• BIST 90.383
  • Altın 144,560
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara 2 °C

Türk Erkeklerinin Kimlik Savaşı!

Deniz Ülke Arıboğan

Uluslararası ilişkiler öğrencilerine birinci sınıfta öğretilen konuların başında ulusal güç kavramı ve bunun unsurları gelir.

Askeri kapasite, ekonomi, coğrafya, nüfus vs. diye sınıflanan bu unsurlar soyut faktörlerle de desteklenir, hükümetin niteliği, ulusal moral, ulusal karakter gibi. Ulus-devletler arasındaki güç ilişkileri sistemin büyük resmini yansıttığından sanayi toplumunun tanımlarıyla uyumludur.  

Sanayi sonrası toplumuna geçişle birlikte önceleri literatürde hiç söz edilmeyen ulusal kimlik, ülke markası, küresel liderlik gibi kavramlar literatürün lokomotifi haline gelmiş durumda. Nitekim bizler de epeyce bir zamandır Türkiye'nin askeri gücünden, nüfusundan, doğal kaynaklarından çok, Türkiye'nin marka değerinden, kimlik gücünden, dünyaya yansıttığı ilham kaynağı pozisyonundan referans alarak dış politikamızı tanımlıyoruz. Artık normlardan, değerlerden, ilkelerden bahsediliyor. Etik, ahlak, merhamet, vicdan gibi ölçüler, tank veya top sayısının, GSMH düzeyinin önüne geçmiş durumda. Türkiye'nin siyasi karar alıcıları da bu konuların en önemli güç unsurlarından olduğunu görmüş olduklarından, dış politikaların yürütülmesinde bu kavramları bolca kullanıyorlar. Kullanıyorlar ama...
Bu noktadan hareketle bir süredir üzüntüyle izlediğim bir duruma değinmek istiyorum. Bangkok'tan gelen bir dostumun anlattıkları durumun giderek daha vahim bir meseleye dönüştüğünü gösteriyor. Zira bu mesele neredeyse Türkiye'nin marka kimliği haline gelmiş durumda. Uluslararası konferanslar dahil, çevremizdeki erkek kadın birçok yabancı tarafından da gündeme getiriliyor. Konumuz "bir grup aç Türk erkeğinin Türkiye'nin marka kimliğine yaptıkları uluslararası katkı".

KİMLİĞİMİZE KATKISI

Muhteşem Süleyman'ın harem hayatının bile Türk kimliğine olumsuz etki edebileceğinden ürkerek, padişahımızı sefere yollama telaşındayken, Türk erkeklerinin kalabalık gruplar halinde çıktıkları yurtdışı turların kimliğimize ne tür katkılar yapacağını bir gün birileri sorgulamalı. Yurtdışında utanarak izlediğim ve o ülkenin vatandaşları tarafından "aç Türklerin saldırısı" olarak algılanan bu seferlerin, oralarda ne tür bir nefret ürettiğinin farkında mıyız acaba? Zengini, yoksulu mal bulmuş mağribi gibi Bangkok, Ukrayna, Küba, Rusya seferlerine çıkarken şanlı Türk bayrağını göndere çektiklerini mi düşünüyorlar? Psikolojilerini tam olarak bilemiyorum ama oralarda "nedir bunların hali?" şeklinde algılandığımız aşikâr. Üstelik kadını erkeği aynı tiksintiyle yaklaşıyorlar Türklerin bu seferlerine.
Oysa ülkemizde bu konu erkekler arası bir eğlence haline dönmüş durumda. Uçaklar piste iner inmez gruplar halinde saldırılan o toprakların kadınları Türk erkeklerini aşıırı beğendiklerinden değil, mecburiyetlerinden katlanıyorlar bu rezilliğe biliniz. Tıpkı o toprağın erkeklerinin başka çareleri olmadığından göz yummak zorunda kaldıkları gibi. Üstelik bu şanlı Türklerimizin gittikleri ülkelerdeki her kadını aynı kategoride sanıp, çevredeki tüm kadınları taciz etmekten de geri kalmadıkları söyleniyor. Yeni "Türk korkusu" formülü bu olsa gerek.

Büyük şirketlerimiz ise iyi satış yapan bayilerine Bangok, Ukrayna, Rusya seferlerini eşsiz olarak sunuyorlar, bonus niyetine. Ahlaksızlığın ve rezilliğin bu denli kanıksandığı, normalize edildiği, akşam yemeği sohbetinde kahkahalar eşliğinde anlatıldığı bir başka ülke yok dünyada. Vaktiyle Rus kadınların tamamına Nataşa denilirken, koskoca bir imparatorluk devleti kalp sancısından kıvranıyordu. O kadınlarınki bir hayatta kalma mücadelesiydi ve kısmen anlaşılabilirdi. Bir grup Türk erkeğininki ne mücadelesi bilemiyorum ama pek yakında bu adamlar yüzünden ne iş, ne turizm için; ne eşli ne de eşsiz olarak sınır dışına çıkamayacak kadar kirli ilan edileceğiz, haberiniz ola. 

Bu yazı toplam 1827 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
selma tarih
2013-04-03 10:22:44
herkes bilsin
daha önce de bir erkeğin ağzından duyduğum şeyler kritik tespitler bence dikkate alınmalı
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim