• BIST 97.713
  • Altın 143,932
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 12 °C

Kendisi Bir Tane, Yararı Bin Tane

Kendisi Bir Tane, Yararı Bin Tane
Uzmanlar, kaynatılmış sıcak su ile 10 dakika demlendikten sonra içilen nar kabuğunun ishale iyi geldiğini söylüyor.

KENDİSİ BİR TANE, FAYDASI BİN TANE

Nar bitkisinin meyve, meyve kabuğu ve dal/kök kabukları farklı içeriklere sahip olduğundan farklı kullanımları bulunuyor. Bu nedenle, kullanılan kısmın hangi kısım olduğuna dikkat edilmesi gerekiyor. Yeditepe Üniversitesi, Eczacılık Fakültesi Farmakognozi ve Fitoterapi Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Erdem Yeşilada, "Yapılan bilimsel çalışmalar narın bağırsak enfeksiyonlarına ve boğaz enfeksiyonlarına yol açan mikroorganizmalar üzerinde etkili olduğunu ortaya koyuyor. Bu nedenle, nar meyvesi kabukları bağırsaklarda ishale yol açan mikroorganizma üzerinde etkisini gösteriyor" diyor.

GÜNDE İKİ BARDAK

Prof Dr, "Nar suyunun diyabetlilerde herhangi bir risk oluşturmadığı ve damar sertliği riskinin azaltılmasında önemli katkısı olduğu bildirilmiş. Bir diğer klinik çalışmada 3 ay süre ile nar suyu (günde 2 su bardağı) kullanılması ile 45 koroner kalp hastasında strese bağlı bazı etkenlerin azaltılabildiği gözlenmiştir. Bu çalışmanın daha uzun süreli ve daha geniş hasta sayısı üzerinde tekrarlanması gerektiği vurgulanıyor" dedi.


ŞİMDİ NAR YEME ZAMANI

Meyve ve sebzelerin antioksidan etkili maddeler bakımından zengin olduğu ve tüketilmeleri ile kalp-damar hastalıkları ve kanser gelişimi riski ve bu hastalıklara bağlı ölümlerde önemli azalma sağlanabildiği artık herkes tarafından bilinen bir gerçek. İşte antioksidan içeriği bakımından dikkati çeken bir meyve de 'nar'. Manavlarda, marketlerde tezgahlar boy boy, renk renk, nar meyveleri dolu. Şimdi nar zamanı. Taze sıkılmış veya fermente edilmiş nar suyunun antioksidan etkisinin yüksek olduğu bilimsel olarak ortaya konulmuş. Özellikle son yıllarda fenolik bileşiklerinin etkinliğini ortaya koyan yayınlanmış çok sayıda bilimsel çalışmaya rastlanıyor. Esasında antioksidan etki hem nar meyvesinin kabukları, hem nar suyu ve hem de çekirdekleri için söz konusu. Nar suyunun etkisinde kırmızı rengini veren bileşenlerinin rolü büyük. Ancak meyve kabuklarının antioksidan etkisi meyve suyundan çok daha fazla bulunmuş.


ÇEKİRDEĞİ ŞİFA KAYNAĞI

Mutfak kültürümüzde 'nar ekşisi'nin de önemli yeri var. Ancak uzman doktor, piyasada satılan nar ekşilerinin büyük çoğunluğunun sahte olduğunun altını çiziyor. Prof. Dr. Erdem Yeşilada, "Bazı nar ekşileri, glukoz ve sitrik asit ile hazırlanıyor. Yani evde hazırlamadıysanız, güvenmeyin. Nar suyu veya diğer kısımlarının etkileri ile bilgiler, aslında basında sık sık yer alıyor. Benim burada vermek istediğim bilgiler ise bunların ne kadarının bilimsel olarak ortaya konulabildiği. Yoksa 'fazla idrar söktürür, ishali ve kusmayı keser, karaciğer hararetini söndürür, kabızlığı giderir, kalp ve mide ağzındaki ağrılara iyi gelir....' gibi bir sürü iddiaları burada sıralamak değil.

NAR VE KANSER...

Narın kanser üzerindeki etkisi üzerinde yapılan çalışmalar henüz klinik aşamaya gelmemiş, deney hayvanları veya yapay ortam çalışmalarına dayanıyor. Nar suyunun kanser üzerinde etkisi yine taşıdığı antioksidan etkili polifenolik bileşiklere bağlı olarak ortaya çıkıyor. Kanser üzerinde etkili olabileceği ileri sürülen kısım daha ziyade, 'narın çekirdeği'. Konjuge linolenik asit bakımından zengin çekirdek yağının, fareler üzerinde yapılan çalışmada kolon kanseri modeli üzerinde belirgin etkisi tespit edilmiş. Ayrıca deney hayvanlarında göğüs kanseri, prostat kanseri modelleri üzerinde de belirgin etkisi tespit edilmiş. Prostat kanseri hücreleri üzerinde yapay ortamda nar çekirdeğinden koruyucu ekstraksiyon yöntemi ile elde edilen 'nar yağı'nın soğukta sıkılarak elde edilen çekirdek yağından daha etkili olduğu gözlenmiş" diyor.

Yeni şafak

Bu haber toplam 1289 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kaç saat uykuya ihtiyacınız var?07 Kasım 2016 Pazartesi 23:06
  • Enerji İçecekleri Hepatit Riskini Artırıyor!07 Kasım 2016 Pazartesi 18:37
  • Depresyon Alzheimer riskini artırıyor21 Eylül 2016 Çarşamba 18:19
  • Stresin En çok Etkilediği alan: CİLT22 Ağustos 2016 Pazartesi 12:35
  • Bütün Gün Oturarak Çalışıyorsanız Dikkat!28 Temmuz 2016 Perşembe 14:18
  • Kronik Hastalıklar Akıl Sağlığını Bozuyor05 Haziran 2016 Pazar 11:01
  • Oruç Tutarken Halsizliği Önlemenin Yolları!30 Mayıs 2016 Pazartesi 20:59
  • Kanserin Psiko-Sosyal Etkileri Var19 Mayıs 2016 Perşembe 13:19
  • Neden Kilo Alırız?18 Mayıs 2016 Çarşamba 18:57
  • Bilinçaltımız da Bizi Hasta Ediyor!09 Mayıs 2016 Pazartesi 11:59
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim