• BIST 97.565
  • Altın 145,228
  • Dolar 3,5680
  • Euro 3,9893
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 13 °C

Psikoterapi Üzerine

Psikiyatrist Hüsnü Uçar
Psikoterapi bir insanın sıkıntısını, moral bozukluğunu yani ruhsal sorunlarını konuşma yoluyla aşmasına yardımcı olmaktır. Yakın bir arkadaşınızın sorunlarını dinleyebilirsiniz. Ona yol gösterebilirsiniz. Ancak dert ortağı olmak, sorunları paylaşmak, teselli etmek, yol göstermek, tavsiye veya nasihatte bulunmak psikoterapi değildir. Hemen herkesin yapabileceği bu tür insanca yardımlar ile psikoterapi karıştırılmamalıdır. Kişinin iç dünyasındaki çatışmalardan kaynaklanan sorunları, davranışsal ve iletimşimsel zorlukları, duygusal veya düşünsel engelleri aşmasına yardımcı olmaktır. Aslında her insan kendi sorununu yine kendisi çözebilir ama psikoterapistler bu mücadelede yardımcı olurlar.
Her psikolog veya psikiyatrist psikoterapist değildir. Kişi psikoloji veya psikiyatri alanında öğretim üyesi olsa bile psikoterapist olamayabilir. Çeşitli kitapları okuyarak veya ders dinleyerek psikoterapist olunmaz. Psikoterapist olmak başlı başına apayrı uzmanlıktır. Bazı özel psikoterapi uygulamalarını sosyal hizmet uzmanları veya hemşireler de alabilir. Ama psikoterapi aslında psikolog veya psikiyatristlerin sahip olabileceği bir eğitimdir. Yani psikolog veya psikiyatrist olunduktan sonra bir kuruluş veya deneyimli yetkin bir psikoterapistin denetiminde psikoterapiye girerek bir eğitim almaktır. Diğer bir deyiş ile psikoterapi eğitimi alan kişi aslında psikoterapiden geçmiştir. Bu duruma birisini tedavi etmeden önce kişinin kendisinin tedaviden geçmesi de diyebiliriz.
 
Bireysel veya grup şeklinde uygulanan çok fazla sayıda psikoterapi yöntemi vardır. Psikoanalitik, davranışcı, kognitif ve psikodrama en yaygın olarak bilinenlerdir. Her bir psikoterapi yönteminin eğitimi birkaç sene sürebilir. Epeyce emek ve para sarfedilerek sahip olunan bir eğitimdir. İlla da zorunlu değildir. Yani bir psikolog veya psikiyatrist psikoterapist olmadan da mesleğini başarı ile uygulayabilir.
 
Tıbbın en önemli ilkesi "önce insanlara zarar vermemek"dir. Dolayısıyla doğru tedaviden önce gerekli ilk adım doğru teşhis koymaktır. Evlilik çatışmaları şeklinde ortaya çıkan sorunlu bir durum belki alttaki diabete (şeker hastalığı), epilepsiye (sara) bağlı veya belki de bipolar bozukluk nedeniyle gelişmiş de olabilir. Aynı şekilde aslında depresyon nedeniyle orteya çıkan bir okul- ders-sınav sorununda da atılması gereken doğru adım alttaki esas sorunun çözümlenmesidir. Yani diabet veya depresyon tedavisidir.
 
Son zamanlarda NLP uzmanlığı, reiki- bioenerji veya yaşam koçluğu gibi kılıflar ile aslında psikoterapiyi hedefleyen adresler ortaya çıkmıştır. Bu gibi sözde uzmanlıklar hiçbir tıp fakültesinde bulunmamaktadır. Zaman zaman televizyonlarda reklamları da olabilen bu uygulamaların bilim dünyasında yeri yoktur.
 
Ne yazık ki ülkemizde hukuk ve kanunların uygulanışı hakkında pek iyimser olamıyoruz. Sonuçta çeşitli kılıflar ile doğru bir eğitim almadan insanlara sağlık ile ilgili yardıma kalkışmak aslında bir sahtekarlıktır ve suçtur. Kanunları uygulayanlardan kaynaklanan sorunlar bir yana halkımız da bu konularda bilinçli olmalıdır. Yani halkımızın bilinçli davracanağını umut ediyorum
Bu yazı toplam 3151 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
    EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim