• BIST 75.727
  • Altın 129,876
  • Dolar 3,4745
  • Euro 3,6641
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 0 °C

Sık bakıcı değiştirmek çocuğu yıpratıyor

Sık bakıcı değiştirmek çocuğu yıpratıyor
Bakıcı konusunda dikkat edilecek önemli bir husus baştan doğru seçim yapıp sık bakıcı değiştirmekten kaçınmak.

İHA - Bebeklerin bakımının özellikle ilk yılda anne tarafından üslenilmesinin önemi pedagojik bir gerçek. Ancak çalışan annelerin çoğu zaman işlerinden bu kadar uzak kalmaları mümkün değil. Eğer bebek bakıcıya bırakılacak ise bazı hususlar önemli.

Bebek bir şekilde bakıcıya bırakılacak ise doğumundan itibaren annesinin yanı sıra bu bakıcının da bulunması onunla da ilişki kurması önem taşıyor. Bakıcı konusunda dikkat edilecek bir diğer husus ise, baştan doğru seçim yapıp sık bakıcı değiştirmekten kaçınmak. Çünkü çocuğun en önemli ihtiyacı bağlanmak. İster istemez bakıcısı ile bir bağ oluşturan çocuğun bu bağ olmadan psikolojik gelişimini tamamlaması mümkün değil.

Uzman Pedagog Belgin Temur, bebeklerin bir yaşına kadar anne ile yoğun bir şekilde birlikte olmasının ve beslenme, temizlik, sevgi ve ilgi gibi ihtiyaçlarının anne tarafından karşılanmasının öneminin bilindiğini hatırlatarak, “Ancak çalışan annelerin genellikle bu kadar zaman işten ayrı kalmaları mümkün olamamaktadır. Bu durumda daha erken dönemlerde bir bakıcı ihtiyacı doğmaktadır. Bebeğin ihtiyacı kendisiyle düzenli ve sürekli olarak ilgilenebilecek ve ilişki kurabileceği, bakım veren bir kişidir. Kendisini ve dış dünyayı algılamasını bu ilişki üzerinden yapılandırmaktadır. Bu nedenle eğer bebek bir şekilde bakıcıya bırakılacak ise doğumundan itibaren annesinin yanı sıra bu bakıcının da bulunması onunla da ilişki kurması önemlidir” açıklamasını getiriyor.

Temur’a göre; başlangıçta çocuk daha yoğun olarak annenin gözetiminde ve onunla ilişkide olmalı ancak bakıcı da çocuğun bazı ihtiyaçlarını karşılamada yardımcı olmalı, çocukla aynı ortamda bulunmalı, kendisini tanımasını sağlamalı ve bebeği de yakından tanımalı.

Bakıcıda sevecenlik eğitimden daha önemli

“Bebek bakıcısının öncelikle sakin, huzurlu, sabırlı, dikkatli, sevecen, hayat dolu, işini ve çocukları çok seven, dürüst birisi olması ve kalıcılığı önemlidir” diyen Temur, eğitimin sanılanın aksine belirtilen özelliklerden daha sonra geldiğinin altını çiziyor. Temur, “Çünkü sabırlı, bebeği gerçekten sevebilecek şefkatli bir dadı zaten doğru yönlendirmelerle bebeğiniz için en uygun öğrenme ortamını sağlayacaktır. Özellikle bebeklik döneminde sevecen-sıcak bir ilişki bebeğin en önemli ihtiyacıdır. Zaman zaman daha eğitimli dadılar tercih edilmekte ve bu kişiler çocukların zihinsel becerilerini geliştirmek, onlara eğitimin yanı sıra öğretim vermek konusunda da görevlendirilmektedir. Oysa ilk 3 yılda çocuğa uygun,doğal bir öğrenme ortamı yaratmak yeterlidir. Çocuk zaten doğal olarak yeteneklerini geliştirecektir” şeklinde konuşuyor.

Çevre koşullarının uygun bir şekilde oluşturulması, yeterli oyun malzemesinin sunulması, çocuğun çevreyi keşfetmesine izin verilmesi, keşif çabaları sırasında engelleyici olunmaması ve sabırlı davranılması, onu tehlikelerden korumak ve kendisine/çevreye zarar vermesine engel olmak için yumuşak yöntemler kullanılması önemli. “Bu koşullarda çocuklar zaten gelişim basamaklarını rahatça geçebilmektedir” diyen Temur, çocukların öğrenme ve akademik beceriler konusunda erken ve aşırı uyarılmaları ve böyle bir erken öğrenme ortamına maruz bırakılmalarının akademik gelişimlerini hızlandırabilirken, sosyal yönden zorluklar yaşamalarına neden olabileceğini vurguluyor. Temur, “Yuva yaşları geldiğinde teke tek ilişki içinde sadece akademik yönleri gelişmiş olan çocuklar ciddi uyum problemleri geliştirebilmektedir” uyarısında bulunuyor.

seçim yaparken referans dikkate alınmalı

Kişilere güven duymak kısa bir görüşme ile oluşabilecek bir şey değil şüphesiz. Özellikle de bir bebeğin emanet edileceği fikri anne-babalara çok ürkütücü gelebilmekte. Haklılık payı çok yüksek olan bu kaygıyı ortadan kaldırmak için referans yolunu tavsiye eden Temur, üzerinde durulması gereken hususları şöyle sıralıyor;

“Bunun yanı sıra görüşme sırasında kişinin kendi yaşantısına ait bilgiler ipucu oluşturabilir. Kendisinin acil durumlarda ve stres karşısında nasıl tepki verdiği, kızdığı zaman ne yaptığı, niçin böyle bir işi istiyor olduğu, daha ne kadar bu işi yapmayı düşündüğü, tahammülünün sınırları, kendi çocukları varsa onlarla ilişkileri (onları nasıl tanımladığı), onları büyütürken yaşadığı güçlükleri nasıl anlattığı, kendi eşi ile ilişkisini nasıl tanımladığı, yaşamı nasıl algıladığı önemli olabilir. Tabi ses tonu, sizinle ilişki kurma biçimi (göz teması kuruyor mu? Güler yüzlü mü? Sevinçli mi?) de önemlidir. Ayrıca bebekle ilk temasında nasıl tepki verdiği, ona sıcak yaklaşabilmesi bizim için ipucu olabilir.”

Bebekler düşünüldüğünde çok küçük bir bakıcıdansa en az 20’li yaşlarında kendi kişilik gelişimini tamamlamış ve enerjisini işine yöneltebilecek birinin tercih edilmesini öneren Temur, “Tabi enerjinin sürdürülebilmesi açısından kişinin dinç ve enerjik yaşlarında olması göz önünde bulundurulmalı. Üst sınırı belirlerken de yaşlılık kişiden kişiye değişmekle birlikte bu enerjiyi sürdürebilecek yaşta olduğuna ikna olabileceğiniz yaşta olması tercih edilmelidir” diyor.

Çocuk bakıcıyla kurduğu bağ ile güven hissediyor

Temur’a göre, dadının özellikle uzun süreli olması önemli. Çünkü çocuğun en önemli ihtiyacı bağlanmak ve kendisine bakım veren kişiye bağlanmadan daha sonraki bağımsızlık aşamasına gelemiyor. Bakıcıyla büyütülmek zorunda olan çocuklar ister istemez bakıcıları ile kaçınılmaz bir bağ oluşturuyorlar, bu bağ sayesinde güvende, mutlu ve huzurlu hissediyorlar. Temur, “Bu bağ olmadan zaten çocuğun bu bakımdan yararlanması, psikolojik gelişimini tamamlaması mümkün değil” diyor. Bağlanmanın önemi düşünüldüğünde çocuğa en çok zarar verebilecek şeylerden birinin de sık dadı değiştirmek olduğunun altını çizen Temur, “Özellikle erken bebeklik dönemlerinde anne-babalar çocuğun bu değişimin farkında olmadıklarını ve dolayısıyla etkilenmediklerini düşünürler. Oysa ilişki süreklilik arz eden bir konudur ve çocuğun bu sürekliliğe ihtiyacı vardır.

Hayatına giren ve bir süre sonra kaybolan bir kişi çocukta temel güveni etkileyen ve yaşamı güvenilmez hissettiren bir unsur olabilmektedir. Bu nedenle eğer mümkünse özellikle de çocuğun uzun süreli birlikte olduğu bir bakıcı ayrılınca onunla sonradan da belli aralıklarla görüşmesi sağlanmalıdır” tavsiyesinde bulunuyor.

Çocukların kişilere, özellikle de yakın ilişkide olacakları kişilere alışmaları kolay ve hızlı olmuyor. Bu nedenle de birden bire gelen ve ‘artık seninle ilgilenecek kişi bu’ denilen kişileri hemen kabullenmeleri pek mümkün olmuyor. Bu kişilerin tamamen çocukla/bebekle yalnız kalmadan önce bir süre o evin içinde anne ile birlikte bulunmaları önemli. Çocuğun kişilik özelliğine göre de yavaş yavaş çocukla ilişkiye girmeleri, çocukların onu kendi dünyasına kabul etmesi için beklemeli ve sabırlı olmalıdırlar.

Özellikle sık bakıcı değiştiren ailelerde çocuklar gelen bakıcının da nasıl olsa kısa bir süre sonra ayrılacağını var sayarak onunla ilişki kurmuyor ve bağlanmaya karşı direnç geliştirebiliyorlar. Temur, “Bu aslında yeniden kaybetme korsusunun bir sonucudur. Bu nedenle de böyle bir durumda bu kişiyi kabul etmeleri daha uzun zaman alır. Kişinin tutarlı olarak çocukla olumlu ilişkiyi devam ettirmesi çocuğun kabulünü de kolaylaştıracaktır” diyor.

Dadının gitmesi için kötü davranan çocuğa nasıl yaklaşmalı

Temur’a göre, dadıya gösterilen tepki genellikle annesinin kendinden uzaklaşmasına tepki olarak ortaya çıkıyor. Çocuk sanki dadıyı kabul ederse anneyi daha fazla kaybedecektir. Anne eve daha geç gelecektir, anne ile daha az vakit geçirecektir. “Burada çocukla annenin iyi bir ilişki içinde olması, çocukla düzenli, özel zaman geçirmesi bu problemin çözülmesini sağlayabilir” diyen Temur, “Bazen çocuklar anne-babalarının davranış biçimlerini taklit ederler. Anne-babanın dadıya olumsuz bir tavrı varsa, sert ve eleştiren bir tutum içindeyse çocuklar da aynı tutum içinde olabilirler. Bu durumda sizin dadı ile daha olumlu bir ilişki içine girmeniz çözüm olabilir. Çocukların tüm olumsuz tepkilerinin nedeninin olumsuz başka bir duygu olduğu unutulmamalı ve bu duygu anlaşılmaya çalışılmalı” tavsiyesinde bulunuyor.

Birkaç ay boyunda aynı evi paylaştığınız ve tepkilerini, ilişki kurma biçimini gözlemlediğiniz bir kişinin güvenmeniz ya da güvenmemeniz konusunda mutlaka bir ipucu verdiğini ifade eden Temur, “Ayrıca çocuğunuzu iyi tanıyorsanız, dadı ile ilişkilerinde olan biteni anlamanız oldukça kolay olacaktır. Denetlemekten kast edilen çocukla sağlıklı ve özenli bir ilişki içinde olması ise çocuktaki değişikliklerden ilişkiye dair de olumsuzluklar fark edilebilir. Bunun dışında güveninizi kazanan bir bakıcının sonrasında denetlenmesine de gerek olmayacaktır” diyor. Hiç kimsenin tam istediğiniz gibi olmayacağını ifade eden Temur, “Çocuk bir dadıya emanet edildiğinde kişiliğinin gelişimi sırasında onun etkisinin olması, sizden farklı birinin etkisi altında büyümesi vazgeçilmez olmaktadır. Bu nedenle sizin için en önemli özelliklerin ne olduğunu belirleyip bu özellikleri en çok karşılayan birini bulmalı ve bunun dışındaki farklılıklara da göz yummalısınız” diye konuşuyor. Temur’a göre, bu durum anneanne veya babaanne tarafından bakılan çocuklar için de geçerli olmakta ve bu konuda önceliklerin belirlenmesi esas olmalıdır.

Bu haber toplam 779 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim