Uygulamalı Psikoloji Üst Alanına Klinik Psikolog Tescili

YÖK’ün yeni düzenlemesine göre diplomasında “Uygulamalı Psikoloji” üst alanı ve “Klinik Psikoloji” alt alanı bulunan ve 18 Temmuz 2018’den önce mezun olanların diplomaları doğrudan klinik psikolog olarak tescil edilecek.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), klinik psikoloji diploma tescili konusunda yeni bir karar aldı. Türk Psikologlar Derneği’nin (TPD) kamuoyu ile paylaştığı bilgilendirmeye göre, diplomasında “Uygulamalı Psikoloji” üst alanı ve “Klinik Psikoloji” alt alanı bulunan ve 18 Temmuz 2018’den önce mezun olanların diplomaları doğrudan klinik psikolog olarak tescil edilecek.

YÖK’ün Klinik Psikoloji Diploma Tescili Kararı

Türk Psikologlar Derneği (TPD), klinik psikoloji diploma tesciline ilişkin olarak Yükseköğretim Kurulu Yürütme Kurulu’nun 18 Şubat 2026 tarihli kararını kamuoyu ile paylaştı.

Alınan kararla birlikte, 18 Temmuz 2018 tarihli ve 2018.35-5390 sayılı önceki YÖK kararında bazı değişiklikler yapıldığı ve klinik psikoloji alanındaki diploma tescili sürecine yeni bir değerlendirme çerçevesi getirildiği belirtildi.

Konuyla İlgili TPD'nin web sitesinde yer alan açıklamada şu ayrıntılara yer verildi:


Türk Psikologlar Derneğinin Açıklaması

Klinik Psikoloji Diploma Tesciline İlişkin YÖK Kararı Hakkında Kamuoyu Bilgilendirmesi

Türk Psikologlar Derneği (TPD) olarak, klinik psikoloji alanında diploma tesciline ilişkin olarak Yükseköğretim Kurulu tarafından 18 Şubat 2026 tarihinde alınan Yükseköğretim Yürütme Kurulu kararını dikkatle takip etmekteyiz.

Söz konusu karar ile birlikte, Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 18 Temmuz 2018 tarihli ve 2018.35-5390 sayılı kararında bazı değişiklikler yapılmış ve klinik psikoloji alanındaki diploma tescili uygulamasına ilişkin yeni bir değerlendirme çerçevesi ortaya konulmuştur.

Yeni düzenleme kapsamında, diplomasında “Uygulamalı Psikoloji” üst alanı ile birlikte “Klinik Psikoloji” alt alanı açıkça belirtilmiş bulunan ve 18.07.2018 tarihinden önce mezun olan kişilerin diplomalarının doğrudan klinik psikolog olarak tescil edilmesi öngörülmüştür. Bunun yanında, diplomasında yalnızca “Psikoloji” veya “Uygulamalı Psikoloji” ibaresi bulunan lisansüstü mezunlarının klinik psikoloji tesciline ilişkin taleplerinin ise direkt olarak kabul edilmemesi, ancak bu kişilerin yapacakları bireysel başvuruların ilgili mevzuat kapsamında değerlendirmeye alınması karara bağlanmıştır.

Bu değerlendirmelerin, 1219 Sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun Ek 13. maddesi çerçevesinde yapılacağı ifade edilmiştir.

Türk Psikologlar Derneği, psikoloji alanındaki mesleki düzenlemelerin bilimsel ölçütler ve kamu yararı doğrultusunda yürütülmesi gerektiği görüşünü sürdürmekte olup, bu alandaki gelişmeleri ilgili kurumlarla diyalog içinde izlemeye devam edecektir.

Uygulamalı Psikoloji Üst Alanı Olan Mezunlara Doğrudan Tescil

Yeni düzenleme kapsamında önemli bir değişiklik dikkat çekiyor. Buna göre:

  • Diplomasında “Uygulamalı Psikoloji” üst alanı

  • ve “Klinik Psikoloji” alt alanı

açık şekilde belirtilmiş olan ve 18 Temmuz 2018 tarihinden önce mezun olan kişilerin diplomaları, doğrudan klinik psikolog olarak tescil edilecek.

Bu karar, özellikle geçmiş yıllarda uygulamalı psikoloji programları kapsamında klinik psikoloji eğitimi almış mezunları doğrudan ilgilendiriyor.

Sadece “Psikoloji” veya “Uygulamalı Psikoloji” Yazıyorsa Ne Olacak?

YÖK kararına göre diplomasında yalnızca:

  • “Psikoloji”

  • veya “Uygulamalı Psikoloji”

ibaresi bulunan lisansüstü mezunlarının klinik psikoloji tescil talepleri otomatik olarak kabul edilmeyecek.

Ancak bu kişilerin yapacakları bireysel başvurular, ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirmeye alınacak.

Değerlendirme Hangi Kanuna Göre Yapılacak?

Türk Psikologlar Derneği’nin açıklamasına göre bu başvuruların değerlendirilmesi, 1219 Sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un Ek 13. maddesi kapsamında gerçekleştirilecek.

Bu madde, sağlık alanındaki mesleklerin icrası ve yetkilendirilmesi konusunda temel yasal çerçeveyi oluşturuyor.

Türk Psikologlar Derneği’nden Açıklama

Türk Psikologlar Derneği (TPD), psikoloji alanındaki mesleki düzenlemelerin bilimsel ölçütler ve kamu yararı doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Dernek, klinik psikoloji alanındaki düzenlemelerle ilgili gelişmeleri ilgili kurumlarla diyalog içinde takip etmeye devam edeceğini belirtti.



Bu Karar Neden Alındı?

Peki YÖK’ün klinik psikoloji diploma tesciline ilişkin bu kararı neden gündeme geldi?

Türkiye’de Klinik Psikoloji yüksek lisans programları özellikle 2013 yılından sonra vakıf üniversiteleri aracılığıyla yaygınlaşmaya başladı. Daha önceki yıllarda klinik psikoloji alanında lisansüstü program sayısı oldukça sınırlıydı ve birçok üniversitede doğrudan “Klinik Psikoloji” yüksek lisans programı bulunmuyordu.

Bu nedenle psikoloji alanında uzmanlaşmak isteyen birçok mezun, mesleki yetkinliğini geliştirmek amacıyla “Uygulamalı Psikoloji” yüksek lisans programlarına yönelmek zorunda kaldı. O dönemde klinik psikoloji alanına en yakın akademik program olarak görülen bu programlar, psikologların klinik uygulama becerilerini geliştirmeleri için tercih edilen başlıca lisansüstü eğitimlerden biriydi.

Ancak daha sonraki yıllarda klinik psikoloji yüksek lisans programlarının yaygınlaşmasıyla birlikte, diplomasında “Uygulamalı Psikoloji” ibaresi bulunan bazı uzmanlar, sağlık mevzuatı çerçevesinde Sağlık Bakanlığı’ndan çalışma izni alma konusunda çeşitli sorunlarla karşılaştı.

Bu durum, özellikle 2013 öncesinde lisansüstü eğitimini tamamlayan birçok deneyimli psikolog açısından ciddi bir mağduriyet tartışmasını gündeme getirdi. Türkiye’nin önde gelen ve uluslararası ölçekte akredite programlarında eğitim almış, yıllardır sahada çalışan birçok uzman psikolog, fiilen klinik deneyime sahip olmasına rağmen mevzuat nedeniyle yetkisiz terapist konumuna düşme riskiyle karşı karşıya kaldı.

YÖK’ün aldığı yeni kararın, bu tarihsel süreçten kaynaklanan eğitim ve mevzuat arasındaki uyumsuzluğu gidermeye yönelik bir düzenleme olduğu değerlendiriliyor. Bu kapsamda özellikle “Uygulamalı Psikoloji” üst alanı ve “Klinik Psikoloji” alt alanı bulunan diplomalara sahip mezunlar için doğrudan tescil yolu açılarak, geçmişte oluşan mağduriyetlerin giderilmesi amaçlanıyor.

Problem Henüz Çözülmüş Değil

Alınan karar birçok uzman açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirilse de, tartışmaların ve soru işaretlerinin tamamen ortadan kalktığı söylenemez. Düzenleme bazı mağduriyetleri gidermiş olsa da, uygulamanın kapsamı konusunda hâlâ belirsizlikler bulunuyor.

Kararda yer alan “Uygulamalı Psikoloji üst alanı ve Klinik Psikoloji alt alanı olan diplomalar doğrudan tescil edilecek” ifadesi, özellikle diplomasında yalnızca “Uygulamalı Psikoloji” yazan ve alt alan kısmında “Klinik Psikoloji” ibaresi bulunmayan birçok uzman için yeni bir tartışma alanı yaratmış durumda.

Geçmişte klinik psikoloji yüksek lisans programlarının yaygın olmadığı dönemlerde eğitim alan birçok psikolog, akademik program yapısı gereği Uygulamalı Psikoloji yüksek lisans diploması aldı. Ancak bu diplomalarda çoğu zaman alt alan belirtilmediği için, söz konusu uzmanlar yeni düzenleme kapsamında doğrudan tescil kapsamına girip girmeyecekleri konusunda belirsizlik yaşamaya devam ediyor.

Bu nedenle psikoloji camiasında, özellikle Uygulamalı Psikoloji diplomasına sahip ancak alt alanı diplomada belirtilmeyen uzmanların durumunun nasıl değerlendirileceği konusu tartışılmaya devam ediyor. Uzmanlar, bu grubun da mağduriyet yaşamaması için mevzuatta daha açık ve kapsayıcı düzenlemeler yapılması gerektiğini ifade ediyor.

Çözüm Olarak Öne Çıkan Durum

Alan uzmanlarına göre mevcut tartışmaların çözümünde en gerçekçi ve hakkaniyetli yaklaşım, yalnızca diploma üzerindeki ibarelere bakmak yerine yüksek lisans programlarının ders içerikleri ve müfredatının esas alınması olacaktır.

Uzmanlar, özellikle geçmiş yıllarda klinik psikoloji programlarının sınırlı olması nedeniyle birçok psikoloğun Uygulamalı Psikoloji yüksek lisans programları üzerinden klinik alanla örtüşen yoğun bir eğitim aldığını hatırlatıyor. Bu nedenle değerlendirmelerde programın adı kadar, eğitim sürecinde alınan dersler, uygulama saatleri, klinik stajlar ve müfredatın klinik psikoloji ile olan benzerliği gibi unsurların dikkate alınmasının daha adil bir çözüm sunacağı ifade ediliyor.

Bu yaklaşımın benimsenmesi halinde, yalnızca diploma üzerindeki teknik ifadeler nedeniyle ortaya çıkan mağduriyetlerin önemli ölçüde giderilebileceği ve klinik alanda eğitim almış birçok uzmanın durumunun daha geniş ve kapsayıcı bir çerçevede çözüme kavuşabileceği değerlendiriliyor.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri