• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 17 °C

Anevrizmada Artık Ameliyat Şart Değil

Anevrizmada Artık Ameliyat Şart Değil
Hastaya (Beyindeki baloncuk olarak bilinen)anevrizma tanısı konulduktan sonra acilen ameliyat etmek gerektiğini iddia eden yaklaşımartık değişiyor

Beyindeki baloncuk olarak bilinen anevrizmalar ne yazık ki ‘geliyorum’ demiyor ve hastaneye gidildiğinde kanama başlamış oluyor.

Kanamış anevrizmada ise zamanında müdahale hayat kurtarıyor. Doktorların anevrizma belirtilerine karşı bilgili ve uyanık olmaları gerekiyor. Genellikle belirti vermeden başlayan anevrizma kanamalarında, hastanın tam teşekküllü bir hastaneye kaldırılması ve doktorun bilgi ve dikkati hayat kurtarıyor.

Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Murat İnan, “Erken teşhis; tedavide, daha doğrusu hastanın kurtarılmasında çok önemlidir” diyor. Hasta anevrizma kanaması ile doktora gitmiş bile olsa, ikinci bir kanama riski bulunuyor. Bu durumda tedaviye çok çabuk başlanması ve hastanın iyi bir merkezde yoğun bakıma alınarak takip edilmesi gerekiyor. Op. Dr. İnan, bu sürecin zamana karşı yarış olarak değerlendirildiğini söylüyor.

KESİN TEŞHİSİ İÇİN ANJİYO GEREKİYOR

Anevrizmadaki kusma, baş dönmesi, bayılma, bilinç kaybı gibi semptomlar, anevrizma kanamaya başladığı anda ortaya çıkabiliyor. Bu durumda hastaya tomografi çekimi yapılması gerekiyor. Tomografide kanama görülmüyor ama hastanın şikâyetleri kanama olasılığını yükseltiyor ve semptomlara çok önemli bir anevrizma belirtisi olan ense sertliği de ekleniyorsa; bu durumda hastanın beyin omurilik sıvısından örnek alınması gerekiyor. Buna rağmen kanama görülemiyor ama şüpheler sürüyorsa; anjiyo gerekiyor. Anevrizmanın kesin teşhisi anjiyoyla yapılıyor. Anjiyoyla beyin damarları üç boyutlu olarak görülüp, hastada anevrizma olup olmadığı anlaşılabiliyor. Bu tetkik esnasında baloncuk yani anevrizma varsa; yeri, şekli ve boyutu tespit ediliyor. Anjiyo, kesin bir tanı koyma yöntemi olarak görülüyor ve kalp anjiyosu gibi gerçekleştiriliyor. Bu yolla kasıktan kontras madde verilerek beyin damarlarının görüntülenmesi sağlanıyor. Son dönemde geliştirilen 64 kesitli tomografi anjiyoları da tomografi çekimi gibi yapılıyor. Günümüzün en iyi tetkik çeşidi olan bu tomografilerin, anjiyonun yerini almaya başladığı belirtiliyor.

TESADÜFEN TESPİT EDİLEBİLİYOR

Kişide anevrizma olduğu bazen tesadüfen tespit edilebiliyor. Kişiler, herhangi bir nedenden dolayı doktora başvurup tomografi ya da MR çektirirlerse, anevrizmanın varlığını görebiliyorlar. Eğer belirtiler baş ağrısıyla gelir, hastaya tomografi çekilir ve radyoloji doktoru beyindeki bu kanamamış anevrizmayı atlamazsa; anevrizmanın teşhis edilmesi açısından herhangi bir sorun kalmıyor. Ancak konuya vakıf olmayan doktorlar, anevrizma kanaması olasılığını atlayıp hastanın psikiyatrik baş ağrısı yaşadığını düşünebiliyor. Hasta iyi dinlendikten, şikâyetleri iyi tahlil edildikten ve bunu tetkiklerle besledikten sonra, anevrizmayı gözden kaçırma olasılığının fazla olmadığına dikkat çekiliyor. Burada önemli olanın alanında bilgi ve tecrübesi olan bir doktora ve gerekli teşhis yöntemlerine sahip hastanelere ulaşmak olduğu belirtiliyor. Hastayamüdahale edilecek hastanenin tam teşekküllü olması ve hastanede çok iyi bir yoğun bakımbölümünün bulunması da çok önemli görülüyor.

ARTIK AMELİYAT ŞART DEĞİL!

Op. Dr.Murat İnan, beyin anevrizmasının, bu bölgede kanama olmasa bilemutlaka tedavi edilmesi gereken bir rahatsızlık olduğunu dile getiriyor. “Biz anevrizmayı tesadüfen kanamadan önce teşhis etsek bile hastayı ameliyat ediyoruz. Çünkü beyindeki anevrizmalar kanamayameyillidir ve ne zaman kanayacağı belli olmaz” diyen İnan, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Anevrizma şüphesi olan hastaların, tam donanımlı hastanelerin nöroloji ve beyin cerrahisi bölümlerine başvurmaları gerekir. Hastaya anevrizma tanısı konulduktan sonra acilen ameliyat etmek gerektiğini iddia eden yaklaşımartık değişiyor. Son zamanlarda oldukça gelişen endovasküler yöntemle, hastalar artık ameliyat edilmeden de tedavi edilebiliyor. Bu yöntemde, damar içerisinden girerek yine anjiyo yapıldığı gibi hastadaki anevrizmanın yeri tespit ediliyor ve oraya sert birmadde dolduruluyor. Bunu yapmaktaki amacın anevrizmanın yarattığı damar bozukluğunu gidermek ve kanamayı engellemek olduğu belirtiliyor. Hastayı ameliyat olmaktan kurtaran bu yöntem, hastalar açısından son derece faydalı.”

CEYDA ERENOĞLU- GAZETE HABERTURK

Bu haber toplam 3589 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Stresin En çok Etkilediği alan: CİLT22 Ağustos 2016 Pazartesi 12:35
  • Bütün Gün Oturarak Çalışıyorsanız Dikkat!28 Temmuz 2016 Perşembe 14:18
  • Kronik Hastalıklar Akıl Sağlığını Bozuyor05 Haziran 2016 Pazar 11:01
  • Oruç Tutarken Halsizliği Önlemenin Yolları!30 Mayıs 2016 Pazartesi 20:59
  • Kanserin Psiko-Sosyal Etkileri Var19 Mayıs 2016 Perşembe 13:19
  • Neden Kilo Alırız?18 Mayıs 2016 Çarşamba 18:57
  • Bilinçaltımız da Bizi Hasta Ediyor!09 Mayıs 2016 Pazartesi 11:59
  • Bebeklerde En Sık Karşılaşılan Sorun?02 Mayıs 2016 Pazartesi 20:07
  • İnatçı Depresyona Elektroşokla Müdahale20 Nisan 2016 Çarşamba 20:21
  • Çocuklar Neler Yutuyor?19 Nisan 2016 Salı 18:46
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim