• BIST 89.764
  • Altın 145,514
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 2 °C

Oruç kalp damar sağlığını koruyor

Oruç kalp damar sağlığını koruyor
İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Baştemir orucun koroner kalp rahatsızlığından koruduğunu belirtti.

 Baştemir, "Oruç tutmak sağlıklı ancak rahatsızlığı olanlar dikkat etmeli. Yanlış beslenme alışkanlıkları bazı sağlık sorunları doğurabilir, orucun kilo verme fırsatı olarak algılanması ise çok yanlış" dedi.

O.rucun sağlıklı insanlar için çok yararlı olduğunu, ancak sağlık sorunu olan kişilerin çok dikkatli olması gerektiğini söyleyen Dr. Mehmet Baştemir, yanlış beslenme alışkanlıkları nedeniyle bazı sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceğini, bu nedenle oruç tutanların ağır ve yağlı yiyeceklerden kaçınmasını ve iftar yemeğinin yavaş ve az miktarda yenilip birkaç saat sonra öğün takviyesi yapılmasını önerdi. Orucun ardından iftar sofrasında kontrolsüz ve aşırı miktarda beslenmenin, organizmanın anormalleşmesine neden olacağını hatırlatın Dr. Baştemir, "Şişman insanların 'orucu kilo verme fırsatı olarak algılamaları' yanlış bir yaklaşım olur. Eğer dikkat edilmez ise oruç kilo aldırır" dedi.

KIZARTMADAN UZAK DURUN

Ramazan süresince kızarmış, aşırı baharatlı, ağır ve yağlı gıdalardan uzak durulmasında yarar olduğuna dikkati çeken Dr. Baştemir, "Orucun sıvı gıdayla açılmasında yarar vardır. Sıvı gıda olarak çorba, hoşaf ve komposto seçilebilir. Özellikle çorba, hazım sistemini düzene sokması açısından idealdir. Bununla birlikte hafif bir öğün olarak reçel, peynir ve bir iki dilim ekmekten oluşan mönü tercih edilebilir. Orucu hafif öğünle açtıktan sonra sofradan kalkarak hareket edilmelidir.

İYİ KOLESTEROLÜ ARTIRIYOR

İftardan 2 saat sonra da etli sebze yemeği veya kuru baklagiller yenebilir. Meyve veya tatlı ise yemekten birkaç saat sonra tüketilmelidir. Sahura mutlaka kalkılmalı ve kahvaltılıklar tercih edilmelidir. Yemeğin ardından hemen yatılmamalıdır. Sahurda aşırı yemek de çabuk kilo alımına neden olur" diye konuştu. Oruç tutanlarda kalp-damar sisteminde pıhtılaşma olaylarının azaldığını ifade eden Dr. Baştemir, "Oruç tutanlarda kalp damar sisteminde pıhtılaşma olaylarının azaldığı görülmüştür. Yararlı kolesterol (HDL) artmakta, kötü huylu kolesterol ile trigliserid düzeylerinde değişiklik olmamaktadır. Koroner kalp hastalığı için bir risk faktörü olan homosisteinin oruç tutanlarda düştüğü gösterilmiştir. Bu bulgularla sağlıklı kişilerde orucun koroner kalp hastalığından koruduğu rahatlıkla söylenebilir" dedi. Koroner kalp hastalığı tedavi edilmemiş kişiler için orucun riskli olacağını kaydeden Baştemir, "Özellikle bol yağlı kalorili ve hızlı yenen iftar yemeklerinden sonra kalp krizi geçirmeleri riski yüksektir. Myokard infarktüsü geçiren hastalarda, yüksek tansiyonu olanlarda ve kalp yetersizliği olan hastalarda, hastalık ilaçlarla kontrol altına alınmış bile olsa oruç tutulması risklidir.

TUZ VE SU DENGESİNİ SAĞLAYIN

Kalp yetersizliği olan kişiler genellikle kalp yetersizliği sonucu vücutta artan tuz ve suyu azaltmak için idrar söktürücü ilaçlar kullanırlar. Bu ilaçların etkisi nedeniyle oruç zamanı aşırı tuz ve su kayıpları olur, bayılmalara hatta şoklara neden olabilir. İftarda ise vücutta aşırı su ve tuz yüklenmesi ve zaten sınırda pompalama gücü olan kalbi aşırı çalışmaya zorlar. Bir de hızlı ve bol yemek sonrası sindirim mide bağırsak sistemininde kan dolaşımı artar bu da kalbe ilave yük getirir ve aşırı yük kalp yetersizliğine yol açar'' şeklinde konuştu. Diyabet hastalarının oruç tutmasının riskli olduğunu kaydeden Dr. Baştemir, şu uyarılarda bulundu:

KAN ŞEKERİ YUKSELEBİLİR

Özellikle insülin kullanan, hamile olan, sık kan şekeri düşüklüğü olan ve 65 yaşın üzerindeki şeker hastalarının oruç tutmaları çok risklidir. Ramazan öncesi şeker hastalarının tam bir muayeneden geçmesi gereklidir. Kan şekerleri kontrol altında olan ve insülin kullanmayan tip 2 şeker hastaları oruç tutmak isterler ise doktor kontrolünde oruç tutabilirler. Şeker hastaları mutlaka sahura kalkmalıdır. Ramazanda kandaki şeker düzeyi ilk günlerde düşebilir ancak ikinci haftadan sonra kan şekerinde yükselmeler olabilir. İftarda tüketilen yiyeceklerin hem kalorisi çoktur hem de miktarı fazla çeşitten dolayı artmıştır. Bu durum kilo artışına sebep olur. İftarda fazla yemek, pankreasın yükünü artırır. Pankreas yorulur ve kan şekeri artar.”
 
Bugün

Bu haber toplam 645 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Stresin En çok Etkilediği alan: CİLT22 Ağustos 2016 Pazartesi 12:35
  • Bütün Gün Oturarak Çalışıyorsanız Dikkat!28 Temmuz 2016 Perşembe 14:18
  • Kronik Hastalıklar Akıl Sağlığını Bozuyor05 Haziran 2016 Pazar 11:01
  • Oruç Tutarken Halsizliği Önlemenin Yolları!30 Mayıs 2016 Pazartesi 20:59
  • Kanserin Psiko-Sosyal Etkileri Var19 Mayıs 2016 Perşembe 13:19
  • Neden Kilo Alırız?18 Mayıs 2016 Çarşamba 18:57
  • Bilinçaltımız da Bizi Hasta Ediyor!09 Mayıs 2016 Pazartesi 11:59
  • Bebeklerde En Sık Karşılaşılan Sorun?02 Mayıs 2016 Pazartesi 20:07
  • İnatçı Depresyona Elektroşokla Müdahale20 Nisan 2016 Çarşamba 20:21
  • Çocuklar Neler Yutuyor?19 Nisan 2016 Salı 18:46
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim