• BIST 107.041
  • Altın 143,530
  • Dolar 3,5635
  • Euro 4,1526
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 19 °C

"Mucize Zayıflama" Abartılmış Bir Yalan

Mucize Zayıflama Abartılmış Bir Yalan
Haber Türk Gazetesinden BEGÜM ÇELİKKOL, Mucize diyetlerin gerçeği ne kadar yansıttığını ve mucize diyet adı altında olabilecek suistimalleri uzmanlara sordu.

Begüm ÇELİKKOL / HABER TÜRK


Yılbaşı gecesine bir ay kaldı, kadın erkek pek çok kişinin kilo verme derdi yeniden başladı! O özel gece için “Kıyafetimin içine giremiyorum”, “Acil zayıflamam lazım”, “Karnımdaki yağları eritmeliyim” şeklinde cümleler kurmaya başladıysanız haberimiz tam size göre. Uzmanlara “Mucizevi biçimde bir ay içinde zayıflamak mümkün mü?, “Zayıflama cihazları işe yarar mı?”, “Zayıflama hapları etkili mi?”, “Selülitin çaresi var mı?” sorularını yönelttik. Aldığımız yanıtlardan biri çok ilginçti. Çünkü her yerde “Selülite kesin çözüm”, “Selülitin çaresi var”, “Masajla selülit giderilir” ilanları görmemize rağmen selülitin tedavisinin olmadığını öğrendik…


Diyetisten Elif Yıldırım Karacanoğlu, mucize zayıflama diye bir şey olmadığını söylerken bir de uyarıda bulundu: “Eğer bir ürün sizi hızlı ve emeksiz şekilde zayıflatacağını iddia ediyorsa mutlaka sorgulamak lazım. Olabileceklerden daha fazlasını mı öneriyor? Kilo verdikten sonra nasıl korunacağından bahsediyor mu? Sizin diyabetli ya da tansiyon hastası olduğunuzu göz önüne alıyor mu?” Kişinin yemek yeme tercihleri, öncelik ve alışkanlıkları göz önüne alınarak bir beslenme programı oluşturulması gerektiğini ifade eden Karacanoğlu şunları anlattı:

Beslenme eğitimi: Etkin bir kilo verme ve verilen kiloyu korumak için herkes bir yaşam tarzı ve beslenme alışkanlığı benimsemeli. Öğün planlaması bir diyetisyen tarafından yapılırken, birey bu işe dahil edilmeli.

Fiziksel aktivite: yürümek de dahil, fiziksel aktivite programın birincil öğelerindendir. İnsanlar günlük 30- 60 dk ortalama bir egzersize mutlaka yönlendirilmeliler. Kilo kaybını başarmak ve devam ettirmek için,  bunu yaşam tarzlarına dahil etmeliler.

Davranış değişikliği: bu alışkanlıkları yaşam tarzı olarak görmeli ve böylece kilo korumak hedeflenmeli.
Psikolojik destek: kilo vermek için kişiler mutlaka desteklenmeli ve kilonun korunması esnasında destek grupları ile görüşülmeli.

ŞİŞMANLIK  KANSERİ GETİRİYOR

Genel Cerrahi Uzmanı, Amerikan Kozmetik Cerrahi Derneği Üyesi ve Eğitmeni Op. Dr. Ziya Şaylan, insanoğlunun yüzyıllardır obeziteye çözüm bulmaya çalıştığını ifade ederken, “Bana yağ emdirmeye gelen hastalar arasında hiçte az olmayacak sayıda midesine kelepçe taktıranlar veya mide bypass’ı yaptıranlar var. Şişmanlığın çaresi bulunursa insanlar ortalama 5 sene daha uzun yaşarlar. Şişmanlık şeker hastalığına, akciğer, kalp ve damar hastalıklarına, eklem ve bel kemiği hastalıklarına sebep olabilir. Dünya sağlık teşkilatının en son verilerine göre şişmanlar daha fazla kanser oluyor” dedi.

HAPLAR ETKİLİ Mİ?

İdeal ağırlığının yüzde 20 ve fazlasına sahip kişilere sık sağlık kontrolleriyle ilaçlar verilebileceğini belirten Karacanoğlu, zayıflamak için kullanılan cihazlardan bahsetti: “Zayıflama tedavisinde ilk hedef davranış değişikliğidir. Yani sağlıklı beslenme ve egzersizi bir yaşam tarzı haline getirmek. Ancak bunları yaparken masaj yapan, dolaşımı hızlandıran bir takım cihazlardan da ek fayda sağlanabilir. Biz de yağ, kas analizi yapan bir cihaz kullanıyoruz. Bu cihaz bize kişinin vücudunda ne kadar su ve mineral madde bulunduğunu, alması gereken hedef enerjiyi ve ideal ağırlığı hakkında fikir veriyor. Bir yol gösterici olarak düşünebilirsiniz.”

Op. Dr. Şaylan, “Piyasada onlarca farklı zayıflama cihazları mevcut” derken şöyle devam etti: Benim Üniversitede iken hocam rahmetli Prof. Demir Uğur derdi ki “Bir arazın birçok çözümü var ise bazen hiçbirisi de fayda etmiyor olabilir.” Düşük dozlu lazer uygulayan cihazlar faydalı.  Bu cihazlar sayesinde yağ hücrelerinin duvarında delikler açılarak hücre içinde biriken yağların dışarı sızması sağlanır. Hücre dışına sızan bir tür “Sızma yağ”, hücreler arası boşlukta birikir ve uygulamanın hemen sonrasında yapılan özel masajlarla lenf ve kan yoluna sevk edilir ve vücuttan uzaklaştırılır. Uygulama günaşırı yapılan 6 seanstan ibarettir ve bu sürenin sonunda sonucu görürsünüz. Her hangi bir yan etkisi yoktur. Diğer yöntemlerde ki gibi yağ dokusu parçalanmadığından ve deri teması olmadığından yanıklara neden olmaz.

SELÜLİT VE SARKMA KONUSUNDA NE YAPMAK LAZIM?

Kişilerin 1-2 beden inceldikten sonra deri altı yağ dokusunun azalması ile kol bacak boyun gibi bölgelerde sarkmalar görülebileceğini kaydeden Diyetisyen Karacanoğlu, “Bunun için artık hafif ağırlık çalışmaları, plates gibi egzersizlere başlamak faydalı olur. Böylece kısa sürede sarkan bölgeler toparlanacaktır. Selülit zayıflama sürecinde azalma gösterir. Ancak kişinin daha az kafein alması, bol su içmesi, düzenli yürüyüş, yüzme gibi egzersizler yapması faydalı olacaktır. Düzenli masaj yaptırmak da selülitli bölgenin görünümünü düzeltir” şeklinde konuştu.

Op. Dr. Ziya Şaylan ise kadınlara kötü bir haber verdi: “Selülitin tedavisi yok. Belki bazı özel aletler ile belirli bir süre için kısmi bir düzelme sağlanabilir ancak bu kalıcı değildir. Sarkmalarda ise Radyo frekans ve ileri yaşlarda artık cilt elastikiyeti kalmamış ise ameliyat gereklidir. Burada belirtmem gereken diğer bir hususta aşırı zayıflamalardan sonra sarkan derilerin ameliyatla alınması yeni bir cerrahi disiplin olan “Post-Bariatrik Cerrahi” bilim dalının konusudur.”

Bu haber toplam 1628 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Uyku Hakkında Bilmediğimiz İlginç Bilgiler22 Şubat 2017 Çarşamba 09:02
  • Sağlık haberleri ‘sağlıklı’ bilgiler veriyor mu?”24 Kasım 2016 Perşembe 18:52
  • Kaç saat uykuya ihtiyacınız var?07 Kasım 2016 Pazartesi 23:06
  • Enerji İçecekleri Hepatit Riskini Artırıyor!07 Kasım 2016 Pazartesi 18:37
  • Depresyon Alzheimer riskini artırıyor21 Eylül 2016 Çarşamba 18:19
  • Stresin En çok Etkilediği alan: CİLT22 Ağustos 2016 Pazartesi 12:35
  • Bütün Gün Oturarak Çalışıyorsanız Dikkat!28 Temmuz 2016 Perşembe 14:18
  • Oruç Tutarken Halsizliği Önlemenin Yolları!30 Mayıs 2016 Pazartesi 20:59
  • Kanserin Psiko-Sosyal Etkileri Var19 Mayıs 2016 Perşembe 13:19
  • Neden Kilo Alırız?18 Mayıs 2016 Çarşamba 18:57
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim