• BIST 106.736
  • Altın 141,095
  • Dolar 3,5210
  • Euro 4,0955
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 19 °C

Evlilikte ve Duygusal İlişkilerde Uyum

Fatih Kılıçarslan

Aile, her yönden etkileşim içerisinde olan, yaşayan bir organizmadır. Nasıl ki bedenimizdeki bir sorun diğer organların ritmini, işleyişini ve fonksiyonelliğini etkilerse, ailede de durum aynıdır. Ailede iletişim ve bununla beraber etkileşim en önemli konudur. İletişimin olmadığı aile üyeleri içinde yetki paylaşımı vardır. Aile içi ilişkilerde uyum ve işbirliği sorunları, sevgiyi, saygıyı ortadan kaldırmakta iletişim çatışmalarına yol açmaktadır.

Çatışma yapısı gereği her iki tarafa zarar vermektedir. Bireylerin duygusal, fiziksel örselenmesine yol açmaktadır. Çatışma ve şiddet, kocanın kadını küçümsemesi, özgüvenini yitirmesine yol açması, aşağılayıcı sözler söylemesi, kadını çocukları konusunda kendini suçlu hissetmesine yol açması, dayak yâda ölümle tehdit etme, terk etme tehdidi aile ya da arkadaşlarıyla görüşmesine izin vermemek şeklinde erkekten kadına yönelik şiddet gözlenebilir. Şiddetin egemen iletişime dönüşmesi kadının erkekten uzaklaşmasına ve içe kapanmasına yol açmaktadır.

Çatışma nedenleri

Aileyi ve bireyleri ilgilendiren konular üzerinde yüzeysel konuşma.

Aşırı soru sorma, yersiz şüphe ve tereddütler.

Konuşma ve izah etme olmadan, karşı tarafın hareketlerini, düşüncelerini yorumlamaya ve tahmin etmeye çalışma.

Geçmişteki üzücü ve tatsız olayların sık sık gündeme getirilmesi.

Suçlama, eleştirme, olumsuz değerlendirmeler yapma. Emir verme, tehdit etme.

Alay etme, küçük düşürmeye çalışma, fikirlere değer vermeme.

Olayların olumsuz yönlerini çıkarmaya çalışma. Küçük hataları çok abartma.

 Fedakârlığı devamlı karşı taraftan bekleme.

 Ortak faaliyetlere gereken önemi vermeme ve karşıdakini ifade etme imkânı tanımama.

 İlişkilere kendi dünyaları, algıları, düşünceleri ve beklentileri doğrultusunda yön vermek.

Birbirini anlama çabası yerine birbirini yargılama ve suçlama eğilimi içersinde olabilirler.

Çatışma çözme yaklaşımları

Kadın ve erkek genetik, aile ve toplum yaklaşımları açısından farklı kişilik özelliklerini içerir. İlişkilerde farklı kişilik özellikleri bilmek, bu özelliklere uygun yaklaşımlarda bulmak birçok sorunun önlenmesinde yardımcı olabilecek tutumları içerir. Çiftlerin ortaya çıkan çatışmayı çözümleyebilmek için öncelikle iç görü geliştirerek, eşinin değişmesini beklemek yerine kendi tutumunda değişim meydana getirmelidir. Sorunun çözümünü eşinde aramak yerine çözüm için kaynaklarını keşfetmeli ve harekete geçmelidir.

 Bu değişim için aşağıdaki iletişim tekniklerini kullanmalarını tavsiye edebilirim.

Açık İletişim Kurmak

Aklınızdan geçen her şeyi söyleyin kaygılarınızı, korkularınızı ve isteklerinizi dile getirin. Sizin için önemli konulara eşinizin de önem vermesi için tercihlerinizi ortaya koymanız gerekir. Her duygunuzu açıklıkla paylaşmak, aranızda bir yakınlık bağı oluşturur.

Duyguları İfade Edebilmek

Duygularınız eşinizle paylaşmanız gereken önemli bilgilerdir. Aynı zamanda duygularımızı düşüncelerimiz için bir başlangıç noktası olarak almamız gerekir. Duygular, düşünceler ve eylemler birbirinden ayrılmazlar. Bir duygunuzun farkına vardığınızda, aldığınız mesajı doğru değerlendirebilmeniz için, o duygu hakkında iyice düşünmeniz gerekir. Duygularınızı bu şekilde kullanabilirseniz, kaygılarınızın, korkularınızın ve  “Duygular tercihlerinizin neler olduğunu anlamanızda yol gösterirler. 

Sınırları Oluşturabilmek

Bir başkası adına konuşmak, ona ne yapması ya da kendisini nasıl hissetmesi gerektiğini söylemek, o insanların sınırlarını zorlamak anlamına gelir. Bu tür sınır ihlalleri hiç farkına varmadan gerçekleşir ve ters bir tepkinin bedeli çok ağırdır. Sadece kendiniz hakkında konuşmanız ve eşinize hakkında açık uçlu sorular sormanız anlamak açısından yararlı yaklaşımlardır. Eşiniz hakkında konuşmak, eşinizin özerkliğini tehlikeye atar ve benlik saygısını olumsuz etkiler.

Yorumlardan Kaçınabilmek, Anlamaya Çalışmak

İletişimde küçük düşürücü yorumlar, yaşanılan olayı anlamadan yapılan değerlendirmeler eşiniz de eleştirilme, suçlanma duyguları oluşturabilir. Özellikle eşinizi olumsuz bir şekilde yorumladığınız zaman onun hemen savunmaya geçebilir, benlik saygısına zarar verildiğini düşünebilir.

Dinleme Becerisi Gösterebilmek

Eşinizi anlayabilmek, tutumlarının sebepleri doğru analiz edebilmek için öncelikle dinleme becerisi gösterebilmek gerekir. Dinleme becerisi için, rahat bir ortamda sakin duygu ve beden duruşu ile kendinizi eşinize vererek anlama çabanızı ortaya koyabilmektir.  . Dikkatli bir dinlemede eşler birbirlerinin sözlerine içtenlikle kulak verirler. Dinlemenizin amacı bilgi edinmektir bilgi edinmek için dinlemenin karşıtı, itiraz etmek için dinlemektir.

Farklı Özelliklerin Farkında Olabilmek

Kadın ve erkek genetik, aile ve toplum yaklaşımları açısından farklı kişilik özelliklerini içerir. İlişkilerde farklı kişilik özellikleri bilmek, bu özelliklere uygun yaklaşımlarda bulmak birçok sorunun önlenmesinde yardımcı olabilecek tutumları içerir. İlişkide saygı ilkesinin yerine getirebilmesi farklılıklarımıza hassasiyet, anlayış göstermemize bağlıdır.


Fatih Kılıçarslan Aile ve Çift Terapisti 

İ. Ü. Sosyal Hizmet Bölüm Öğretim Görevlisi &

Aileder Yönetim Kurulu Başkanı 

Bu yazı toplam 3849 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim