• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 11 °C

Flörtün Amerikancası

Dr. A. Muhsin YILMAZÇOBAN

Güzel bir günün içinden herkese içten ve sıcak bir merhaba…

Bugün bizim sevgili Ali ve Ayşe’yi Türkiye’de bırakıp, Amerika’ya doğru yola çıkalım. Orada George ve Linda duygusal ilişkilere nasıl bakıyor ve ne şekilde yürütüyorlar merak ediyor musunuz? Başka bir yazı da Avrupa’da ve Türkiye’deki flörtü ele alırız ne dersiniz.

Flört etmek ya da liseli ve üniversiteli gençler arasında yaygın olarak kullanıldığı şekliyle ”çıkmak” farklı anlamlarda anlaşılır. Flörtün uygulanması toplumdan topluma bazı farklar göstermektedir. Kıta Avrupa’sında ayrı, Amerika toplumunda ayrı anlayışlar geçerlidir. Ülkemizde ise bütün Batı toplumlarından apayrı özelliklerle sergilenir. Ancak bu farklılıklar, flörtün kendi doğasına yakınlaştıkça azalmakta, doğasından uzaklaştıkça da artmaktadır. Tabii ki bunda en önemli etken, toplumda yerleşmiş olan kültürel yapıdır.
      
Flörtün (flirt) Türkçe karşılığı; karşı cinsiyetten birisiyle yakın ilişki kurmaktır. Flörte Batı toplumlarında ve özellikle Amerikalılarda, sonucunda hiçbir şey olmayacağı bilinerek başlanan bir arkadaşlık ilişkisi olarak bakılır. Hiçbir gerçek seçim yapılmamaktadır. Bu yüzden Amerikalı George ve Linda daha çabuk ve daha çok boşanmaktadır. Amerikalılarda buna bağlı olarak boşanmalar da yaklaşık % 60 oranda gerçekleşir. Çünkü onlarda flört hem evlilik öncesinde hem de evlilik sonrasında, bağlayıcılık taşımamaktadır. Sağlam değerlere sahip olamamaktadır. Flörtü gerçek ve bağlayıcı bir seçim olarak görmeyen erkek ve kadın, doğal olarak flört sonrası evliliklerine de, aynı belirsiz ve olumsuz bakışı taşırlar.

Amerikalı genç kız ya da erkek daha lise hatta ilköğretim sıralarında, kendini çok fazla arkadaşlık ortamı içerisinde bulur. O’nun amacı flörtün kendi doğasında varolduğu şekilde, mümkün olduğunca çok karşı cinsten arkadaş edinerek; karşı cinsi tanımaktır. O’nun için bu durum, haz aldığı ve gerçekçi bir oyundur. Her bir arkadaşında başka özellikler keşfedecek olan Linda, karşısına çıkacak birçok erkeği tanıyacaktır. Böylece erkek cinsiyetinin bütün farklılıklarını evlenmeden önce keşfedebilecektir.

Amerikalı bilim adamı George Simmel, ‘sonuçlandırıcı her türlü karar, flörtün sonunu getirir’ der. Amerika’da bu türden anlayışlar yaygındır. Yani evlilik kararı almak flörtün sonudur. Fakat sonlu olan şeylere toplum, sempatiyle bakmaz. Hatta felsefi temellere inildikçe, flörtün sonu olmaması gerektiği anlayışının altında yatanın; ölüme karşı olunmasıyla açıklandığı ortaya çıkar. Sonuçta ölüm acı ve hazin bir sondur çünkü. İnsan sonu olan flörtten kaçtığı gibi, ölümden de kaçmalıdır. O yüzden flört hiç bitmemelidir.

Geçenlerde ajanslara bir haber geçti. Buna göre; Amerika'da gerçekleştirilen bir araştırma, şiddete maruz kalan çocukların sayısının azımsanmayacak derecede çok olduğunu ortaya koydu. 11 ve 14 yaş arasındaki ergenler arasında yapılan araştırma, 10 çocuktan 6'sının ilişkilerinde şiddet uygulayan birini tanıdıklarını gösterdi. 13 ve 14 yaşlarında 5 çocuktan biri de, böyle bir ilişki içinde olan bir arkadaşa sahip. Haberde örnek olarak da Sami Hightshoe adlı 14 yaşındaki bir kız çocuğunun başından geçenler aktarıldı. Bir dans dönüşü erkek arkadaşıyla çıkmaya başlayan Sami'nin, yaşadığı romantik ilişkinin yerini zamanla cinsel ve psikolojik saldırılara ve kabalığa, saatte bir aranmaya ve eğer terk edilirse ailesinin veya arkadaşlarının tehdit edilmesine bıraktığı aktarıldı. Annesi kızının imdadına yetişene kadar da Sami'nin, yaşadıklarını "aşk sandığını" belirtti. Sami'nin annesi, diğer ebeveynlere çocuklarıyla daha çok ilgilenmeleri, internette nerelere girip çıktıklarını takip etmelerini, kimlere mesaj attıklarını bilmelerini öğütledi.

Araştırmalara göre; bugün her 3 Amerikalı çocuktan bir tanesinin, yani her 11 yaşındaki çocuğun bir sevgilisi var. Yine 14 yaşına gelmeden cinsellik yaşamış her 10 ergenden bir tanesi, muhakkak şiddete maruz kalıyor.
 
Cihan haber ajansınin bir haberine göre; liselerde hamile öğrencilerin sayısının artışı, erken yaşta hamile kalıp tek başına çocuk büyütmek zorunda kalan küçük kadınlar, çok daha büyük sorunlara işaret ediyor. Amerika sivil ve resmi makamları da bu soruna kayıtsız değil. Milli Savcılar Derneği, her eyaletin, ergen flörtünde yaşanan şiddetin öğretileceği bir programın müfredata alınmasını istiyor. Hatta Amerikan Senatosu Şubat ayının ilk haftasını "Ergen Flörtünde Şiddetin Tanınması ve Korunması Haftası" olarak ilan etti.

Flörte başlama 11 yaşına kadar düşmüş durumda. Amerika, çocuk yaşta ortaya çıkan cinsellikle mücadele etmek zorunda. Çocukluklarını yaşamadan erken ergenliğe geçiliyor.

Sağlıksız yapılaşmalar doğal olarak yetişkinlikte de devam ederek yayılıyor. Amerikalı kadın ve erkek, flörtünü sonlandırmak istemez iken evliliklerinde maalesef % 60’a varan boşanmalar yaşamaya devam ediyor. İlginç olan ise, bildik düşüncesinin aksine evliliklerin sonlu bir kurum olması. Flörte devam fakat evlilikte top taca atılıyor. Maçın sonucu flört 6, aile 4!

Yine Amerika’dan geçenlerde yaşanan bir olayla bitirelim. “Dallas'ta iki genç kız, namus cinayetinin kurbanı oldu: babaları, başka erkeklerle 'görüştükleri' için onları öldürdü”

Zamanımızda Amerika’ya böyle bir namus cinayetini yakıştıramadınız değimli? İlginç, namus anlayışları bizden farklıdır. Genellikle paradır oralarda cinayet sebebi. Haberle ilgili ayrıntıyı ve geniş yorumu başka bir yazımızda ele alalım ve konuyu şimdilik noktalayalım isterseniz.

Son bir soru! Sizce flörtün Amerikancası nasıl bir şey? Yenilir mi içilir mi yoksa turşusu mu kurulur. Ne dersiniz?    
 
BANA YAZIN

Sıkıntılarınızı bana iletebilir, sorularınızı gönderebilirsiniz. Ayrıca başınızdan geçen olayları, hikayenizi gönderin. Alanımız çok geniş; ergen, genç ve yetişkinlikte arkadaşlıklar, flört ve ilişkiler, aile ve evlilik sorunları ile ilgili bütün sorularınıza cevap vermeye çalışacağız.


Muhsin YILMAZÇOBAN / Haber 7
muhsinyilmazcoban@gmail.com

Bu yazı toplam 1849 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2017 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim