• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 11 °C

Çatışma Çözme Stratejileri

Fatih Kılıçarslan

Aile kurumunun en temel fonksiyonu; toplumumuzun birlikteliğinin ve bütünlüğünün korunması, güçlendirilmesi, çocuklarımızın geleceğe hazırlanmasıdır. Eşler arası iletişim sorunları, aile içi yaşanan çatışmalar ve boşanmalar nedeniyle ilgiye, sevgiye, bakıma muhtaç çocuklarda stres faktörüne yol açmakta, uyum ve davranış sorunları gösteren çocukların sayısı hızla artmaktadır.

Çocukta şiddet eğilimi ve davranışları nasıl oluşur?

Çocuğun şiddet tutumu ruh sağlığında sorundur. Çocuğun rol modeli ebeveynlerinin şiddet içersindeki davranış kalıplarını gözlemleyerek içselleştirmesi ve taklit yoluyla öğrenmesiyle çocuk şiddet davranışları ortaya koyar. Aile içi ilişkilerde ihmal, istismar ve şiddet içersinde yetiştirilen çocuk psikososyal gelişim evrelerinde kişilik, duygusal, sosyal gelişimi açısından uyum ve davranış sorunları gösterir. Çocuk ergenlik sürecinde akran grubu içersinde iletişim güçlükleri çeker, ebveynlerinden modelleme ile edindiği şiddet davranışlarını arkadaşlarına gösterme eğilimindedir.

Şiddet davranışına yol açan olan iletişim engelleri nelerdir?

Günlük yaşamımızda, çocuğumuzun bir sorunu karşısında, her şeyin iyi gideceğini söylemek, akıl vermek, dinlememek, eleştirmek, suçlamak iletişim engeli olduğunu öğrendiğimizde çoğumuz şaşırıyoruz. Bunlar karşımızdakine hiç yardımcı olmadığı gibi onun sorununu çözmede bir engel  oluşturuyor sorunu ortaya koymasını ya da açıklamasını engelliyor.Çocuk duygularının kabul edilmediğini, değersiz olduğunu, anlaşılmadığını düşünerek kendini olumlu tutumlarla ifade edemeyen çocuk şiddet tutumları ile ailesinin ilgisini çekmeyi iletişim yöntemi olarak benimsiyor.

Çocuğu, ortaya çıkan çatışma konusunda nasıl eğitebiliriz?

Çocukların şiddet tutumlarının değiştirilmesinde sorun,  çatışma karşısında çözümleyici yaklaşımlarının eğitilmesi ve kriz yönetim becerilerinin geliştirilmesinin önemi ortadadır.Ancak  sorunu ya da çatışmayı çözen çocuk şiddet davranışlarından  kaçınabilir.

Her şeyden önce çatışmanın çözümlenmesinde, sorunu anlamak ya da analiz edebilmek çözümün kaynağını da oluşturur.

İlişkilerde ortaya çıkan bir sorunun değerlendirilmesinde, sorunun kökenleri, nedenleri araştırmalıdır.Aşağıdaki soruları sorarak

a) Çatışmaya neden olan sorunun ortaya çıkış sebebi nedir?

b) Çatışma nasıl bir gelişim göstermiş, kimler çatışmaya yol açmıştır

c) Sorunu sürekli kılan faktörler nelerdir?

d) Soruna odaklanmak yerine çözüme odaklanarak, sorunun çözümü için izlenecek yollar ne olmalıdır?

e) Sorunu kişilerin kendi aralarında çözebilirler mi?

f) Çözememeleri durumunda kimlerden yardım alabileceği hususunda

ayrıntılı değerlendirmeler yapılmalıdır.

Çatışmayı, şiddete yol açmadan nasıl çözümleyebiliriz?

Çatışma yapısı gereği her iki tarafa zarar vermektedir. Bireylerin duygusal, fiziksel örselenmesine yol açmaktadır.Öncelikle çatışmaya yol açan tutumlardan kaçınabilmektir ancak çatışma ortaya çıkmışsa çözüme odaklanarak yaklaşım geliştirebilmeliyiz.Bu yaklaşımların sorun çözme kadar uzlaşma becerileri göstererek çatışmayı çözümlemektir.

Çözüme aslında yakınsınız!

Çocuğunuzu anlamak ve onu dinlemek için zaman ayırın

Akıl vermek suçlamaktan kaçının

Kendi düşüncelerinize değil çocuğun düşüncelerine odaklanın

Değer verdiğinizi gösterin

Onun seviyesinde kelimeler kullanarak duygularını yansıtın

Sürekli çocuğa söz vererek kendisini anlaşılmış hissetmesini sağlayın

Çocuğun şiddet davranışlarından uzaklaşarak uyumlu, üreten bir değer olarak geleceğe hazırlanması “insanı merkeze, çocuğu odağa” alan bir aile ve toplum düzeninde gerçekleşebilir. Bu hayat düzeni ancak insan, aile ve toplum tasavvuru bir ülkede orta çıkabilir.

Fatih Kılıçarslan/Sosyal Hizmet Uzmanı

İstanbul Aile Araştırmaları, Eğitimi ve Danışmanlığı Derneği

Yönetim Kurulu Başkanı

Bu yazı toplam 4487 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2017 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim