• BIST 105.964
  • Altın 162,960
  • Dolar 3,9325
  • Euro 4,6364
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 1 °C

ASİMETRİK PSİKOLOJİ

Dr. Recai Yahyaoğlu

Asimetrik psikolojinin açıklanmasından önce simetrinin ve asimetrinin ne olduğunu bilmemiz gerekir.Son yıllarda simetri/asimetri kavramları üzerinden pek çok şey açıklanmaya çalışılmakta fakat bunlar zihinlerdeki soru işaretlerine yeteri kadar cevap vermekten maalesef uzak bulunmaktadır…Amacımız bu makaleyle asimetrik psikoloji kavramını daha kolay ve anlaşılır hale dönüştürerek açıklanmasını sağlamaktır…Böylece bu kavramdan yola çıkarak psikolojik, sosyolojik, politik pek çok olay hakkında kolay ve doğru yorumlar yapılması mümkün olacaktır…


Türk Dil Kurumu’nun sözlüğünde "İki veya daha çok şey arasında konum, biçim ve belirli bir eksene göre ölçü uygunluğu, bakışım" diye geçen simetri kelimesi aslen Fransızcadan gelmektedir. Simetri daha net ve anlaşılır bir ifadeyle; şekil, içerik ve fonksiyonlar bakımından iki şeyin benzeşimini ifade eder. Asimetri ise haliyle bu denge ve uyumun ortadan kalktığı durumu/görünümü açıklar. Denge ve uyumun olmadığı yerde münakaşa, savaş, huzursuzluk ve en hafif şekliyle karışıklık vardır. Asimetrik ortamda denge ve adalet yoktur. Denge ve adaletin olmadığı bir yerde uyum, benzeşim, diyalog, dostluk, kadirşinaslık gibi insani pozitif özelliklerin olmasını beklemek mümkün değildir…

Simetri kavramı bazı insanlarda farkında olmaksızın hastalık haline dönüşmüştür. Yani bu insanlar çevrelerindeki her şeyin ölçülü dengeli ve tam intizamlı olmasını isterler. İşin ilginç yanı simetri nedir bilmeyen insanlarda bile bu hastalık vardır. Bu insanlara göre hiçbir şey asimetrik olmayacaktır. Duvardaki tablonun düz durması, arabanın düz park edilmesi, bir şeyin istiflenirken simetrik istiflenmesi, ayakkabıların elbiselerin dolaba düzenli yerleştirilmesi gibi... Bu insanlar asimetrik döşenmiş bir evde farkına varmasalar bile bir türlü huzur bulamazlar. İnsanlardaki bu hastalık bir tür takıntı haline dönüşmüştür ve maalesef ilaçlarla ortadan kaldırılabilecek bir hastalık da değildir. Hatta bu insanlar internet ortamı Facebook’da Simetri Hastaları Grubu bile kurmuşlardır…

Simetri hastalığı daha geniş düşünüldüğünde sadece kişilere özel değil kurumlara da yansıyabilecek bir durumdur. Bu yüzden asimetrik psikolojinin gücü; kurumlar içindeki iktidar mücadelelerinde kullanılan çok önemli bir stratejidir. Her meslek kurumunun düşmanı kendi içindedir. Bir hekimin en yakın mesai arkadaşı onun ayağına çelme atmaya çalışır. İnsan insanın kurdudur…Kurtlar en yakınlarda bulunur…İktidar savaşları psikolojik taktiklerin gölgesinde özellikle büyük kurumlar içinde yaşanır.Önemli mevkilere birkaç adım yaklaşmış olanlar satranç ustaları gibi taşları değiştirmeleri gerekir ki önleri açılsın…

Asimetri kavramı konusunda psikolojik ve felsefi enteresan tanımlamalar ve yorumlar yapmak mümkündür. Öncelikle orantısız güç kavramıyla ilişkilendirmekte fayda vardır. Orantısız güç kullanımı tabiri bilindiği üzere ilk kez Gazze savaşında ortaya çıktı. Bu durumun derin düşünüldüğünde bir asimetrik mücadele olduğu görülebilir. Zira bir tarafta modern silahlar vardı. Diğer tarafta ise onlara karşı taşla sapanla mücadele veriliyordu. Filistinliler İsrail’e etkisi olmayan Kassam roketleri atarken, İsrail'in Gazze üzerine misket bombasına benzer etkileri bulunan bombalar gönderdi.Misket bombaları fosfor mermisini etrafa saçıyor, güçlü bir yıkıma neden oluyor fakat Kassam roketleri sadece düştüğü yerde basit bir hasar meydana getiriyordu. İsrail bombalarının 'Kimyasal silah' olduğu tespit edildi. Fakat bu silahın ilk etkisi kimyasal değil psikolojikti. Yani asimetrik güç gösterisinin yaşandığı savaş ciddi psikolojik yıkıma neden oluyordu…

Asimetrik savaş psikolojinin dünyada yaşandığı pek çok ülke oldu…Hala da dünyanın pek çok köşesinde bu savaş ve haksızlıklar yaşanmaya devam ediliyor. Amerika Birleşik Devletlerinin Afganistan’ı, Irak’ı işgal etmesi ve binlerce insanın ölümüne neden olması…Çin’in Doğu Türkistan’da acımasızca baskı unsurlarını kullanarak Uygur Türkleri olan soydaşlarımızı katletmeye devam etmesi…Batılı ülkelerin Afrika ve Asya’da pek çok ülkeyi işgal ederek buraları uzun yıllar sömürge olarak kullanması…Rusya’nın Çeçenlere ve Kafkaslarda pek çok halklara zulümler yapıp, sürgün cezaları vermesi gibi…

Dikkat edilirse azınlıklar, fakirler, mazlumlar, Müslümanlar dünya üzerinde asimetrik psikolojiye ve bunun üzerinden yapılan savaşa maruz bırakılarak hep horlanan, ezilen, dışlanan taraf olmuşlardır. Asimetrik savaş psikolojisi ülkeler içinde haksız yere insanlara ve kurumlara da uygulanmıştır. İnsanlar çeşitli kurumlardan sorgusuz sualsiz dışlanmışlar, bir günde kapının önüne konularak işsiz bırakılmışlardır…Örneğin başörtüsü konusu Brüksel’de sorun oluşturmazken halkı Müslüman olan bir ülkede bırakın parlamentoda çözülmesini özgürlüklerin merkezi olması gereken üniversitelerde bile hala çözülememiştir. Bu örneklerin hepsi ne yazık ki asimetrik psikolojik manipülasyonlar olarak açıklanabilirler…

Kısaca ve özetle asimetrik psikoloji kavramı gelişen ve yenilenen dünyanın güncel bir kavramı olmaması gerekirken şimdi popüler bir kavram olmaya başlamış görünmektedir. Demek ki dünya değişiyor. Kurumlar, ülkeler, bireyler ve hemen her şey bu değişimden pay almak zorundadır…Hayır ben değişmeyeceğim/değişmek istemiyorum diyen varsa öne çıkmalıdır. Hepimiz onu/onları görelim ve tanıyalım. Değişime karşı çıkmak hayata karşı çıkmaktır. Olumsuz bir kavram popüler oluyorsa eğer artık bu kavramın sorgulanmaya başlandığını düşünebiliriz. Hem de kendi içlerinde sorgulaması gerekenler bunu başkaları üzerinden sorgulamaya çalışıyorlarsa bu durum daha da önem taşımaktadır. Sadece bu durum bile geleceğe daha umutla bakmamıza yeterde artar…

Recai Yahyaoğlu

www.tamtip.com

Bu yazı toplam 9335 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
deniz abi
31 Ekim 2014 Cuma 15:29
15:29
etkilenmedım diyemeyeceğim
176.219.129.2
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2017 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim