• BIST 81.901
  • Altın 146,149
  • Dolar 3,7772
  • Euro 4,0057
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 2 °C

Psikiyatrik Açıdan Kronik Yorgunluk Sendromu

Psikiyatrik Açıdan Kronik Yorgunluk Sendromu
Kronik yorgunluk sendromu nöropsikiyatrik, nöroendokrin, immünolojik, semptomları; Major kriterler, Minör kriterler, Klinik Ağırlığa Göre Sınıflandırma, tedavi ve öneriler...

Kronik yorgunluk sendromu nöropsikiyatrik, nöroendokrin,  immünolojik, semptomlarla kendini gösteren, multisistemik tutulumlu,  6 aydan uzun süren, sakatlayıcı ve ağır bitkinlik ile karakterize, santral sinir sistemi işlev bozukluğudur.Yorgunluk, konsantrasyon güçlüğü, atralji, ateş, miyalji, baş ağrısı, uyku bozuklukları ve psikiyatrik yakınmalarla kendini gösteren bu hastalık, çok uzun bir süre Febricula, Nevrasteni, Da Costa sendromu, Royal Free hastalığı, Epidemik Nöromiyasteni, İzlanda Hastalığı, 20.Yüzyıl hastaliği, Fibromiyalji gibi isimlerle tanımlanmıştır (1).Centers for Disease Control (CDC) tarafından 1987 yılında tanı kriterleri ile Kronik Yorgunluk Sendromu (KYS) adını almıştır.

Klinik olarak değerlendirilmiş, tanımlanamayan devamlı veya tekrarlayan yorgunluğun yeni veya bilinen bir zamanda başlaması (örneğin yaşam boyunca olmaması), devam eden bir hareketlilik sonucu olmaması, esas olarak dinlenmekle hafiflememesi ve mevcut iş, eğitim, sosyal ve özel yaşam aktivitelerinde belirgin azalmaya yol açması, kronik yorgunluk sendromunu akla getirir.

CDC kriterleri;

İki major, kriterle birlikte sekiz minör kriter ya da iki major kriterle birlikte altı minör ve en az iki fizik muayene bulgusunun olması gerekir.

Major kriterler;1- En az altı aydan bu yana günlük aktivitede % 50 azalmaya yol açan, istirahatle geçmeyen , tekrarlayıcı yorgunluk,

2-Bu tabloyu açıklayacak diğer fiziksel ve psikiyatrik durumların dışlanması.

Minör Kriterler;

1-Hafif ateş

2-Boğaz ağrısı

3-Servikal ve aksiller lenf nodlarında hassasiyet

4-Açıklanamayan kas güçsüzlüğü

5-Miyalji

6-Egzersiz sonrası bitkinlik      

7- Baş ağrısı

8- Gezici noninflamatuar atralji,

9- Nöropsikolojik yakınmalar (fotofobi, skotom, unutkanlık, konfüzyon ,depresyon, aşırı huzursuzluk)

10- Dinlendirmeyen uyku,

11- Semptomların akut ve subakut başlaması

Aynı zamanda aşağıdaki semptomlardan 4 veya daha fazlasının bulunması ve bunların ardışık 6 ay veya daha uzun süre boyunca devam etmesi ve yorgunluktan daha önce başlamaması gerekir.

1. Kısa süreli bellekte veya konsantrasyonda önemli bozulma

2. Boğaz ağrısı

3. Lenf bezlerinde hassasiyet

4. Kas ağrısı

5. Çeşitli eklemlerde kızarıklık veya şişlik olmaksızın ağrı olması

6. Yeni oluşan, şekil değiştiren veya ciddileşen baş ağrısı

7. Sabah uyanınca kendine gelememe (uykulu olma halinin devam etmesi)

8. Yapılan bir iş sonrası 24 saatten fazla sürede geçen kırıklık

Bu esas semptomların yanı sıra karın ağrısı, alkol intoleransı, şişkinlik, göğüs ağrısı, kronik öksürük, diare, sersemlik, ağız ve göz kuruluğu, kulak ağrısı, çarpıntı, çene ağrısı, sabah katılığı, bulantı, gece terlemesi, psikolojik problemler (depresyon, sinirlilik, anksiyete, panik atak), nefes darlığı, deri duyarlılığı, karıncalanma hissi ve kilo kaybı gibi semptomların varlığı da ifade edilir.

Kronik yorgunluk sendromunun oluşmasına neden olan birçok etken olmasına karşın , bir kez başladıktan sonra hastalığın oluşturduğu yorgunluğun ve yeti yitiminin devam etmesine neden olan etkenler ;

-Bedenin formda olmaması; Uzun süre hareketsiz kaldığınızda yeteri kadar kullanılmadıkları için kaslar zayıflayarak daha az enerji üretir.Kasların bir diğer görevide kanın vücuttan kalbe geri gönderilmesini sağlamaktır.Eğer kaslar zayıf ise bunu yeteri kadar yapamaz, kan bacaklarda toplanarak beyine daha az gidecek ,  kanın vücuttaki dolaşımı ve kanın taşıdığı oksijen miktarı azalmış, kan basıncı düşmüş ve kalp atışı hızlanmış olur. Baş dönmesi, terleme, çarpıntı, zihinsel durgunluk gibi şikayetler oluşur.

-Tahteravalli; İyi hissedilen gün çok iş yapma ,yorgun ve iyi hissedilmeyen gün dinlenme beden saatinin bozulmasına yol açar.Baş ağrısı, dikkat azlığı, uyku bozukluğu oluşur.

-Daha da kötüleşmekten korkmak; Dinlenme miktarı arttıkça daha fazla yorgunluk hissedilir.

-Kişinin kendine karşı katı olması;

-Belirtilere odaklanma

-Engellenmiş ve kötü hissetme

-Endişe duyma olarak sıralanabilir. Daha önce yapılan etkinliklerin yapılamaması kendine güven duygusunu da zedeler.Ör; ev işlerini yapamayan ev hanımı hem evin düzensizliği ile hem de KYS semptomları ile uğraşır.

Kronik yorgunluk sendromunun olası nedenleri 5 başlık altında toplanır:

1.İnfeksiyöz ajanlar (özellikle bazı virüsler suçlanmıştır)

2.İmmunolojik nedenler (bağışıklık sistemi ile ilgili)

3.Hormonal nedenler (hipotalamus-hipofiz-adrenal döngü ile ilgili), Stres

4.Nöral nedenli hipotansiyon

5.Beslenme Bozukluğu

Klinik Ağırlığa Göre Sınıflandırma

1.  Hafif derece: Mobildir, kendine bakabilir. İşini ve ev işlerini aşırı zorlukla yürütebilir. Çoğunluğu işini sürdürebilir durumdadır. Bununla beraber performansı düşmüştür, sosyal aktivitelere katılamaz, istirahat sürelerini artırır. Hafta sonlarını gelecek hafta ile başa çıkabilmek için sadece istirahat ile geçirir.

2.  Orta derece: Mobilitesi azalmıştır. Günlük aktivite aşırı derecede kısıtlanmıştır. Semptomların o günkü derecesine bağlı olarak aktivite düzeyinde dalgalanmalar olabilir. Birçok günlük aktivitesi için yardıma ihtiyaç duyar. Bu gibi hastalar genellikle uzun istirahat periyodlarına ihtiyaç duydukları için işlerini bırakırlar. Öğleden sonraları en az birkaç saat uyumak zorundadırlar. Gece uyku kalitesi çoğunlukla kötüdür. Bu gurup CFS çalışmalarında en fazla yer alan guruptur.

3.  Ağır derece: Tamamiyle sakat, çalışamaz ve bütün aktiviteleri için yardıma ihtiyaç duyar. Sadece yüz yıkama, diş fırçalama gibi küçük aktiviteleri başarabilir. Mobilize olması için tekerlekli sandalyeye ihtiyaç duyar. Genellikle evden ayrılamaz.

4.  Çok ağır derece: Herhangi bir kişisel günlük işini yapabilmesi veya mobilize olması mümkün değildir. Genellikle yatalaktır veya vaktinin önemli bir kısmını yatarak geçirir. Böyle hastalar ışığa ve sese aşırı derecede duyarlıdır.

Bu güne kadar önerilen tedaviler; 

- Antiviral tedavi,

- İmmunolojik tedavi,

- Antidepresan tedavi,

- Kognitif DavranışçıTedavi

- Fizik tedavi ve egzersiz

- Diğer tedaviler (diyet, )

Kognitif  Davranışçı Terapi Programı; Bazı bozulmuş hisleri değiştirmek ve davranışları uygun hale getirmek , hastaların kronik yorgunluk durumları hakkında farklı düşünmeyi öğretmeyi , stresli durumları idare etmeyi ve karmaşık durumların düzeltilmesi yeteneğini sağlar.6-20 seans arasında değişir.Üç aşamaden oluşur.

1.Aşama ;

-Aktivite günlüğü; her gün neler yaptığınızı belirlemek için en az birkaç hafta boyunca tutulması önerilir.Günlükler çok az veya çok fazla çalıştığınız zamanları anlamanıza yardımcı olur.

-Uyku düzenleme günlüğü; Uyku probleminizin dalma , sürdürme , sık uyanma gibi hangi konuda olduğunu gösterir.

-Yeni hedefler; Birkaç ay içerisinde belirleyeceğiniz hedefler, dengeli bir yaşam sürmeyi sağlar.Bu hedeflerin gerçekçi ve başarılabilir olması gerekir.

-Aktivite programına her gün uyma ve yazma

2.Aşama;

 a)İyi giden yönleri ve daha çok dikkat edilmesi gereken problemleri saptama

-Bir haftalık günlük yapma sonra bunun sürelerini arttırmayı amaçlar

- Aktivite programını birkaç haftada bir gözden geçirme , değiştirme

- Mevcut aktiviteleri arttırma,yenilerine başlama, durum ile ilgili daha fazla bilgi toplama, istirahatleri kısıtlamayı amaçlar.

- Düzenli uygulama

b)Yeni hedefler koyma.

Yeni bir hedef belirleyin ve Hedefler kolaydan başlayarak artırılmalıdır. Gün planına uyabilirsek, daha sora haftalık plan yapalım. İyi bir uygulamada, dinlenmeye ayrılan zaman giderek azalmalı, etkinlik zamanı artmalıdır Hedefler gerçekçi ve ulaşılabilir olmalıdır. Hedefler kolaydan başlayarak artırılmalıdır. Gün planına uyabilirsek, daha sora haftalık plan yapalım.

- Yeni etkinlik ekleme;

- Etkinliği küçük parçalar haline getirerek güne , haftalara yayma

- Kolaydan zora gitme

- Planlanandan az veya çok yapmama, mutlaka plana uyma

- Eğer belirtiler artarsa bunun geçiçi olduğunu bilin.-

- Eski günlüklere bakarak yavaş da olsa ilerlediğinizi görün.

c) Olumsuz düşünceleri çalışma;

d) Gelişmeyi engelleyen diğer sorunları tesbit etme

e) Geri dönüşlerin nasıl yönetilebileceğine ilişkin plan yapma

-  Düzeltme cetveli;

KYS de uyku bozukluğu sık görülür.Bu beden saatindeki bozulmadan kaynaklanır.

Bunu düzenlemek için; -yatma kalkma saatlerini belirleme.

-Gün içinde uyumamama

-Yatağı sadece uyumak için kullanma

-Yatmadan önce ılık banyo gibi uygulamalı düzenli yaparak bedeni buna alıştırmalısınız.

-Endişelenmek için gün içinde belli bir zaman ayırın gece uyuyamayınca endişeler aklınız geldiğinde o zamana bırakın.

- Olumsuz ve cesaret kırıcı düşüncelerle yüzleştirme

Bu engellemenize engel olan veya “ Hiçbir zaman iyileşemeyeceğim.” , “ Bu gün hiçbir şey başaramadım ki gibi hayal kırıklığı oluşturan düşünceleri belirlemeyi sağlar.Olaylar karşısında olumsuz otomatik düşünceler ortaya çıkabilir. Bunları bir günlüğe yazın. 

Bir düşünceyi gerçek ile karıştırmamak gerekir. Bir şeyin doğru olduğunu düşünmek, onun doğru olduğu anlamına gelmez.

Sık karşılaşılan düşünce hataları,

1-ya  hep ya hiç

2-falcılık

3-düşünce okuma

4-aşırı genelleme

KYS de ; Bu soğuk algınlığı her şeyi geri getirebilir.

Dinlenirsem iyi olurum önemli bir şey değil

Mükemmeliyetçilik KYS si olan hastada çok tehlikelidir. Çünkü çok hasta olmasına karşın çok yüksek hedefler belirler ve hayal kırıklığına uğrarlar.

- Gevşemeyi öğrenme;En iyi nasıl dinlendiğimizi öğrenme

- Sınır Koyma

- Öncelikleri belirleme

- Odaklanma ve tetikte olma

- Tekrarlamaları kabullenme   basamaklarından oluşur. Çabuk düzelme yeniden tekrarlamaya sebep olur.

Bu yöntemlerin kullanıldığı tedavide hastanın kendini gözlemi ve ödevlerin kullanılması ile hayatlarında egemen olan yorgunluğa karşı çaresiz oldukları sabit fikrinden yavaş yavaş bunun bir çok olumlu olanın arasında sadece tek bir olumsuz ve bir dereceye kadar tedavi edilelebilir bir sorun olduğu fikrine geçerler

3. aşama; gelişmeye nasıl devam edileceğini belirleme ve tekrarlamalarla nasıl baş edileceğini belirleme aşamasıdır.Üç aylık bir planlama önerilir.Düzenli aralıklarla gelişim değerlendirilmesi yapılması önerilir.

KRONİK YORGUNLUKLA BAŞETMEK

Stres cevap sistemini uyaran 2 ayrı kalitede "biyolojik acil durum reaksiyonu" vardır

         1- Savaşma veya kaçma;

         2- Durma veya çekilme veya donma

Birincisi sağlıklı organizmanın cevabıdır. Stres sistemi bu cevabı veremeyen organizma ise ikincisini gösterir ki bu homeostatik olmayan ve organizmayı tehlikeye maruz bırakan bir cevaptır. CFS hastasının stres cevap sistemi ancak bu ikinci sınıf cevabı oluşturabilmektedir

Stresli olduğumuz  ve duygularımız harekete geçtiği zamanlar, işlevsel olmayan bir biçimde düşünmeye başlarız.En sık yapılan düşünce hatalarından biri hep ya da hiç şeklinde düşünmedir  Stresin Kronik Yorgunluk Sendromu semptomlarını arttırdığının bilincinde olmak önemlidir.KDT hastalara stres faktörlerini daha iyi tanıma ve daha başarılı yönetmede yardımcı olur.

Öncelikle stresi kontrol etmeyi bilmeliyiz. Herkesin bir stres eşiği vardır ve bu eşiği aşmamak gerekir. Düzenli hayat tarzı, hafif fiziksel egzersizler, sağlıklı beslenmek ve ideal kiloyu korumak da kronik yorgunluk sendromu ve benzeri rahatsızlıklardan korunmak için uygulanması gereken temel kurallardır.

Öneriler:

*Yapabildiğiniz kadar fazla istirahat edin.

*Hayat hızınızı yavaşlatın, fiziksel veya emosyonel stres meydana getirecek ortamlardan ve işlerden kaçının.

*Çalışma ortamımızı yeniden düzenleyin. Yani aşırı iş yükünden kaçının, dinlenme zamanlarımızı arttırın, finansal, bürokratik ve idari işlerde en az sorumluluk alın, yeterli uzman eğitimi ve yönlendirme yapılmasını isteyin, yaptığımız işi kontrol etme ya da etkileme duygusunun daha fazla kazandırılmasını isteyin, çalışanlar arasında destek ve sosyal ilişkilerin en üst düzeye çıkarılması için çaba sarfedin, kağıt işi ve bürokratik işleri azaltın.

*İş hayatımızda ve özel hayatımızda yeni stratejiler belirleyin.

*Takım çalışması yapın.

*İşyerinde sosyal destek amaçlı gruplar kurun ve toplantılar düzenleyin.

*Eğitim içerikli uygulamalar ile bireysel baş etme yöntemlerini geliştirin.

*Kas gevşetici egzersizler yapın.

*Zor işleri eşit olarak dağıtarak yükün aynı kişiler üzerinde birikmesini engelleyin ve zor işlerin dönüşümlü olarak yapılmasını sağlayın.

*Gün içerisinde kitap, gazete ve dergi okuma gibi, iş harici aktiviteler için zaman ayırın.

*Yorgunluğa karşı en iyi ilaç tatile çıkmaktır. Tatile çıkın.

*Yarım gün çalışın.

*Çalışma temposunu düşürün.

*Yaşamınızı renklendirecek uğraşlar bulun.

*Her sabah 10-15 dakika aç karnına egzersiz yapın.

*Her gün sabahları aç karnına en az 5 dakika yürüyüş yapın. Ancak bu yürüyüşleri güneşli günlerde yapmaya özen gösterin.

*Uyku ritmine dikkat edin.

*Hoşunuza giden konuları düşünün veya hoşlandığınız bir film seyredin.

*Bol vitaminli ve mineralli besinleri sofranızdan eksik etmeyin. Özellikle B ve C vitaminleri ile potasyum.

*Bol sıvı alın. En az günde 3 litre su için.

*Alkolden uzak durun.

Sorun Çözme Yöntemi;

Sizi endişelendiren durumların ve etkinliklerin listesini yapın.Öncelikle hangisi ile ilgilenmek istediğinize karar verin. En az endişe yaratandan başlayabilirsiniz..

1-Sorununuz nedir?

2-Sorunu çözmek için en az 3 değişik yol düşünün.( Eğer  ---------- benim yerimde olsa ne yapardı?)Benzer sorunlarala iyi baş ettiğini düşündüğünüz birisinin bakış açısını belirleyiniz.Geçmişte benzer sorunlar karşısında nasıl bir çüzüm buldunuz?.

3-Her çözüm seçeneği ile ilgili sonuçlarının ne olabileceği ile ilgili düşüncelerini yazın.

4-Hangi seçeneğin en iyi sonuca götüreceğine karar verin.

5-Bu çözüme yönelik plan yapın

6-Çözüm işe yaradı mı değerlendirin; Kendinize şu soruları sorun

           -Ben bu problemle baş etmeye çalışırken planımı uyguladım mı?

           - Kendi beklediğim sonuca ulaşabildim mi?

           - Bu sonuç beni tatmin etti mi?

           - Aynı stratejileri yeniden kullnır mıyım?

Bu plana uymak başlangıçta zor gelebilir. Fakat bir süre sonra alışkanlık haline gelir.     

Kronik yorgunluk sendromunun tedavisinde KDTnin  yararlı olduğunu gösteren bazı çalışmalar bulunmaktadır.1996 da Michael Sharp ve arkadaşlarının yaptıkları bir çalışmada sadece tıbbi tedavi alan grupta  %27,  KDT tedavisi alanlarda ise %73 iyileşme görüldüğü bulunmuştur(2).Londra 1998 de  Alicia Deale  ve ark tarafından yapılan bir diğer çalışmada da 13 seans KDT ile aynı sayıda relaxasyon tedavisi alan grupta %19, KDT alan grupta %70 oranında iyileşme tespit edilmiştir(3).Beş yıllık takip sonucunda KDT ile iyileşme gösteren bireylerin çoğu bu iyilik halini sürdürdüğü bulunmuştur.Hollanda da yapılan bir diğer çalışmada katılımcılar KDT alanlar, bir destek grubuna dahil olanlar ve hiç tedavi almayanlar olarak üçe ayrılmıştır.Sekiz aylık takibin sonunda KDT diğer kontrol seçeneklerinden anlamlı olarak daha etkin bulunmuştur.KDT alanların yaklaşık yarısı belirgin bir iyileşme gösterirken, kontrol gruplarında ise belirgin bir fark görülmemiştir.

Alıntı Kaynağı: www.kdtd.org

İçerik Kaynakçası:

1-        Greenbergs DB: Neurasthenia in the 1980’s: Chronic fatigue syndrome and anxiety and deressive disorders.Psycsomatics. 1990,31:129-137

2-        Sharpe M, Hawton K, Simkin Sue. Cognitive behaviour therapy for chronic fatigue syndrome:a randomised controlled trial.BMJ 1996; 312:22-26.

3-        Deale A, Husaın K, Chalder T, Wessely S. Long term outcome of cognitive behviour therapy for chronic syndrome:A 5-year follow-up study.Am J Psychiatry 2001;158:2038-2042.

 

Bu haber toplam 6848 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Ruh Sağlığınızı 10 Adımda Korumanın Yolu13 Ekim 2016 Perşembe 19:04
  • Mevsim Geçişi Uykusuzluğu Tetikliyor!30 Eylül 2016 Cuma 17:01
  • Hiperaktivite Tanısını Hekim Koymalı!28 Ağustos 2016 Pazar 22:56
  • Depresyonda Yeni Çözüm: Kitap Terapisi05 Haziran 2016 Pazar 10:57
  • İnternetle Yayılan Tehdit: Siberkondria25 Mayıs 2016 Çarşamba 19:39
  • Bebeklerde ve Çocuklarda Görülen Depresyon?24 Mayıs 2016 Salı 19:46
  • Fazla Fedakarlık Sizi Hasta Eder!13 Mayıs 2016 Cuma 19:45
  • Çocuk Yetiştirmede 20 Sihirli Kural!09 Mayıs 2016 Pazartesi 19:50
  • Panik Bozukluğu Nasıl Bir Hastalıktır?06 Mayıs 2016 Cuma 20:32
  • Cinsel Sapkınlıklar05 Mayıs 2016 Perşembe 19:38
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim