• BIST 103.929
  • Altın 148,575
  • Dolar 3,5497
  • Euro 4,1792
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 16 °C

ÇOCUĞUM NEDEN SORUMSUZ?

Psk. Nergis ÖZDİNÇ AZANPA

Danışan olarak gelen ailelerin çoğunun ortak serzenişleridir sorumsuzluk.  Sizi buraya getiren neden nedir diye sorulan her sorunun ardından, çocuğum çok sorumsuzla başlayan cümleler ve yakarışlar kendini gösterir. Önce onlardan sorumsuzluğu tanımlamalarını isterim (Sorumsuzluktan kastettiğiniz nedir? Bir örnekle açıklar mısınız? ). Sabahları geç kalkar, yatağını ve odasını toplamaz, ödevlerini yapmaz, verilen görevleri yerine getirmez vb. cümleler gelir sorumun ardından.

Ailenin ne istediği açıktır aslında. Çocuğunun belirlenmiş bir takım kurallara uyması, sorumsuzluğu ortadan kaldıracak gibi gözükmektedir. Zannedildiği gibi kolay değildir bu kuralları benimsetmek. İş yine aileye düşer. Kuralların benimsetilmesi için disiplin gerekir. Kurallar disiplini oluşturur ve disiplin, çocuğa sorumluluğu öğretme açısından oldukça önemlidir.

Çocuğun ilk gözlerini açtığı, ağlamalarına ilk cevap verildiği, ilk model alarak öğrenmenin gerçekleştiği yer kuşkusuz ailedir. Çocuk doğduğundan itibaren farkında olmadan kurallar bütünü içine doğar. Karnının doyması ve altının temizlenmesi için önce ağlaması gerekir. Kuralların öğrenilmesi kuşkusuz kendiliğinden gerçekleşmez. En iyi modeller anne babalardır. Anne babalar, Çocuklarının sorumluluk duygusunun gelişmesine katkıda bulunurlar. Sorumluluğunu bilen çocuk ya da çocuklar yetiştirmek isteyen anne babalar, önce kendi sorumluluklarını yerine getirmelidirler. Sabahları geç kalktığı için sürekli işine geç kalan bir baba, sabahları servise yetişemeyen çocuğuna, sorumluluk duygusunu kazandırmayı başarması zor olacaktır.

Çocukta sorumluluk duygusunun kazanılmasından önce çocuğun kendi otonomisine hakim olması gerekmektedir. Bunun için, Çocuk yaptıklarının sonuçlarıyla baş başa bırakılmalıdır. Sabah uyanamayan çocuğun okula geç kalmasına, ödevini yapmayan çocuğun kötü not almasına müdahale edilmemelidir. Böylece çocuk yaptıklarının sonuçlarından ders almayı ve kendi kendini kontrol etmeyi öğrenecektir. Bu şekilde çocuk deneyerek yanılarak sorumluluk duygusuna sahip olacaktır

Anne baba tutum ve davranışlarının, uyguladıkları disiplinin çocuk üzerindeki etkisi oldukça önemlidir. Disiplini dengeli uygulamak gerekir. Aşırı disiplin korku ve öfke duygusunu doğurur. Bu da isyankar  ve bağımsız çocukların yetişmesine neden olur. Tam tersi aşırı disiplinsizlik ise, çocukta bencillik ve anti-sosyal davranışların gelişmesine neden olur. Reddedici anne babalar, çocuğunun fiziksel ve ruhsal ihtiyaçlarını aksatırlar ve çocuğa düşmanca duygular beslerler. Böyle bir ortamda yetişen çocuk, sinirli ve düşmanca davranışları öğrenir. Baskıcı anne babalar, suçlayıcı ve cezalandırıcı davranışlarıyla sürekli ağlayan, kendini ifade edemeyen, güvensiz, isyankar ve aşağılık duygusu gelişmiş çocuklar yetiştirirler.Aşırı kontrolcü anne babalar, çocuklarına karşı gereğinden fazla kontrol uygularlar. Bu tutum ve davranışla yetişen çocuklar, aşırı bağımlı güvensiz kişiler olurlar. Hoşgörülü anne babalar, bazı kısıtlamalar dışında çocuklarının isteklerini gerçekleştirmelerine izin veririler. Böyle tutumla yetişen çocuklar, ne istediğini bilen, kendine güvenli, sosyal çocuklar olarak yetişirler. Aksine aşırı hoşgörülü tutumla yetişen çocukların her istediklerini yapmalarına izin verilir ve bencil çocuklar yetişmesine neden olunur. Çocuklarına boyun eğen anne babalar, çocuklarının kendilerine hükmetmelerine izin verirler. Bu şekilde anne babalarına hükmeden ve az saygı gösteren çocuk,  çevresine de bu tutum ve davranışı gösterir. Anne babaların kabul edici tutum ve davranışları çocuğun sevgi ile büyümesine neden olur. Kabul edici anne ve babalar, çocuklarını oldukları gibi, olumlu ve olumsuz özellikleri ile birlikte kabul ederler. Çocuklarının potansiyellerinin farkındadırlar ve beklentilerini ona göre belirlerler. Var olan ortamı çocuklarına göre hazırlarlar. Kabul edici bir ailede büyüyen çocuk, sosyal, dengeli, mutlu, işbirlikçi, güvenli özellikler gösterir. Sorumluluk duygusunun gelişimine katkıda bulunan en iyi tutum ve davranış koşulsuz olumlu kabul ediştir.

Ebeveyn olarak çocukken yaşadığımız deneyimler bizim tutumlarımızı ve davranışlarımızı oluşturmuş olabilir. Ancak bu tutumlar asla değişmez değildir. Öğrenilen yanlış bilgiler yerini doğru bilgilere bırakabilir. Sağlıklı, kendiyle barışık ve topluma uyumlu yeni nesiller yetiştirmek önemli bir görevdir. Ve bu görevi en iyi şekilde yerine getirmek için kendimizi sorgulamaktan, yeni deneyimler kazanmaktan ve gerektiğinde bir uzmandan destek almaktan çekinmememiz gerekir.

Psk. Nergis ÖZDİNÇ AZANPA

KILAVUZ PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK MERKEZİ

www.kilavuzpsikoloji.com       (212) 570 32 23

Bu yazı toplam 3720 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Neriman Kaletaş
2009-10-08 00:18:34
Çok yararlandım
Çok açık yazmışsınız. İfade tarzınız çok güzel. Bazı sitelerde ağır yazıları anlayamadan okuyoruz pek faydası olmuyor. Teşekkür ederim. Sonraki yazılarınızı heyecanla bekliyorum.
Tayfun tayfun
2009-10-07 17:13:46
konu ve anlatımı gayet açık başarılı bir yazı yazılarınızın devamını bekliyorum
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2017 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim