• BIST 97.713
  • Altın 144,219
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 16 °C

Dizilerdeki Hafıza Kayıpları Gerçek Olabilir Mi?

Dizilerdeki Hafıza Kayıpları Gerçek Olabilir Mi?
Hafıza kayıpları tıbbi olarak mümkünse hangi durumlarda yaşanır, tedavisi ve belirtileri nelerdir?

Yeşilçam senaryolarının değişmezlerinden olan karakterlerin hafıza kaybı geçirdiği sahneler dizilere de taşındı. Gerçek hayatta da, entrika dolu bir film gibi takip ettiğimiz Ergenekon davasında ara ara hafıza kaybı haberleri geliyor!
 
Peki, bu tarz hafıza kayıpları tıbbi olarak mümkün mü? Mümkünse hangi durumlarda yaşanır, tedavisi ve belirtileri neler?

Tekrarlarını defalarca izlediğimiz Yeşilçam filmlerinden aşinayız hafıza kaybı hikâyelerine. Filmdeki esas kıza araba çarpar, genç kız ya hafızasını kaybeder ya da gözleri kör olur. Köklü Yeşilçam kültürümüzün etkisinde filizlenen dizilerimiz de benzer sahnelerden nasibini alıyor son zamanlarda. Örneğin atv'de yayınlanan Aşk Bir Hayal dizisinin ana karakterlerinden Altay, geçirdiği trafik kazası sonucu hafızasını kaybetti, hayatındaki en önemli kişileri, hatta sevdiği Asmin'i bile tanıyamaz hale geldi.
 
Zaman Gazetesi'nin haberine göre bize hayalî gelse de aslında beyinde sarsıntıya sebep olan trafik kazası gibi durumlarda ani hafıza kayıplarının yaşanması tıbben mümkün. Ancak zamanla dizi ve filmlerdeki hikâyelerin de farklılaştığı, gerçek hayatta olmayacak abartılara yer verildiği oluyor. Mesela Kurtlar Vadisi'nde hafızasını kaybeden Abdülhey'in hikâyesi ezberleri biraz bozuyor. Genelde filmlerde görülen hafıza yitirilmesi ani sarsıntı, darbe ya da kaza sonucu gerçekleşirken, Kurtlar Vadisi'nde işin içine ilaçlar da giriyor. Kendisine verilen ilacın da etkisiyle Abdülhey'in hafızasının son on yılı siliniyor. Hollywood'da ise olay daha da abartılmış durumda. Öyle ki, insanların kendi istekleriyle hafızalarını sildirdiği ya da hafızanın 24 saatte bir silindiği, bir önceki günün hatırlanmadığı hikâyeler dahi işlendi bugüne kadar.
 
Gelelim gerçek hayata... Son zamanlarda hafıza kaybı haberleri Ergenekon davasında da sıkça duyuldu. Örneğin, Ergenekon soruşturması kapsamında, sorgulanmak üzere savcılığa çağrılan emekli Orgeneral Şener Eruygur, mahkemeye hafıza kaybı raporu sunarak ifade vermeye gitmemişti. Geçtiğimiz günlerde sorgulanmak üzere tekrar adliyeye çağrılan Eruygur, yine avukatı aracılığıyla 'hafıza kaybı' raporu gönderdi ve yine sorgulanamadı. Aynı şekilde Ergenekon tutuklularından eski Özel Harekâtçı İbrahim Şahin, daha önce Susurluk davasında da kendisini hapis yatmaktan kurtaran 'bunama' raporunu tekrar aldı ve mahkemeye sunarak tahliyesini talep etti.
 
Filmlerden, dizilerden, Ergenekon davasından yola çıktık, uzmanlara 'hafıza kaybı nedir, ne değildir' diye sorduk.
 
Hangi durumlarda hafıza yitirilir?
Hafıza kaybı genelde ani travmalar sonrası yaşansa da farklı sebeplerle hafızanın kaybedildiği olabiliyor. Psikiyatrist Dr. Hasan Sezeroğlu, hafızanın beynin farklı yerlerinde merkezleri olduğunu, tümör, menenjit gibi beyni etkileyen hastalıklarda bu bölgelerin zarar gördüğünü söylüyor. Bu zararlar da zamanla hafıza kaybına sebep olabiliyor. Sezeroğlu ayrıca parkinson, şeker, alzheimer hastalarının da hafızayla ilgili bozukluklar yaşayabileceğini belirtiyor. Memorial Hastanesi'nden Nöroloji Uzmanı Dr. Abdullah Özkardeşler, şoka girme derecesindeki sıvı kayıplarının da ani hafıza yitirilmesine neden olabileceğini dile getiriyor. Özkardeşler ayrıca beslenme bozuklukları, B12 eksikliğinin de bir anda değil ama zamanla hafıza kaybına sebep olabileceği noktasında uyarıyor.
 
Hafıza kayıpları ne kadar sürer?
Travmadan kaynaklanan hafıza kayıpları, sarsıntının derecesine, beynin oksijensiz kalmasına göre uzun ya da kısa sürebiliyor. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Yavuz, hafızanın tamamen kaybolmasının ise beynin kayıt merkezlerinin ciddi hasar görmesi sonucu gerçekleşeceğini söylüyor.
 
Belirtileri var mı?
Nöroloji Uzmanı Abdullah Özkardeşler, hafıza kaybının bir anda olabileceği gibi zamanla da meydana gelebileceğini vurguluyor. Sürekli unutkanlık şikâyetlerinin, bir şeylerini kaybetmenin, çok iyi bildiği insanın ismini bile hatırlayamamanın, günü-ayı karıştırmanın bu hastalığın belirtileri olduğunu ve dikkat edilmesi gerektiğini belirtiyor.
 
Tedavisi nasıl olur?
Travmanın sebep olduğu hafıza kaybı, zamanla kendiliğinden düzeliyor. Buna takviye olarak beyni besleyici, beynin kanlanmasını sağlayan ilaçların olduğunu da anlatan Abdullah Özkardeşler, hafıza egzersizleri yapmak, bulmaca çözmek, gazete okumak, aktivitelere katılmak gibi faaliyetlerin de iyi geleceği tavsiyesinde bulunuyor. Unutkanlığın önüne geçmek için ise ajanda tutmak gibi yardımcı yöntemlerle de önlem alınabileceğini söylüyor.

Hafıza sildirilebilir mi?
Her ne kadar Sil Baştan filminde Clementine Kruczynski karakteriyle izlediğimiz Kate Winslet, sevdiği adamı unutmak için hafızasını sildirse de bu işin hikâyesi. Tıbben böyle bir şey mümkün değil.

Hafıza kayıplarında insan, hayatının bir kısmını unutup diğer kısmını hatırlayabilir mi?
Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Yavuz'a göre bu mümkün değil. Çünkü kısmi ve geçici hafıza kayıpları genelde yaşanılan şok sonrası beynin bilinçli olarak kendini kapatmasıyla yaşanıyor. Örneğin bir trafik kazasında beyin kaza esnasındaki psikolojik gerilimi kaldıramayacağını düşünerek o anı hatırlamak istemiyor, kendini korumaya yönelik yaşadıklarını hafıza kaydından çıkarıyor. En fazla da son 3–4 günü ya da bir haftayı silebiliyor. Yani Kurtlar Vadisi'nde olduğu gibi kişinin son 10 yılını hatırlayıp gerisini hatırlamaması mümkün değil. Yavuz, ayrıca ilaçlarla da böyle bir kaybın yaşanamayacağını belirtiyor.
***

Amnezi nedir?
Bazı insanlar kendilerine zarar ya da elem veren, ızdırabına dayanamayacağı konuları şuuraltına atarak o ızdıraptan kurtulduğunu düşünür. Tıp dilinde bu bilinç dışı hadiseye amnezi deniliyor. Psikiyatrist Dr. Hasan Sezeroğlu beynin de bir dengesi olduğunu ve bu dengeyi her ne olursa olsun savunma sistemleriyle korumaya çalıştığını söylüyor. Bu sebeple derin, ağır etkilerden korunmak için kendisine büyük üzüntü veren konuları inkâr edip yadsıyor beyin. Mesela çocuğunun öldüğünü kabullenemeyen anne, akşam yemeklerine onun için de bir tabak koyuyor. Ama onun dışında kişinin hayatında her şey normal...
 
HABERTÜRK.COM

Bu haber toplam 1173 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim