Psikanalize Yönelik 5 Acımasız Eleştiri: Freud Haklı mıydı?

Psikanaliz neden eleştiriliyor? Bilimsellik, terapistin yorumları, vaka öyküleri, tedavi süresi ve kanıt tartışmalarını beş başlıkta inceledik. İşte psikanalizin karşı karşıya kaldığı beş sert eleştiri.

Her davranışı açıklayan bir kuram gerçekten sınanabilir mi? Terapistin yorumu ne zaman danışanın gerçeğinin önüne geçer? Psikanalize yöneltilen en sert eleştiriler, insan zihnini anlama iddiasının hangi kanıtlara dayandığını sorguluyor. Ancak araştırmalar, Freud’un kuramlarını tartışmakla günümüz psikodinamik terapilerinin etkisini değerlendirmek arasında önemli bir fark bulunduğunu da gösteriyor.

Freud’un koltuğu, psikoloji tarihinin en tanınmış simgelerinden biri. Bilinçdışı çatışmalar, savunma mekanizmaları ve çocukluk deneyimleri üzerinden insanı anlamaya çalışan psikanaliz, terapi odasının dışına taşarak edebiyatı, sinemayı ve gündelik konuşmalarımızı etkiledi.

Bu büyük etki, beraberinde büyük sorular getirdi: Bir açıklamanın etkileyici olması, doğru olduğunu gösterir mi? Bir danışanın kendisini daha iyi hissetmesi, terapistin onun geçmişi hakkında yaptığı yorumları doğrular mı?

Tartışmayı değerlendirirken bir ayrım gerekiyor: Klasik psikanaliz, psikanalitik kuram ve günümüz psikodinamik psikoterapileri aynı şey değil. Birine yöneltilen eleştiri, diğerinin bütün uygulamalarını kendiliğinden geçersiz kılmıyor.

İşte psikanalizin karşı karşıya kaldığı beş sert eleştiri.

1. Her sonucu açıklayabiliyorsan, aslında neyi kanıtlıyorsun?

Psikanalize yönelik en ünlü itirazlardan biri, bilim felsefecisi Karl Popper’ın gündeme getirdiği yanlışlanabilirlik sorunu.

Kavramın anlamı basit: Bilimsel bir iddia, hangi gözlem karşısında yanlış kabul edileceğini ortaya koyabilmeli. Bir kuram, birbirine zıt bütün sonuçları kendi doğruluğunun kanıtı sayıyorsa onu sınamak zorlaşıyor.

Psikanalize yöneltilen eleştiri de burada başlıyor. Örneğin bir kişi terapistin yorumunu kabul ettiğinde bu “içgörü”, reddettiğinde ise otomatik olarak “direnç” sayılırsa, yorumun yanlış olabileceği ihtimali nasıl değerlendirilecek? Bu, belirli bir danışanı anlatan vaka değil; eleştirinin mantığını görünür kılan bir örnek.

Popper, psikanalitik açıklamaların gözlemlerle çatışmaya yeterince açık olmadığını savunuyordu. Bununla birlikte yanlışlanabilirlik tartışması, bütün psikanalitik kavramların aynı ölçüde sınanamaz olduğu anlamına gelmiyor. Eleştirinin hedefi, özellikle kendisini karşı kanıttan koruyan açıklama biçimleri. [1] DPI/INPE

Bir kuramın her şeye cevap vermesi, her cevabının doğru olduğu anlamına gelmez.

2. Terapist seni mi dinliyor, kendi teorisini mi?

İkinci eleştiri, terapi odasındaki yorumlama gücüne odaklanıyor: Danışanın anlattıkları, terapistin zihnindeki kurama uydurulabilir mi?

Bilim felsefecisi Adolf Grünbaum, psikanalitik görüşmelerden elde edilen verilerin terapistin beklentileri ve yönlendirmeleri tarafından şekillendirilebileceğini savundu. Bu durumda görüşme sırasında ortaya çıkan anlatı, kuramı bağımsız biçimde doğrulayan bir kanıt olmaktan uzaklaşabilir. [2] Cambridge Core

Okuyucu açısından mesele oldukça somut: Bir insanın yaşantısını anlamasına yardımcı olmak ile onun yaşantısının “asıl anlamını” onun yerine belirlemek arasında fark bulunuyor.

Andrzej Werbart’ın Freud’un vaka anlatılarını ele aldığı çalışması da danışanın kendi anlamlandırmasıyla uzmanın yorumuna tanınan üstünlük arasındaki gerilime dikkat çekiyor. [3] pubmed.ncbi.nlm.nih.gov

Bu eleştiri yalnızca psikanaliz için düşünülmemeli. Her terapist kendi yaklaşımının varsayımlarına fazla bağlanabilir. Psikanaliz açısından soru özellikle keskin: Danışanın itirazı, terapistin yorumunu yeniden düşünmesi için yeterli bir neden sayılıyor mu?

Bir yorumun derin görünmesi, danışanın gerçeğini doğru yansıttığını kanıtlamaz.

3. Etkileyici vaka öyküleri, sağlam bilimsel kanıtın yerini tutmaz

Bir kişinin yaşamını ayrıntılarıyla anlatan vaka öyküleri, insan deneyimini anlamak için değerli olabilir. Ancak bir tedavinin işe yaradığını göstermek, farklı sorulara da yanıt vermeyi gerektirir.

İyileşme gerçekten uygulanan yöntemden mi kaynaklandı? Zamanın geçmesi, yaşam koşullarının değişmesi veya destekleyici bir ilişki kurulması ne kadar etkiliydi? Benzer sorunları yaşayan başka kişilerde aynı sonuç elde edilebilir mi?

Psikanalitik vaka çalışmalarını inceleyen araştırmalar; anlatının seçilmesi, terapistin öznel değerlendirmeleri ve bulguların başka insanlara ne ölçüde genellenebileceği gibi sorunları tartışıyor. [4] Get Access

Buradaki eleştiri, vaka öykülerinin değersiz olduğu değil. Sorun, tek bir kişinin yaşantısından hareketle geniş kapsamlı neden-sonuç hükümleri kurulması.

Bugün psikanalitik ve psikodinamik araştırmaların yalnızca klasik vaka anlatılarından oluşmadığını da eklemek gerekiyor. Sistematik veri toplayan tek vaka araştırmaları ve kontrollü çalışmalar, bu yöntem sorunlarını aşma çabasının parçaları. [5] PMC

Bir hikâye bizi ikna edebilir; bilim, başka açıklamaların da sınanmasını ister.

4. Bu kadar zaman ve emek gerekiyorsa, karşılığını nasıl ölçeceğiz?

Psikanalize yönelik en gündelik eleştirilerden biri, yoğun uygulamaların gerektirdiği zaman ve maddi kaynak.

Bazı klasik psikanaliz uygulamalarında haftada dört veya beş görüşme yapılabiliyor. Bu sıklık, kişinin iş düzeninden ulaşımına ve bütçesine kadar pek çok alanı etkileyebilir. [6] pineanalysis.org

Bu nedenle eleştirinin güçlü biçimi “Uzun terapi kötüdür” değil; “Bu yoğunluk, bu kişi için hangi ek yararı sağlıyor?” sorusu.

Tedavinin hedefleri belirsiz kaldığında, sürenin uzaması tek başına ilerleme göstergesi sayılamaz. Danışanın günlük yaşamında, ilişkilerinde ve başvuru nedeninde neyin değiştiğinin konuşulması gerekir.

Öte yandan bütün psikodinamik terapileri yoğun klasik analizle eşitlemek de yanıltıcı. NICE’ın yetişkin depresyonu kılavuzunda, daha az şiddetli depresyon için kısa süreli psikodinamik psikoterapi genellikle 8–16 seanslık bir seçenek olarak yer alıyor. [7] Guidance

Terapinin uzunluğu, başarısının ölçüsü olamaz.

5. Terapinin işe yaraması, Freud’un bütün teorilerini doğrulamaz

Belki de en önemli eleştiri, tedavinin sonucu ile kuramın doğruluğunun birbirine karıştırılması.

Bir kişi psikodinamik terapiden yarar gördüğünde, bu bulgu uygulanan tedavinin etkisi hakkında bilgi verir. Ancak yararın ortaya çıkması, o süreçte kullanılan bütün açıklamaların veya Freud’un insan zihnine ilişkin bütün varsayımlarının doğru olduğunu tek başına göstermez.

Grünbaum’ın tartışmaya açtığı temel sorunlardan biri de klinik iyileşmenin, kuramın öne sürdüğü nedenleri doğrulamak için yeterli olup olmadığıydı. [2] Cambridge Core

Ters yönde bir genelleme de aynı ölçüde sorunlu: Freud’un bazı iddialarının eleştirilmesi, günümüz psikodinamik terapilerinin etkisiz olduğunu kanıtlamaz.

World Psychiatry dergisinde 2023’te yayımlanan kapsamlı bir şemsiye derleme, yetişkinlerde yaygın ruhsal bozukluklar için psikodinamik terapinin bilimsel kanıtlarla desteklendiği sonucuna ulaştı. Araştırmacılar, belirli alanlarda yanlılık riski ve tahminlerde belirsizlik gibi sınırlılıklar bulunduğunu da bildirdi. Bu sonuç, derlemede değerlendirilen tedaviler ve sorunlar kapsamında okunmalı; her psikanalitik uygulamaya aktarılmamalı. [8] PubMed

Tedavinin yarar sağlaması ile kuramın bütün ayrıntılarının doğru olması, iki ayrı iddiadır.

Psikanaliz eleştirilere nasıl yanıt vermeli?

Bu beş başlık, psikanalizin bilimsel ve klinik iddialarını değerlendirmek için somut sorular sunuyor: Açıklamalar sınanabiliyor mu? Danışanın görüşüne ne kadar alan açılıyor? Sonuçlar nasıl ölçülüyor? Tedavinin gerektirdiği emek, sağladığı yararla birlikte değerlendiriliyor mu?

Psikanalize yönelik en güçlü eleştiri, küçümseyici bir sloganla sınırlı kalmıyor. İnsan zihni hakkında ileri sürülen iddiaların hangi kanıta dayandığını ve hangi durumda yeniden gözden geçirileceğini soruyor.


Kaynakça

  1. Popper, K. Science: Conjectures and Refutations. Metne erişim
  2. Grünbaum, A. Précis of The Foundations of Psychoanalysis: A Philosophical Critique. Behavioral and Brain Sciences. Yayın sayfası
  3. Werbart, A. (2005). The patient’s private and canons of science: Freud’s case studies. International Journal of Psychoanalysis. PubMed
  4. Kaluzeviciute, G. (2022, çevrim içi yayın). Learning from past practices: An overview of criticisms for psychoanalytic case studies. The Scandinavian Psychoanalytic Review. DOI bağlantısı
  5. 2017 tarihli araştırma derlemesi. Beyond Clinical Case Studies in Psychoanalysis: A Review of Psychoanalytic Empirical Single Case Studies Published in ISI-Ranked Journals. Frontiers in Psychology. Tam metin
  6. PINE Psychoanalytic Center. Frequently Asked Questions. Bilgilendirme sayfası
  7. NICE (2022). Depression in adults: Treatment and management — NG222. Kılavuz
  8. Leichsenring, F. ve arkadaşları (2023). The status of psychodynamic psychotherapy as an empirically supported treatment for common mental disorders: An umbrella review based on updated criteria. World Psychiatry, 22(2), 286–304. DOI bağlantısı

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Psikoloji Haberleri