• BIST 83.059
  • Altın 146,576
  • Dolar 3,7547
  • Euro 4,0354
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -9 °C

Kaygı Ne Zaman Patolojik Olur?

Kaygı Ne Zaman Patolojik Olur?
Normal kaygının kişiyi tehlikelere karşı uyarma koruma ve harekete geçirme özellikleri vardır. Aşırı kaygılı durumlarda ise bir kaygı bozukluğundan söz etmek mümkündür...

Sürekli birşeylerden kaygı duyanlar! Bu uyarıya dikkat...

Kaygı, fiziksel belirtilerin de eşlik ettiği, normal dışı ve nedensiz bir aşırı korku hali diye tanımlanabilir. Kaygı bozukluğu olan kişi kendisini huzursuz hisseder ve kötü bir şey olacakmış endişesi taşır fakat bu durumunu açıklayacak somut bir tehdit veya tehlike gösteremez.

Kaygı ne zaman patolojik olur?

Kaygı ne zaman patolojik olur? Anksiyetenin patalojik olduğuna karar verebilmek için, uyaranın şiddeti ile ortaya çıkan anksiyete uyaran ile uyumlu olmaması, zamanla azalmak yerine değişmemesi ya da şiddetlenmesi, klinik tabloya ağırlıklı olarak anksiyetenin fiziksel belirtileri hakim olması, anksiyeteye katlanılması ve işlevselliğin bozulması gerekir. Bu durumda anksiyete kişinin mesleki ve ailevi yaşantısını etkilemeye başlar, kişilerarası ilişkilerinde bozulmalara neden olur, gün içinde sık sık ortaya çıkar ve günün büyük bir kısmını kaplar, kişi bu duygulanımı kontrol edemez ve başa çıkamaz.

Bu semptomların yanında huzursuzluk, gerginlik, tedirginlik, sıkıntı, daralma, çabuk yorulma, konsantrasyon zorluğu, kolay irkilme ve tetikte olma da gözlemlenir. Anksiyete esnasında görülebilecek psikosomatik reaksiyonlar ise; baş ağrısı, baş dönmesi, kulak çınlaması, ağız kuruluğu, çarpıntı, nefes darlığı, muhtelif ağrılar ve gastrointestinal şikayetlerdir.

Kötü bir şey olacakmış duygusu

Kaygı, fiziksel belirtilerin de eşlik ettiği, normal dışı ve nedensiz bir aşırı korku hali diye tanımlanabilir. Kaygı bozukluğu olan kişi kendisini huzursuz hisseder ve kötü bir şey olacakmış endişesi taşır fakat bu durumunu açıklayacak somut bir tehdit veya tehlike gösteremez. Aslında korku insanın doğasında var olan ve güvenliğimizi tehdit eden ya da tehdit etmesi muhtemel olan tehlike durumlarına karşı önlem alarak kendimizi korumamız için hayati öneme sahip olan bir duygudur.

Korkular ve kaygılar gündelik yaşamda sıklıkla gösterdiğimiz tepkilerdir. Örneğin evimizde sessiz bir ortamda otururken birden patlamaya benzer bir ses duyduğumuzda irkilmemiz ya da bir iş görüşmesine giderken tedirginlik duymamız olağan tepkilerdir. Kaygı bozukluğuna sahip kişilerde ise bu tepkiler daha yoğundur ve duruma özgü değildir. Bu tepkiler onların yaşamlarını olumsuz yönde etkiler ve birçok durumda hayatlarını güçleştirir.

KAYGININ FAYDASI YOK MU?

Normal kaygının kişiyi tehlikelere karşı uyarma koruma ve harekete geçirme özellikleri vardır. Aşırı kaygılı durumlarda ise bir kaygı bozukluğundan söz etmek mümkündür. Kaygı bozuklukları ve kaygı duyulan durum arasındaki ilişki kaygı bozukluklarında, kaygıya neden olan durumun veya olayın şiddeti, onu ortaya çıkan korkunun yoğunluğu ile orantılı değildir.

Kaygı bozukluklarında; çarpıntı, göğüs ağrısı, bayılma hissi, ağrı, sızı, ürperme, yorgunluk, baş dönmesi, uyuşma, bulanık görme, titreme, halsizlik, yutkunma güçlüğü, karın ağrısı, mide bulantısı, ishal, sık idrara çıkma veya sıkışma hissi, adet sorunları, ağız kuruması, terleme, ateş basması, ellerin buz gibi olması, nefes alamama, aşırı hızlı soluk alıp verme vb gibi fiziksel belirtilerin tümü veya bazıları gözlenir.

DR. FUNDA GÜDÜCÜ SAĞIR

PSK. DR. AYŞEGÜL ERAY

Bu haber toplam 6384 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
gizem
2012-06-25 18:39:54
obsesif olma
artık günümüzde obsesiflik ve aşırı kaygı içimizden biri haline geldi.bence yeteri kadar psikolji ve psikiyatr alanı destek verilmiyo.hatta bu durum kusur ve algı dışı olarak görülüyor.
Cem Uslu
2008-07-22 11:14:52
Anksiyete Bozukluğu
Sosyal öğrenme birçok psikopataolojinin nedenleri arasında gösterilebilir
Tuba Kurtuluş
2008-07-17 10:43:46
Anksiyete
Kitle içerisinde bireyin ruhsal yaşamının, kitlenin etkisiyle geniş çapta değişiklik geçirdiği temel bir gerçekliktir.Bu bağlamda Anksiyete bozukluğunun nedenleri arasına sosyal öğrenmeyi dahil etmek sanırım yanıltıcı olmayacaktır
Diğer Haberler
  • Çocuklarda Ergenlik Dönemine Dikkat!02 Aralık 2016 Cuma 18:44
  • Yalnızlık Kaygısı Evliliğe Zorluyor!02 Aralık 2016 Cuma 17:53
  • İndirimli Alışveriş ve Mutluluk İlişkisi01 Aralık 2016 Perşembe 07:44
  • Öğretmen-Öğrenci İlişkisi Nasıl Olmalı?25 Kasım 2016 Cuma 18:24
  • 7 Adımda Kış Depresyonunu Yenin!24 Kasım 2016 Perşembe 18:21
  • Kış Havası Depresyona Sokuyor!24 Kasım 2016 Perşembe 17:56
  • Sınav Kaygısı Uyarısı (TEOG)21 Kasım 2016 Pazartesi 19:22
  • Psikolojik Travma ve Sonrası21 Kasım 2016 Pazartesi 18:12
  • En Sık Görülen Psikolojik Sorun!19 Kasım 2016 Cumartesi 13:02
  • Depresyonu Tedavi Etmenin En Basit Yolu!18 Kasım 2016 Cuma 19:26
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim