• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 3 °C

Depresyon İlaçlarına Dikkat

Depresyon İlaçlarına Dikkat
Antidepresan ilaç tüketiminde inanılmaz bir artış var. Rakamlara bakıp Türkiye’de bir “depresyon salgını” olduğunu.

Antidepresan ilaç tüketiminde inanılmaz bir artış var. Rakamlara bakıp Türkiye’de bir “depresyon salgını” olduğunu bile düşünebilirsiniz!

2003 yılında yıllık 14 milyon kutu olan antidepresan ilaç tüketimi 2008’de 30 milyon kutuya çıkmış.

2011 rakamlarınınsa 35-40 milyon kutu civarında olması bekleniyor. Kısacası, durum ciddi...

Psikiyatri uzmanlarına göre çoğu kişi bu ilaçları gereksiz yere kullanıyor. Bu kötü gidişin doktorlar, eczacılar ve hastalarla ilgili yanları var.

Örneğin, bazı doktorlar en ufak bir kaygı durumunda hastalarına hemen bir antidepresan ilaç yazıveriyor.

Antidepresanların sık reçetelenmelerinde bu ilaçları psikiyatri uzmanları dışında kalan hekimlerin de sık kullanmalarının etkisi var.

Oysa antidepresan ilaçlara başlama kararı önemli, bilgi birikimi ve uzmanlık gerektiren bir karar.

Özellikle ağır ilaç depresyonlarının tedavisini psikiyatrilere bırakmak, ilaç kullanıp kullanmama konusunda onlara güvenmek lazım.

Bir de insanlarımızın eş dost tavsiyesiyle ilaç kullanması konusu var ki, işin o tarafı da endişe verici boyutlarda.

Özellikle şehirlerde yaşayan hanımlar arasında birbirlerine antidepresan önerme hatası sık yapılıyor.

Çoğu kadın, komşusu veya arkadaşının tavsiyesi ile antidepresan kullanmaya başlıyor.

Eczacılarımızın bu ilaçları reçetesiz satması da ayrı bir problem. Dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde bu ilaçları gidip eczaneden reçetesiz satın alamazsınız.

Bizde isteyen, istediği eczaneden, istediği antidepresan ilacı alabiliyor.

NE YAPMALI?

Hepimizin hayatında kaygı durumunun biraz uzadığı, mutsuzluğun yoğunlaştığı, endişelerin çoğaldığı, isteksizliğin fazlalaştığı, heves kaybının had safhaya vardığı dönemler vardır, her zaman da olacaktır. Gerçek bir klinik depresyondan yani tedavi edilmesi gereken bir durumdan söz edebilmek için bu basit kaygı durumlarından daha başka işaretlere de ihtiyaç vardır.

Bu işaretlerin hangi dereceye varması halinde bir antidepresan ilaca başlamak gerektiği konusu, ancak tecrübeli bir hekimin (mümkünse ruh hastalıkları uzmanının) vereceği karara bağlı olmalıdır.
Antidepresanlar önemli yan etkileri olabilen ilaçlardır. Bazıları intihar dürtüsüne bile neden olabilen bu ilaçları kullananlarda uyku bozukluğu, ağız kuruluğu, baş ağrısı, idrar tutukluğu, cinsel isteksizlik sık görülen yan etkileridir. Antidepresanların neredeyse tamamına yakını kilo almayı kolaylaştırır. Bazıları yaralama dahil, şiddete yönelmeye sebep olur. Benim tavsiyem şu: Bir psikiyatri uzmanı önermediyse herhangi bir antidepresan ilaca başlamadan önce bir değil iki defa düşünün! Çoğu kişi bu ilaçları gereksiz yere ve bilinçsizce kullanıyor...

BİR SORU BİR YANIT

Bir okuyucumuzdan gelen bu soruyu tek cümleyle yanıtlamak bile mümkün: Moral bozukluğu sadece grip değil, pek çok hastalığın tetikleyicisidir.

Özellikle enfeksiyon hastalıkları, öncelikle de grip ve soğuk algınlığı gibi viral hastalıklar, stres ve moral bozukluğuyla yakından ilişkilidir. Bu durum her şeyden önce moral bozukluğu ve stresin bağışıklık sistemini zayıflatmasıyla ilişkilidir.

Birçok araştırmada görülmüş ki morali bozuk, keyifsiz ve mutsuz kişiler soğuk algınlığına da, nezleye de daha kolay yakalanır. Mesela çok soğuk bir havada karşılaşma yapan iki takımdan yenilen tarafın seyircileri arasında grip olanların sayısı, yenen taraftakilere oranla çok daha fazladır.

BİR BİLGİ

D vitamini desteği ne zaman lazım?

D vitamini yağda eriyen vitaminlerden biri. Bunun anlamı depo edilen yani vücutta biriken bir vitamin olmasıdır. Depo edilip uzun süre saklanabildiği ve de fazlası çeşitli sağlık sorunlarına yol açabildiği için D vitamini destekleri rastgele yutulmaz!

Doğru olanı, D vitamini noksanlığından kuşkulanıldığında bir kan tahlili yaptırıp vitaminin kandaki seviyesini ölçtürmektir. Yetişkin birinin kanındaki D vitamini miktarının 20-30 nanogramın üzerinde olması arzu edilir.

20 nanogram ve altı riskli sayılır. 50 nanogram ve üzeri optimal değerdir. 100 nanogram civarında tutulması mükemmel bir hedef sayılabilir. Eğer kan tahlilinde 30’un altında bir rakam saptanmışsa, bu D vitamini almanızın gerektiğine işaret eder. Destek için günlük miktarı doktor belirleyecektir.

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu / Hürriyet Avrupa

Bu haber toplam 2722 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Erkan Arıkan
2011-10-27 22:30:47
Kim en çok reçetelendiriyor?
Antidepresan ilaçları en çok reçetelendiren doktor grubu nörologlar, aile hekimleri ve dahiliyeciler; ancak bunlardan sonraki grupta psikiyatristler var dikkatinizi çekerim; işte zaten sorun buradan başlıyor... Her hekim bu ilaç grubunu çokca kullanıyor: psikiyatrik ilaç kararını vermesi gereken psikiyatristler ise kendi işlerinin diğer doktor gruplarının yapmasına göz yumuyorlar.
Diğer Haberler
  • Vajinismus Hastalarının 8 Fobisi22 Ocak 2017 Pazar 13:40
  • Antidepresanlar Boşanmayı Etkiliyor11 Ocak 2017 Çarşamba 20:20
  • Psikiyatrik Tedavide Beyin Chek-Up'ı Önemli10 Kasım 2016 Perşembe 07:41
  • Akran Zorbalığının Nedeni?07 Kasım 2016 Pazartesi 19:33
  • ANKSİYETE BOZUKLUKLARI31 Ekim 2016 Pazartesi 18:11
  • Fobik Misiniz?28 Ekim 2016 Cuma 16:28
  • Doç. Dr. Zehra Betül Yalçıner 'Nöropsikiyatri Günleri'14 Ekim 2016 Cuma 18:15
  • Ruh Sağlığınızı 10 Adımda Korumanın Yolu13 Ekim 2016 Perşembe 19:04
  • Mevsim Geçişi Uykusuzluğu Tetikliyor!30 Eylül 2016 Cuma 17:01
  • Hiperaktivite Tanısını Hekim Koymalı!28 Ağustos 2016 Pazar 22:56
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim