• BIST 109.050
  • Altın 153,876
  • Dolar 3,8375
  • Euro 4,5051
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara -1 °C

ALGININ KARMAŞIKLIĞI VE TANIMLAR-2-

Serkan Gürgenci

            Bireysel algı ile bu algının etrafında şekillenen tavır alışlar( gerek lehte gerekse aleyhte) bizim edindiğimiz bilgi ile ilişkilidir.  Edindiğimiz bilgiler de sahip olduğumuz kuvvetle( takva) ilişkilidir. Türkiye'de durumlar her zaman bir dengeleme süreci içerisinde idare ettirilmeye çalışılmaktadır. Birileri doğru ya da yanlış bir sivrilik gösterirse onlar normalleştirilmeye çalışılır. Birileri de vurdum duymaz olursa onlarda sorumsuzlukla suçlanır. Bu tür tavır alışlarda kendiliğinden ortaya atılmış bir vaka değildir.

            Türklerin kendilerinden yola çıkarak ortaya attığı bir sorun ve bu sorunun çözümü için çekilen çile neticesinde elde etmiş olduğu hazzın yaşandığı yıllar çok uzun değildir. Fakat buna rağmen neden bugün bu haldeyiz sorusunu soran insan kıtlığı vardır Türkiye' de.

            'Millet olma şuuru',  bu kimsenin tanımını yapmadığı hatta yapmaktan imtina ettiği bir durumdur. Etrafımızdaki olaylar bizim zihnimizi faydasız bilgilerle doldurmakta çok başarılı. O kadar çok gerçeklere takıldık ki ümitli olmaya karşı bir kırılganlık yaşıyoruz. İnsanın  bir şeyi ümit edememesi,  kendisini  dış gerçekliğin dışına çıkaramamasından yada ümit etme cesaretinin kırılmasından kaynaklanmaktadır. Ümit sorumluluktan bağımsız olarak algılanamaz.

            Her halimiz bir durumun yada bir düşüncenin yansımasını izah eder. Hangi şartların bizi hangi hallere düşürdüğünü bilmek bir özgürlüktür. Türkiye'de neleri yuttuğumuz ve nelere yutkunduğumuz bizim kendimize ve aynı zamanda neslimize yakınlığımızı veya uzaklığımızı gösterecektir.  Konjektüre uyum sağlamakla kendimizi değersizleştirme arasındaki çizgiyi ayıran şey bizim ümitlerimizdir.  

           

            Yaşanılan toprak parçasında her şeyin bittiğini hiç bir şeyin bizim değerlerimizle bağı olmadığını iddia etmek, o toplumun refahı için adım atılmayacağı düşüncesine beynimizin gebe kaldığını söylemektir. Bu durumda yaşanılan her mutlu anın  keyfi çıkarılması gereken an olarak algılanmasına neden olacaktır. 

            Türkiye’de hiçbir Müslüman’ın mutlu olma gibi bir keyfiyeti olmadığı kanaatindeyim…

Bu yazı toplam 1126 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2017 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim