• BIST 108.489
  • Altın 152,547
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 3 °C

GÜCÜMÜZ VAR MI?

Uzm. Psk .Dan. Rüya Turna

       Sahip olduğumuz gücün ne kadarını kullanıyoruz?
 
       Son gün ders çalışıp başarılı olan birçok öğrenci vardır. Son güne kadar hiçbir şey yapmazlar. Çünkü son güne kadar sorumluluklarının farkında bile olmazlar. Son gün, uyanırlarsa, oturup çalışırlar ve başarı elde ederler. Uyanamazlarsa bu başarıdan bile yoksun kalırlar. Uyanmaları demek, isteklerinin ve sorumluluklarının farkına varmalarının yanı sıra, güçlerine de inanmaları demektir.
 
       Kişinin sahip olduğu gücü kabul etmesi, bir bakıma kendisine karşı sorumluluğudur. Dışarıdan bakıldığında, gücü olumlu ya da olumsuz anlamda kullanmak, basit bir tercih gibi algılanabilir. Ancak çoğu zaman, çok küçük yaşlardan itibaren, kendi sorumluluğunu almayı öğrenememiş, sadece ona verilen görevleri yerine getirmiş insanlarla karşılaşırız. Verilen görevi yerine getirmeye koşullanmış bir insanın düşünmesi de gerekmez. Sadece yapar. Hal bu ki verilen görevi iyi bir şekilde yerine getiren kişi, sanki sorumluluk sahibiymiş gibi algılanır. Eğer kişi, kendisine verilen görevi becerebilecek yetilere sahipse, görünürde pek sorun da yaşamaz. Ama her zaman kişinin gücüyle doğru orantılı görevler verilebilir mi? Kişiye verilen görev çok ise, kişi, yetersizlik duygularının içine itilir. Az ise, tatminsizlikle boğuşmasına neden olunur.
 
       Küçük yaşlardan itibaren bir kişinin kendisini tanımasına izin verilir, gücünü keşfedebileceği, hata yapabileceği, deneyimler yaşayabileceği ortamlar sunulur, ona saygı gösterilirse durum değişecektir. Bu durumda yapacağı görev ve sorumlulukları kendi belirleyebilecek, risk alma cesareti gösterecek, yeterli hissettiği işleri üstüne alacak, tatmin olduğu ölçüde emek harcayacaktır.
 
       Küçükken hep yetişkinlerin karmaşık düşüncelerinin etkisinde kalır insan. Bir sürü kalıplaşmış inançlarla yetişkinliğe doğru yol alır. Büyüdükçe korkular artar. Birçok kalıp düşünce biçimi doğru olup olmadığı değerlendirilmeden uygulamaya başlanır. İstenip istenilmediği tartılmaz. Bildik yapılar kullanılır. Aynı sorunun çözümünde aynı işe yaramaz yöntemler tekrarlanır çoğu zaman. Çünkü daha küçük bir çocukken, iyi niyetlerle engellenmiştir insanın düşünmesi…
 
       Doğru eğitim vermek amacıyla yapılan yoğun yönlendirmeler, aşırı kısıtlamalar, koruma uğruna koyulan engeller, motivasyon adına yapılan karşılaştırmalar, öğretme adına dayatılan bilgiler, anlama adına yapılan yanlış ya da eksik yorumlar, kolaylaştırma adına verilen çözümler… Bütün bunlar, “sen sorumluluk alma”, “sen düşünme”, “sen kendi gücünü bulma” demenin gizli bir yoludur.
 
       Bir bireyin, kendi düşüncesine saygı duyan, kendini değerli hisseden, hata yapma hakkı olduğunu bilmenin verdiği güvenle risk alabilen, kendini seven, kendiyle barışık bir insan olabilmesi için kendini tekrar büyütmesi gerekir.
 
       Durdurulmazsak, kendimizi durdurmazsak, sahip olduğumuzu zannettiğimizden çok daha fazlası olduğumuzu fark edebiliriz. Bizi engellediğini fark ettiğimiz tüm gereksiz düşünce biçimlerini atıp, yaşama dört elle sarılacak, umudumuzu artıracak yeni düşünceleri kabul edebiliriz.
 
       Daha iyi ilişkiler kurmak, daha başarılı olmak, daha çok kazanmak, daha güzel bir mekanda yaşamak, daha güzel görünmek, daha çok sevmek ve sevilmek bizim elimizdedir. Ve bunu istemek, olacağına inanarak istemek, yeterlidir. Çünkü zaten bu durumda olması için gerekenleri farkında bile olmadan yaparız. Düşünmeye başladığımızda içimizdeki gücün de farkına varırız. Böylece kendimize karşı sorumluluğumuzu üstlenir, kendi seçimlerimizi yaşayabiliriz. Mutlu, huzurlu, üretken insanlar olabiliriz. 
 
Uzman Psikolojik Danışman Psikodrama ve Aile terapisti Rüya Turna 
  
Algı Psikodrama & Psikolojik Danışma Merkezi
 
(0312) 439 90 10- 439 90 11

Bu yazı toplam 3690 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
sbfsule
2013-12-12 10:52:43
güç
insan bazen kendine ivme kazandıracak noktayı farkedemediğinde anlatamaz; cümleleri dışarı taşıyacak geçit vardır da gücü yoktur, akıl anlamıştır da dili dönmez.. kendi için(d)e (b)akar durur..İşte tam da o an'larda olumsuzluğu, belirsizliğe tercih etmelidir insan.. belki de tüm bu olumsuzluk, hâli güç verecektir ona..İnsan kendinden "kendi"ni doğuracak gücü tam da bu an'larda bulacaktır...küçükken belki bir şekilde bunu bulması engellenmiştir ama artık kendindeki bu güce koşulsuz inanması gereklidir..kendini yeniden yaratabilmesi için bu hakkı kendine tanımalıdır
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2017 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim