• BIST 90.182
  • Altın 147,082
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 7 °C

Erken Boşalma Tedavisinde EMDR Terapisi

Erken Boşalma Tedavisinde EMDR Terapisi
Erken boşalma sorunun da EMDR terapisinin yararları nelerdir? Psikiyatrist Uzm. Dr. Zengibar Özarslan'ın konuyla ilgili Radikal'de yer alan yazısının ayrıntıları şöyle:

Psikiyatrist Uzm. Dr. Zengibar Özarslan / Radikal


Erken boşalma ile ilgili tanımlamaların hemen hepsinde farklı süreler verilmektedir. Aslında erken boşalmadan kasıt boşalmanın kontrol edilemediği istemsiz, denetimsiz boşalma olarak söylenebilir.
Cinsel ilişkinin ön sevişme zamanı dahil, cinsel hazza maruz kalan, zihinsel ve bedensel uyaranların etkisinde, orgazm tetiklenme anını kaçırma ile istemsiz boşalma gerçekleşir. Erken boşalmanın süresi vajina girişi öncesi ise ağır erken boşalma olarak tanımlanabilir. Nesnel bir ölçüm olarak vajene giriş çıkışların sayısı ile de tanı konabilir. 8-15 girdi çıktı ya da derecesine göre 1,2,3,5,7 dakika gibi süreler verilebilir. Yine de çok değişken süreler olduğu için süreden bağımsız, sevişmeden yeterince zevk alamadan istemsiz boşalma diyebiliriz.

Boşalmayı kontrol edememe derecesine göre tanımlarsak;

1) Girişten önce boşalanlar

2) Girer girmez boşalanlar

3) Girişten birkaç dakika sonra kontrolsüz olarak boşalanlar

4) Girişten sonra süreye bakmaksızın kendi iradesi dışında boşalanlar

Erken boşalma erkeklerde çok sık görülen bir cinsel işlev bozukluğudur. Her 3-4 kişiden birinde erken boşalma sorunu mevcuttur. Erken boşalma sorunu yaşayan erkeklerde cinsel alanda kendine güvende azalma, eşini tatmin edememe hissi, yeni ilişki kurmaktan kaçınma, performans kaygısı ile sertleşme sorunu ve cinsel isteksizlik görülebilir.

Düzenli bir cinsel ilişkiye rağmen boşalma kontrolünün sağlanamamasının sebepleri arasında klasik koşullanma teorisi vurgulanmıştır. Masturbasyon ya da cinsel ilişki sırasında yakalanma korkusu, uygunsuz ortamlarda (asansör, park, bahçe, genelev gibi) deneyimlemeler, kaygı, endişe, suçluluk hissi nedeniyle acele edildiğinde hızlı yanıt döngüsü ile erken boşalma görülür.

Hayvanlarda ki cinsel ilişki neredeyse sadece üreme üzerine olduğu için av avcı rolünde doğa da her hayvan bu korkuyla hızlıca gerçekleşen cinsel ilişkiye girerler. Doğal olarak ta erken boşalma sağlanır. İnsanların da yerleşik, korunaklı hayata geçene kadar doğada verdiği sınav bugün genetik olarak bir erken boşalma döngüsü oluşturmuş olabilir diyenler de var. İnsanlar cinselliğe sadece hayvanlar gibi üreme olarak bakmadığı için, cinsel hazzı uzun tutmak adına mastürbasyonla başlayan düzenli cinsel ilişkilerle boşalma kontrolünü bu döngüden çıkarmaya çalışırlar. Nasıl ki çocukken idrarı tutmayı ve uygun zaman geldiğinde boşaltmayı öğreniyorsak gençlik döneminin başında bol bol tecrübe ederek boşalma kontrolünü sağlamaya başlar.

Erken boşalma sorununa biyolojik nedenler, kaygı bozukluklar (özellikle sosyal fobi), madde kullanımı ya da yoksunluğu, hipertiroidi, prostat hastalıkları gibi sebepler de etken olabilir.
Sertleşme sorunu yaşayan erkekler sertleşme kaybolmadan vajene giriş yapmalıyım kaygısı ile erken boşalma yaşayabilirler. Performans kaygısı olarak da başarısız olacağım, zevk veremeyeceğim kaygısı ile kontrolsüz, istemsiz boşalmalar görülebilir.

Erken boşalma kontrolünü sağlamaya çalışmak için; bedeninden gelen duyumlara ve hazza karşı direnç gösterme, dikkatini dağıtmak için olmadık şeyler düşünme, cinsel ilişki öncesi mastürbasyon yapma, anestezik kremler kullanma, hazzını arttıracak istek ve arzulardan uzak durmaya çalışma hem boşalma kontrolünü sağlama da hem de sertleşme sorunu yaşamada erkekleri kaçınılmaz sona götürür. Üstelik cinsel zevki azaltan, boşalmadan haz almayan bir cinsel ilişkiye döndürür.

Cinsel hazzı arttırır, boşalma sürecini tetikler diye ön sevişmeden kaçınma, partneriyle cinsel ilişki sırasında uyaranları kısıtlama ya da konuşmayarak zevkini engellerim kaygısıyla kontrol anını kaçırma sık görülen kaçınma davranışlarıdır.

İlk cinsel ilişki deneyimlerini hayat kadınları ile yapanlarda başarısızlık hissi hayat kadının mekanik tutumu ile hayal kırıklığıyla sonuçlanabilir. Daha sonraki deneyimleri de aynı olur kaygısıyla istenmeyen sonuçlar doğurmaya başlar.

Bir vaka örneği ile devam edelim…

Danışan: 40 yaşındayım on beş yıllık evliyim. İki çocuğum var. Size erken boşalma ve cinsel isteksizlik sebebi ile geldim. Cinsel ilişkiye girdikten sonra 5-10 saniye süren 7-8 git gel sonrası boşalıyorum. Evlendiğim dönem öncesi sadece mastürbasyon yapıyordum ve boşalmamı kontrol edebiliyordum. Evlendikten sonra cinsel ilişkimde boşalma kontrolüm vardı. Bundan iki üç yıl önce idrar yaparken ve cinsel ilişki sırasında penisimin ucunda inanılmaz iğne batar gibi ağrılar başladı. Ürolojiye gittim enfeksiyonmuş tedavi oldum ama o ben de korku bıraktı. Eşimi beğeniyorum ama dışarı karşı da isteğim oluyor. Fakat eşimden başka ilişki yaşamadım. En küçük çocuğum 12 yaşında ondan sonra bir daha çocuk istemedik ama korunma yöntemi olarak eşim hapı kullanamadı, ağrı yapıyormuş. Biz de geri çekme yöntemini kullanmaya başladık. Hep kaçak olacak ve bebek olacak korkusuyla kaygılı sevişiyordum. Her an menim vajene sızar diye endişelenip penisimi dışarı çıkarıp, siliyordum. Fakat sonraları kaygım daha da arttı. Eşim birkaç kez adet dönemini geçirince acaba hamile mi diye korkmaya başladım. Sonra daha temkinli olayım derken heyecandan hemen boşalmaya başladım. Eşimi mutlu edemiyorum diye üzülmeye başladım. Eşim hepsi bu kadar mı diye birkaç kez cinsel ilişkiyi reddedince ben de aynı şeyleri yaşamak istemediğim için ilişkiden kaçınmaya başladım. Bana takma kafana, üzülme diyor ama ben bana acıdığını düşünüyorum. Başarısız oluyorum diye özgüvenim düştü. Sonra da isteksizliğim olmaya başladı.

……

Bu danışanın sonradan gelişen erken boşalma sorunu; performans kaygısı, başarısızlık hissi ve ağrı yapar korkusuyla kaçınma davranışlarının olduğu travmatik bir anı ağına dönüşmeye başlamış. Daha çok da eşinin hamile kalabileceği kaygısıyla her cinsel ilişki tetikleyici rolünde “güvende değilim, kontrolü yitirebilirim” hisleriyle beslenip erken boşalma sorununu başlatmış. Eşinin kendisine tavır alması ile başarısızlık ve özgüven düşmesiyle cinsel isteksizlik erken boşalmanın devamı olarak bir diğer cinsel işlev bozukluğu olarak ortaya çıkmış.

Erken boşalma tedavisi için öncelikle cinsel beceri öğretilirken bilişsel çarpıtmaların değiştirilmesi gerekir. Bilişsel çarpıtmalara örnek verecek olursak;

1) Ya hep ya hiç şeklinde düşünme(erken boşaldığım için bir hiçim)

2) Aşırı genelleme (dün erken boşaldıysam bugün ve yarında bu değişmeyecek)

3) Olumluyu yok sayma (cinsel hayatımız kötü, sorun tıbbi değilmiş)

4) Zihin okuma (eşim beni beceriksiz olarak biliyor)

5) Falcılık (bundan sonra daha büyük sorunlar beni bekliyor)

6) Duygusal çıkarsama (eşim artık beni erkek gibi görmüyor belki de nefret ediyor)

7) Koşulsuz zorunluluklar (haddimi bilmeliyim)

8) Felaketleştirme ( eşim artık dayanamaz, beni boşayacak terk edecek)

Ne kadar çok bilişsel çarpıtmamız olursa o kadar çok travmatik anı ağı oluşmaya başlar.  Bu hislerin işleri daha da kötüye götüreceği aşikar.

Erken boşalma sorunun da EMDR terapisi ile olumsuz anıların hisleri ve beden duyumlarının duyarsızlaştırıldığı, tetikleyicilerin çalışılıp işlendiği terapi seansları planlanır. Daha sonra da cinsel bilgilendirmelerin ışığında bir takım ödevlerle pratikte yeni tecrübeler kazandırılır.


EMDR Terapi Yöntemi Nedir? EMDR Nasıl Uygulanır?

EMDR Terapi Yöntemi Nedir? Hangi Hastalıkların Tedavisinde Etkilidir? Klinik Psikolog Hacerhan Sarsmaz EMDR yöntemi hakkında merak edilenleri cevapladı.

 

Erken boşalma tedavisi erkeklerde en çok yüz güldüren cinsel işlev bozukluğudur. Fakat ne kadar beklenirse ilişkilerin o kadar çok olumsuz etkileneceğini unutmayınız. Uygun olmayan ilaç tedavileri ya da bitkisel adı altındaki zararlı maddelerden kaçınınız. Sağlık kontrolünden geçmeden terapi seanslarına başvurmayınız.

Terapilerin psikiyatri doktoru kontrolündeki terapistlerle götürülmesi en uygun yaklaşımdır.

 

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 4123 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim