• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 18 °C

Medea Komplexi - Boşanmada Art Niyetli Anne Sendromu

Medea Komplexi - Boşanmada Art Niyetli Anne Sendromu
Medea Komplexi: yunan tragedyalarından Epiclos’un yazdığı medea tragedyasında bahsedilen medeanın ruhsal durumuyla özdeşleşerek medea komlexi olarak tanımlanan kadının kıskançlık ve adanmışlıkla intikam arzusundan köken alan bir hastalıktır...

Dr. Erkut ERDOĞAN / Aktüel Psikoloji


Medea komplexi -Boşanmada Art Niyetli Anne Sendromu -Ebeveyne Yabancılaştırma Sendromu


Ülkemizde her yıl onlarca boşanma olmakta neredeyse her 6 evliliğin 2 tanesi boşanmayla sonlanmaktadır.Boşanmayla alakalı veya alakasız onlarca aile içi şiddet olayıyla karşılaşılmakta ve sorunlar doğru analiz edilmediğinden bir çok cinnet vakası veya dram göz ardı edilmekte gün yüzüne çıkmamaktadır. Adliye koridorlarına yansıyan bir çok olay aslında örtülüde olsa birazdan bahsedeceğim  iki sendrom ve bir kompleksle alakalı ortaya çıkan durum olarak tanımlanmıştır.

Ülkemizde yapılan bir çok istatistikte bu yüzden bu sendromlar göz ardı edildiğinden yanlış okunmaktadır. Bunlara örnek verecek olursak aile içi şiddet cinsel istismar davaları aile içi ensest ve pedofili ile ilgili istatistikî verilerin gerçekliğiyle alakalı ciddi sorular akla gelecektir.

Bu sendromlar Amerika Birleşik Devletleri’nde Dr. Richard Gardner tarafından tanımlanmış hukuk ve tıbbı çevrelerde özellikle çocuk psikiyatrları ve boşanma avukatları tarafından uzun tartışmalar sonunda kabullenilmiştir. Ceza ve aile mahkemelerinde gittikçe artan velayet kavgalarında özellikle artan fabrikasyon (kurgu )  istismar davalarından dolayı yaptığı gözlemlerde elde ettiği sonuçlarla gerçek ve kurgu istismar ayrımını tanımlayan Gardner bu davalarda ortak bir çok özellik bulmuş davranış biçimlerine göre çocukların yaşadığı beyin yıkama sonucu ortaya çıkan Türkçemize ebeveyne yabancılaşma sendromunu  olarak çevrilen durumu sonuçlarıyla beraber yazmıştır.

Ülkemizde medea komplexiyle veya pariental alienation syndrome ile ilgili hiç kimsenin çalışma yapmadığını farkettim. Bu  akademisyenlerin hiç ilgilenmediği ama toplumsal yara olarak bir çok vakıanın ardında gizli kalmış bir durumdur. Bu konuyla alaklı çalışma grubu kurmak adına bilinirliğini artırmak bile yeterlidir. Kısaca bahsetmek gerekirse; Medea Komplexi: yunan tragedyalarından Epiclos’un yazdığı medea tragedyasında bahsedilen medeanın ruhsal durumuyla özdeşleşerek medea komlexi olarak tanımlanan kadının kıskançlık ve adanmışlıkla intikam arzusundan  köken alan bir hastalıktır. Kısaca aldatıldığını düşünen kadın (yıkık hüsran ve kızgın)eski kocasından intikam alabilmek amacıyla çocuklarını öldürerek ona gösterir. Tabi ki buradaki öldürme modern dünyamızda semboliktir ölümle eş duran unutturma anlamındadır. yani boşanmada art niyet sergileyerek anne bilerek veya bilinç altı bilmeyerek çocukları babaya karşı duygusal tacize maruz bırakır ve babalarına yabancılaşmalarına sebebiyet verir. Bu konuda ilk olacak çalışmalardan biri bu konunun mağdurlarının bir araya gelerek oluşturdukları boşanmış babalar platformu tarafından yüzeyselde olsa ele alınmıştır.  http://www. bosanmisbabalar. com/aysen3. htm   bağlantısında görüleceği gibi ebeveyne yabancılaştırma sendromu medea komplexinde bahsedilmeden çocuklar açısından ele alınarak bahsedilmiştir. Oysa ki günümüz modern dünyasında anlamsız gelen bir çok davanın ardında bu komplexin paranoya ve histeriye ittiği kadınlar mevcuttur. Özellikle boşanma davalarında büyük oranda kendini gösterir fakat boşanma davaları bittikten sonra da boşanma hükümleriyle alakalı gerek velayet gerekse nafaka bakımından boşanmada kötü niyetli anne sendromu olarak tanımlanan amerikan hukuk sisteminde Kanada hukuk sisteminde yeri olan bir vakanın köklerini oluşturur.  

DIVORCE RELATED MALICIOUS MOTHER SYNDROME Ira Daniel Turkat, Ph.D.  (http://www.fact.on.ca/Info/pas/turkat95.htm  ) örnek olarak verilebilecek bir sitedir burada da görüldüğü gibi ana sorun boşanmadan hemen sonra başlamakta ve duygusal tacizin boyutu ayrıntısıyla bahsedilmektedir.  Boşanmada art niyetli anne sendromu işin maddi kısmında nafakayla alakalı art niyet sergilerken velayet kısmında yabancılaştırıcı rolüne bürünerek çocuk veya çocuklarını babaya karşı kışkırtmaya yabancılaştırmaya ve kullanmaya kalkar bu durumda çocukları ciddi bir duygusal tacize maruz bırakarak hırpalar ki çocuklarda baba imajının yok edilmesinden depresyonlara travma sonrası stres sendromu olarak başka travma ölçekleriyle karıştırılabilecek rahatsızlıklara yol açar. tekrar belirtmekte yarar görüyorum ki ülkemizde henüz yeni yeni şiddeti giderek artan bir çok davanın kökleri bu duruma kadar uzanır. duygusal taciz o kadar şiddetlenebilir ki annenin babayı fabrikasyon (üretme/kurgu )bir cinsel istismar davasına dahi dönüştürebilir . bu duruma yabancı olan çocuk psikiyatrları gerçek istismar veya kurgu istismar tanımlamalarının yapıldığı makaleleri okumamışlarsa uzun süren bu duygusal tacizin birer parçası olurlar ve mahkemeler uzadıkça da kötü niyetli anne sendromu başarılı bir yabancılaştırıcı olarak çocukların gözünde baba imajının yok edilmesi sağlanmış olur. kurgu cinsel istismar davlarında belirgin özellikler adli psikiyatrında konusu olmakla beraber ülkemizde henüz bu konuyla alakalıda bir ayrım ölçeği tanımlanmamıştır.  Duygusal istismarın ebeveyne yabancılaştırma sendromunun en ağır şekli olan babanın cinsel istismarla ithamında Gardner aşağıdaki ölçeği bir ayrım olarak vermiştir.  Öfkeli, hiddetlikızgın anne, boşanmadan bir yıl sonrasında ortaya çıkan itham, maço özellikler taşımayan baba,8 yaş altı çocuklar, budavalara konu olan ithamlarla fiziksel bulguların çelişmesi uzayan tedbir durumlarının davaların  olması belirgin ayrım ölçeklerini teşkil etmiştir.

Bu konuyla alakalı makaleler Amerikan adli psikaytri dergilerinde sıkça bulunmaktadır. Kısaca yenilersek boşanmada art niyetli anne sendromunun en ağır şekli istismar suçlaması günümüz ülkemizde bir salgın gibi büyümektedir.  Hukuki ve tıbbı çalışmalar geri olduğundan bir çok vaka sürüncemede bırakılarak hem çocuk hem de babalar açısından mağduriyet çok büyümüştür. İşin ilginç yanı gerçek istismar davaları bile bazen arada kaybolabilecek kadar hukuki vahamet bir hal almıştır.  Ülkemizde velayet kontrolü yapan herhangi bir resmi kurumun olmaması velayet sahibi annenin her türlü duygusal tacizine açık çocukları koruyabilecek bir mekanizmanın da kurulamamasında çocuk hakları bakımından ciddi bir risk oluşturmaktadır. bu konuyla alakalı bir çok çalışma mevcuttur bunlardan bir kaçının sitesini veriyorum: http://www.fact.on.ca/Info/pas/walsh99.htm

Makaleler incelendiğinde olayın vahameti daha çok gözler önüne serilmektedir.  http://www.fact.on.ca/Info/pas/gard01b.htm sayfasında hatta işin daha ileriki aşamalarında adli tıp makaleleri işin ciddiyetini gözler önüne sermektedir. http://www.ipt-forensics.com/journal/volume2/j2_3_1.htm

Bu konulardan habersiz basma kalıp bir sistemle raporlar alınarak yaratılan bir çok mahkumiyetin vicdanları rahatsız eden kısmı işin uzmanı diye ortalara çıkan gerek akademik gerekse hukuk kısmını dolduran kişilerin aslında hayatlarında bir kaç makale okumaktan ve toplasanız üç makaleyi geçmeyen yayınlarla ortalarda dolanmasıdır. 1985 yılında salem cadı davalarına benzetilerek tanımlanan bu hastalıklar 2011 Türkiye’sinde hala bilinmemekte birkaç insanın kişisel mücadeleleriyle tanımlanıp hukuk sistemi içine alınmaya çalışılmaktadır.  Bu konuda bu makaleleri çeviren arkadaşlarımın bu konu altında bu konunun mağdurlarına yardım edebilmek adına buradan yayınlamaya davet ediyorum.  Saygılarımla

Bu haber toplam 10666 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Derin Derin
2011-02-16 01:05:58
Yabancılaştırıcı baba
Merhaba, Direkt anneleri suçlamak ne kolay değil mi? Ben aynı şeyi babadan dolayı yaşıyorum. Eşim çocukları aldı ve bana düşman haline getirdi. Bu konuda mahkemeye verilmiş bir uzman raporu olmasına ve eşimin çocuklara duygusal istismar yaptığının raporda dile getirilmesine rağmen bir bayan olan hakim bir yıl önce açılmış davada halen geçici velayete karar veremedi. üstelik ben ABDde oturuyorum ve çocuklarım mahkeme kararı ile babaya 3 haftalığına verildikleri halde baba bana geri vermedi. Hakime HANIM da yurt dışına çıkış yasağı koydu. Çocuklarımın haklarını uluslararası Avrupa İnsan hakları Mahkemesine kadar götüreceğim. malesef onların çocuklukları geçecek. Türkiyedeki herşeyin ne kadar yavaş ve hak gasbının ne kadar kolay olduğunu savunmasız çocukların beyninin nasıl bir avukat baba tarafından yıkandığını görüyorum. Türkiye ilerliyormuş bazı fakirlerin zengin olması ilerlem değildir; ilerleme hem ekonomik hem külütürel olur. Kanunda duygusal istismarın da ceza konuus olması gerekir.
DR.ERKUT ERDOĞAN
2010-11-04 12:24:57
TANI VE TEDAVİ HUKUKİ VE TIBBI İNCELEME
BU SENDROMLARIN EBEVYN AÇISINDAN DEĞİLDE ÇOCUK HAKLARI AÇISINDAN BAKILARAK DAHA AYRINTILI SONUÇLAR ELDE EDİLEBİLECEĞİ KANISINDAYIM... Bu sendromun en belirgin özelliğinde baba imajının yıkılması yatmaktadır.çocukların kafasında baba imajının unutturulması baba açısından çocukların öldürülmesiyle eş anlamlıdır. Bu sendromun ortaya çıkmasında saptanan üç tip yabancılaştırıcıdan en tehlikelisi olan takıntılı yabancılaştırıdır.çocuklarda görülen bu sendromun nedeni ise annenin medea komplexiyle boşanma veya sonrasında art niyetli anne sendromuyla hareket etmesidir.1985 yılında dr.richard gardner tarafından tanımlanan ebeveyne yabancılaştırma sendromu aslında kurgu istismar davalarının incelenmesi sonucunda yapılan çalışmalar sonucunda tanımlanmıştır. Tüm mahkeme süreçleri sonunda ulaşılan bu mahkemeler aslında tıbbı ve hukuki literatürde kısaca tarifle Medea komplesiyle boşanmada art niyetli anne sendromuna sahip takıntılı yabancılaştırıcı rolunu üstlenen annenin ebeveyne yabancılaşma sendomuna duygusal tacizle tutulmuş çocukların kurgu fabrikasyon istismar davalarıdır. Hukuki ve tıbbı litaratür bu konuda ülkemizin sosyal ve kültürel yapısından dolayı cinnet dramla sonuçlanması dolayısıyla ortaya çıkmamış gibi dursada bu konuda gittikçe artan sıklıkla bu tip davalar görülmeye başlanacağı aşikardır. Kurgu istismarlarda ayırıcı tanılar şunlardır: 1 öfkeli kızgın bir velayet sahibi vardır.ve kesinlikle babaya karşı çocukları duygusal tacize uğratarak tuzaklara düşürmektedir ve beyin yıkama görüşmelerde net bir şekilde tesbit edilebilir(bu konuda bilgili gözlemciler tarafından bu tip dosyalardaki tüm muayene kayıtları muayenelerde baştan itibaren tüm çıkarımlar açıkca bu durumu belgeler nitelikte olduğu görülecektirbuna başvuruların takibide dahildir) 2 boşanmadan bir yıl sonra gerçekleşen ithamlar 3 ithamin başlangıcında 8 yaşın altındaki çocukların varlığı(beyin yıkamada direncin düşük olduğu yaşlar) 4 maço özellik taşımayan itham edilen baba 5 itham başlangıcıyla beraber yapılan tüm muayenelerde fiziksel bulgunun olmaması ve bu durulma çelişklili sadece velayet sahibi annenin ve onun la beraber kalan çocukların ifadelerinin varlığı ve ruhsal durum değişikliklerinin ısrarla babaya yönelik ithamlara bağlanmaya çalışılması 6 uzayan mahkeme süreçleri ve gözaltinda bulunan babaya yönelik söylemleri gittikçe çocukların papağan gibi basma kalıp duygu durum değişikliği içermeyen ifadeleri Gösterilmektedir. Ülkemizdede bu tip vakarlın birkaç örneği olgu sunumlarıyla mevcuttur gerçi bu sendromlar bilinmediğinden yanlış çözümleme yapılmış olsada olayın kurgu olmasını tesbit eden savcılıktaki anneye yönelik kişilik profilleridir. Bu tip olaylarda izlenecek yol hukuk ve tıbbı olarak birlikte çalışılarak olmalıdır. A hukuk açısından İlk başvuru olduğunda savcılık açısından gerekli adli muayenelre ek olarak hem itham eden hem itham edilenin kişilik ve yaşam profilleri çıkarılacak şekilde adli raporunun psikyatrdan alınması gerekli bir şarttır.devlet vatandaşı olan çocukları korumakla mükellef olduğundan çocuğu kormak ve haklarını gözetmek adına velayete el koymalı ve olası bir gerçek istismar olayına karşı rehabilitasyona derhal çocuğu almalıdır.(bu duurmlarda velayet sahibinin haklarınıda dondurmaktadır ki anneylede görüşme psikologlar ve sosyal hizmet uzmanı ve pedagoglarla olmaktadır. Olası bir Gerçek istismar durumlarında da velayet sahibi bu durumu sağlıklı atlatılabilmesi için tedaviye alınmaktadır) bu yalıtma ve rehabilitsayon süreci sonunda Bir tarafıyla adli tıp kuurmları işleri yapmakta ve savcılık gerekli hazırlıklar sonunda suç unsuruna rastlarsa ki bu suç annenin kurgu istismarıysa anneye duygusal tacizden dolayı açılmaktadır davayı ceza mahkemelerine iletmesidir.sağlıklı toplumlarda yaklaşım şekli çocuğu korumaya yönelik olduğundan bakış açısıda bu olmaktadır. B tıbbı açıdan , İlk başvuru esanasndan itibaren tüm görüşmeler kurgu ve gerçek ayırımı üzerine kurulmalı savcı yada hakim gibi hukucu gözlemiyle olmamalıdır taciz şekillerinin üç çeşit olduğu ve ellerindeki vakanın bu üç şekilden hangisiveya hangilerini içerdiği ebeveynlerin kişilik profilleride çıkarılarak değerlendirilmelidir.gerçek olgularda duygu durum değişiklikleri ayrıntısıyla belirtilmelidir.bunlar tıbbı sonuçları elde edebileceğimiz adeta delillerimizdir gerçek duygu durum değişikliklerinin verildiği ifadeler bize hangi taciz biçimiyle karşı karşıya kaldığımızı belirler.yani çocuk babamı görmek istiyorum ama annem izin vermiyor dedndiğinde bu durum açıkca annenin duygual bir tacizi olduğu belirtilmelidir.adli süreç ve sonrası kısmında çocuk her iki ebeveyndende ayrı olarak tedavi ve rehabilitasyona devam edilmelidir.mahkemenin gözetiminde gerekiyorsa ek süre dahi talep edilmeli gerekli yalıtma ve kannatten sonra tek bir rapor düzenlenerek bu durum belirlenmelidir.duygusal taciz durumlarında derhal süreç babanın mağduriyetini giderecek şekilde ve çocuğun ihtiyaçlarına yönelik düzenlenmeli fakat pedagog psikolog ve gözetmenlerin kontrolunden en az 5 yıl bırakılmamalıdır. Hukuki olarak suçun tespiti ve cezası ön palndayken tıbbı olarak hastalığın veya travmalveya travmaların yarattığı hastalıkların tedavileri ön planda olmalıdır.
OSMAN K
2010-11-04 12:17:35
EBEVEYNE YABANCILAŞTIRMA
http://www.cempolatoglu.org/maksatmuhabbet/Seni%20seviyordum%20BABA.htm
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim