

STRES KADIN VE ERKEKTE FARKLI
Stres karşısında kadınların "sosyal" erkeklerin ise "asosyal" olmasına neden olan en önemli etkenlerden biri "OKSİTOSİN" denilen hormondur.

PSK.DR. AYŞEGÜL ERAY / mcaturk.com


Organizmanın stres altındayken salgıladığı hormonlardan biri olan oksitosin; kişinin daha sakin, rahat ve sosyal olmasını sağlarken, kaygıyı da azaltır. Kadın ve erkek arasında ortaya çıkan fizyolojik faktörler burada da devreye girmektedir. Çünkü kadınlık hormonları oksitosinin etkisini arttırırken, örneğin;testosteron gibi erkeklik hormonu bu etkiyi büyük ölçüde azaltmaktadır. Bu karmaşık mekanizma binlerce yıl önce atalarımızın dönemlerine dayanmaktadır. İlkel dönemlerde hayatta kalmak için savaşmak ya da kaçmak zorunda olan erkeğin biyolojik mekanizması da buna uygun olarak gelişti.  Yani, erkek kendini tehlikede (tehdit altında)  hissettiğinde kardiyovasküler sistemi tetikleyen sempatik sinir sistemi hızla harekete geçer. Tansiyon ve kortizol düzeyi yükselerek,  kardiyovasküler sisteme yüklenir. Acıyı önleyici sitemler harekete geçer ve organizma savaşmaya ya da kaçmaya hazır hale gelir.

Kadınlarda durum biraz daha farklıdır. Birincil rolü çocuklarını korumak ve büyütmek olan kadın için tehlike karşısında "savaş veya kaç"  durumu yavrularının hayatını tehlikeye sokacağından burada farklı bir mekanizma devreye girer. Yani savaşma veya kaçma davranışı yerine KORUMA davranışı harekete geçer.

Bu mekanizma sayesinde kadın hem çocuklarını korur hem de diğer kadınlara sokularak tüm grubu koruyacak olan bir kalkan oluşturmaya yönlenir. Tıpkı yabani hayatta bazı memeli türlerinde görüldüğü gibi, böylece soyun devamı amaçlanır.

Kadını sakinleştirerek "savaş ya da kaç" davranışını engelleyen, onu çocuklarına ve diğer kadınlar yaklaştıran etken ise oksitosin ve endorfin hormonlarıdır. Sonuç olarak; stres yaratan durumlar ister vahşi ortamlar ister modern hayatın stres yaratan durumları olsun (çalışma ortamı, rekabet, sınav, trafik..vb.)  insanın tehdit olarak algıladığı herhangi bir duruma gösterdiği tepki  ve salgılanan hormonlar değişmiyor.

Anksiyetenin patalojik olduğuna karar verebilmek için, uyaranın şiddeti ile ortaya çıkan anksiyete uyaran ile uyumlu olmaması, zamanla azalmak yerine değişmemesi ya da şiddetlenmesi, klinik tabloya ağırlıklı olarak anksiyetenin fiziksel belirtileri hakim olması, anksiyeteye katlanılması ve işlevselliğin bozulması gerekir. Bu durumda anksiyete kişinin mesleki ve ailevi yaşantısını etkilemeye başlar, kişilerarası ilişkilerinde bozulmalara neden olur, gün içinde sık sık ortaya çıkar ve günün büyük bir kısmını kaplar, kişi bu duygulanımı kontrol edemez ve başa çıkamaz. Bu semptomların yanında huzursuzluk, gerginlik, tedirginlik, sıkıntı, daralma, çabuk yorulma, konsantrasyon zorluğu, kolay irkilme ve tetikte olma da gözlemlenir. Anksiyete esnasında görülebilecek psikosomatik reaksiyonlar ise; baş ağrısı, baş dönmesi, kulak çınlaması, ağız kuruluğu, çarpıntı, nefes darlığı, muhtelif ağrılar ve gastrointestinal şikayetlerdir.

Bu haber toplam 901 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Ruhsal Sorunlar İnternet Bağımlısı Yapıyor11 Ocak 2017 Çarşamba 19:38
  • Öfke Nedir? Öfke Kontrolü Nasıl Yapılır?07 Ocak 2017 Cumartesi 10:33
  • Çocuklarda Ergenlik Dönemine Dikkat!02 Aralık 2016 Cuma 18:44
  • Yalnızlık Kaygısı Evliliğe Zorluyor!02 Aralık 2016 Cuma 17:53
  • İndirimli Alışveriş ve Mutluluk İlişkisi01 Aralık 2016 Perşembe 07:44
  • Öğretmen-Öğrenci İlişkisi Nasıl Olmalı?25 Kasım 2016 Cuma 18:24
  • 7 Adımda Kış Depresyonunu Yenin!24 Kasım 2016 Perşembe 18:21
  • Kış Havası Depresyona Sokuyor!24 Kasım 2016 Perşembe 17:56
  • Sınav Kaygısı Uyarısı (TEOG)21 Kasım 2016 Pazartesi 19:22
  • Psikolojik Travma ve Sonrası21 Kasım 2016 Pazartesi 18:12
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim