• BIST 106.926
  • Altın 151,266
  • Dolar 3,6716
  • Euro 4,3392
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 4 °C

Neurofeedback yöntemi nasıl uygulanıyor?

Neurofeedback yöntemi nasıl uygulanıyor?
Neurofeedback yöntemi nasıl uygulanıyor? Ne zamandan beri uygulanıyor bu yöntem? Hangi hastalara uygulanıyordu ilk bu yöntem?

Elif Ergu / Vatan


Dikkat eksikliği, öğrenme bozukluğu, kıskançlıkla ilgili bölümlerini iştahla okudum.

“Böyle bir yöntem var ve niye bilmiyoruz?” diye de merak ettim. Ne yöntemi mi? Aslında çok basit. Rahat bir koltuğa oturuyorsunuz, kafanıza elektrotlar takılıyor, beyin dalgalarınıza bakılıyor ve varsa bir düzensizlik, tedavi başlıyor ama ilaçla değil, yine aynı yöntemle...

Dünyada işadamları ve sporcular tarafından da kullanılan bir yöntem Neurofeedback. Bu yöntemden depresyon, otizm, epilepsi, şizofreni, alzheimer hastaları da yararlanıyor, performans artırmak, hayatındaki bir sorunu çözmek isteyenler de. İş performansını veya okuldaki başarısını artırmak isteyenler de bu yönteme başvurabiliyor, aşk acısı çekenler de.

* Neurofeedback yöntemi nasıl uygulanıyor? Uyurken mi, bir ilaç alınıyor mu, acı çekiliyor mu, vücuda elektrik veriliyor mu?

Çok basit. Önce beynin EEG’sini çekiyoruz. Sonra bize farklı nedenlerle başvuranlar oluyor, bunların hepsine yine aynı yöntemle işlemi başlatıyoruz. Hastaların kafasına elektrotlar yerleştiriliyor. Bir şapka geçiriyoruz genelde, jölemsi bir jel sürülüyor, beyin dalgaları 20 dakika izleniyor ve kaydediliyor. Daha sonra hastalara beyin dalgalarının nasıl olması gerektiği de izletiliyor. Hasta beyninin elektriksel akımını görüyor.

* Kaç kez yapılıyor bu işlemler?

Hastalara göre değişmekle birlikte her gün yarım saat uygulanıyor.

Bir ay sürüyor. Bu işlem yapılırken hasta bilgisayar karşısında oturuyor ve bir oyun izler gibi ekrandaki görüntüleri takip ediyor. İşte o oyunlar sayesinde beyin dalgaları olması gereken gibi düzeltiliyor.

Bu sistem İlk olarak epilepsi hastalarına uygulandı

* Ne zamandan beri uygulanıyor bu yöntem?

Çok eski aslında ama Türkiye’de pek bilinmiyor. 1989’da beyin dalgalarına bakarak psikiyatrik ilaçların tedavilere yanıt verip vermediğini araştırıyorduk. İlaçların etkisinin kısıtlı olduğunu gördüm. 1990’lı yıllarda Neurofeedback ile ilgili yayınlar çıkmaya başladı. New York ve Teksas’ta farklı 2 klinikte çalışmalar yapan uzmanların yanına gittim. “Nasıl bir şey bu?” diye baktım. Ben yetersizlikleri görüyordum. Tıpta yetersizlikler araştırmalara yönlendiriyor insanları. Psikiyatri eğitimi alıp da insanların iyileşmediğini görünce arayışa giriyorsunuz.

* Hangi hastalara uygulanıyordu ilk bu yöntem?

İlk olarak epilepsi hastalarına uygulandı. Benim oraya gittiğim dönemde, ilk görüşmelerde depresyonda hastalar iyileşmeyince, kişilere beynin kendi elektriksel akımını izletip düzenletmeyi deniyorlardı. Bana da bunu anlattılar ve gösterdiler. Ben ağız büktüm, “İlaçların yapamadığını nasıl yapıyor?” diye şaşırdım. Sonra sistemin içine girdim. Aleti uygulamaya başladım. Gerçekten de beynin hastalıklarında kanıtlanmış elektriksel akım bozuklukları var. Beynin elektriksel akımı incelenip kaydedildiğinde kişinin depresyonda olup olmadığı da anlaşılıyor. Bu FDA onaylı bir analist sistemi. Beynin bazı bölgelerinde elektrik akımı değişirse onu yeniden geriye döndürmeye de Neurofeedback yöntemi deniyor.

DEPRESYON HASTALARINDA OLUMLU SONUÇLAR ALINIYOR

* Siz o dönemde depresyonu tamamıyla ilaçla mı tedavi ediyordunuz?

Evet. Depresyon hastalarına ilaç veriyorsunuz, ilaç kullanımını kestiğinizde yine geriye dönüş oluyor. Oysa baktım bu yöntemde 10-15 gün gibi zamanda çok olumlu yanıtlar alınıyor.

* Uygulama bitince kalıcı oluyor mu?

Biz daha sonra yıllar süresince bu yöntemi uyguladık. Güzel olan da kalıcı olması. Ayrıca beyne elektrik de verilmiyor. Çok güzel doğal bir şekilde beynin iyileşme gücüne kavuşmasını sağlıyorsunuz.

* İlk NASA’da mı uygulanmış?

NASA’da ilk epilepsi hastaları için uygulanmış. O epilepsi vakalarının dikkat problemi, hayattan zevk almama gibi problemleri de vardı. Epilepsi hastalığında kullanılan ilaçlar da intihar eğilimi yaratabiliyor... Bu yüzden araştırmalar yapıldı. Şizofreniden migrene kadar farklı hastalıklarda beyinde elektrik akımı bozukluğu var.

* Kadın erkek farklılığı yok mu?

Beyin dalgalarına baktığınızda kültür ve cinsiyet farklılığı yok.

SON 10 YILDIR OLİMPİYAT OYUNCULARI KULLANIYOR

* Sporcular çok kullanıyor diyorsunuz, onlar nasıl yararlanıyor Neurofeedback yönteminden?

Son 10 yıldır olimpiyat oyuncuları kullanıyor. Doping sayılmıyor. Performans artırmak için 1 ay yapılıyor. Türkiye’de bu konular henüz çok yeni.

* Türkiye’de uygulananlar yok mu?

Çok az. Performans artırımı konusunda ciddi anlamda ilgili olanlar CEO’lar. Futbolcular ve futbol kulübü yöneticileri hâlâ farkında değil.

* Bu yöntemi kullanan futbol takımları var mı?

Milan, Real Madrid ve Chelsea kendi laboratuvarlarını kurdu. Oyuncular yararlanıyor bu yöntemden. Mesela bir oyuncu iyi ama sakin değil, kaotik olaylarda agresif oluyor, bu oyuncular için de bu yöntem çok önemli. Futbolda düşmeler de çok oluyor. Beyin de sarsılıyor. Elektrik akımı değişkenlikleri de olabiliyor. Bunların da farkedilmesi çok zor. Chelsea çok önemsedi bunu. Real Madrid, “İşler iyi gitmiyor” dedi ve Boston Üniversitesi’yle anlaştı, hemen başladı Neurofeedback yöntemini uygulmaya.

* Niye Türkiye’de bilinmiyor bu yöntem?

Türkiye’de literatürü okumayan hocalar var, bu yöntemin gelişmesini engelliyorlar.

Kıskanç kişilerin iş performansları da düşüyor

* Kıskanç kişiler, partnerini aldatanlar, çok eşliler de size başvuruyormuş. Onların da beyin dalgalarında sorun var?

Çok var. Mesela çalıştığı iş yerinde işi bırakıp defalarca birlikte olduğu insanı arıyor, stresli, sürekli “Doğru mu söylüyorsun, neredesin?” diye soruyor, tekrarlayıcı davranışlar içine giriyor. İş performansı düşüyor, hayata küsüyor... Bu tip sorun yaşayanların beyin dalgalarını kaydettiğimizde düzgün beynin elektrik akımını yaymadıklarını gördük. Beynin elektrik akımı normale dönünce, bu tip kişiler kendi kendilerine, “Bu yaptıklarımı yapmamam lazım” diyor.

* Siz bir şey söylemiyorsunuz?

Aynen. Saplantı halinde olanlarda da yani aşk bağımlılığı olanlara da bakıyoruz. Beynin iki yarımküresine bakıyoruz. Elektrik akımı düzensizlikleri görülüyor bu kişilerde de. Bir yanlış anlaşılma olmasın, beyin dalgalarına bakınca “Bu kişi aşk bağımlısıdır” demiyoruz, aşk bağımlılığından şikayet eden biri geldiğinde beyin dalgalarına bakıyoruz. Aynı şekilde bu kişilerin de beyin dalgaları düzelince aşk hastalığından kurtuluyorlar. “O insan hayatımda olmazsa olmaz” diyebiliyor.

* Ya aldatanlar, sık sık eş değiştirenler?

Onların beyinlerinin sol bölgesinde bir düzensizlik oluyor. Frenleme sistemlerinde problem var. Kadınlarda da erkeklerde de beynin sol ön tarafında sorun oluyor. Aldatmayı dürtüsel yapıyorlar. Ama frenleme sistemi devreye girerse aynı beyin “Eş değiştir”, “Bunu da dene” derken birden durduruyor.

* Vay!

Ama tabii ki bunu istemeleri lazım.

* Zorla eşlerini getirenler var mı?

Boşanmadan önce gelenler var. İstekli olurlarsa uygulama ikisine de yapılıyor. İlişkileri negatif olan kişiler elektrik akımı normal olunca “Benim problemim yokmuş” diyor. Düzensizlik olunca negatif şeyler görülüyor, tersi olunca pozitifler açığa çıkıyor. Biz çiftlere “Evli kalın” ya da “Boşanın” demiyoruz. Zaten bizlere de genelde yardım almak isteyenler geliyor.

Bilgisayar bağımlılarının beyninde dopamin oluşuyor

* Bağımlılarla ilgili bölümlerde şaşırtıcı değişiklikler var. Kumar bağımlılarına bir yararı var mı?

Bir kere bir kumar bağımlısı geldi. Adam hayatını kumardan kazanıyor. Kadın kocasının kumar bağımlılığından ve agresifliğinden söz etti, ben de “Bu bağımlılıktan vazgeçerse oynamaz” dedim, ama karısı “Kalk gidelim” dedi. Çünkü kumar sayesinde lüks hayatları vardı. Dediğim gibi bu yöntemin uygulanması için öncelikle kişi istekli olmalı.

* Bilgisayar ve internet bağımlılığıyla ilgili de özellikle yurt dışında çok tercih edilen bir yöntem Neurofeedback.

5 saat veya 15 saat bilgisayar ortamında kalanlar var. Zevk alıyorlar bunu yaparken ve beyinlerinde dopamin oluşuyor. Eğlenceli bir iş yapınca artıyor bu madde. Bilgisayar elinden alınınca dopamin düşüyor ve hırçınlaşıyor. Biz elektrik akımını düzeltince dopominlerini düzenlediklerini düşünüyoruz ki beyin saatlerce bilgisayarda oyun oynamadan da zevk alabileceğini gösteriyor. Harvard Üniversitesi 1997 yılında bilgisayar bağımlılıları ile ilgili yataklı ünite açtı. Ben o sırada Yale Üniversitesi’nde ihtisas yapıyordum. Çocukların günde 2 saatten fazla bilgisayar başında olması bağımlılık oluşturuyor ve gerçek hayattan kopuyorlar. Beynin gelişimi de ketlenmiş oluyor. İnce motor becerileri ve göz koordinasyonları da zayıflıyor. Türkiye’de de ebeveynler çocuklarını bilgisayar bağımlılığından kurtarmak için bize getiriyor.

Vatan

Bu haber toplam 22385 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
vahit
20 Kasım 2016 Pazar 18:52
18:52
Çok iyi doktor Tanju hoca.
68.190.119.236
KOCAELİ NFB TERAPİ MERKEZİ
2010-09-02 14:47:58
KOCAELİ NFB TERAPİ MERKEZİ
KOCAELİ NFB TERAPİ MERKEZİ Elektrofizyoloji - Neurofeedback ( ADHD –ADD,Down sendromu,Otizm,Asperger,Epilepsi,Bipolar bozukluk,Panik atak,Alzheimer,İnme,Tourette -Öğrenme bozuklukları - Uyku bozuklukları - Obezite - Dislexi - Anorexia - Blumia - Horlama - Migren - Bazı allerjiler -Tırnak yeme - Diş gıcırdatma – Adet ağrıları,Alkolizm ) Modern yaşamın beklentilerini ne kadar sağlayabiliyoruz? Günümüz dünyasının yüksek temposu bedenimizle beraber beynimizi de zorlamakta. Öğrencilikle başlayan, iş ve sosyal yaşam ile süren beklentiler ve başarılı olma zorunluluğu çoğu zaman gereğinden de fazla bir yükü omuzlarımıza yüklemekte. Stres artık hepimizin yaşamının bir parçası. Kendinden beklenenleri karşılamaya çalışan beynimize yardımcı olmazsak yorulduğunda kısır döngüye girer ve değil çalışmayı, dinlenmeyi dahi beceremez hale gelir. Kendinizi daha çok tanımak ister misiniz? Beynimiz çalışırken çok küçük elektrik akımları üretir. İş yaparken veya dinlenirken bu akımların ritmi değişir. Ne yazık ki biz bunların farkında değiliz. Eğer farkına varabilseydik, beynimizin kapasitesini artırabilecek ve böylece daha az hata yapacaktık, daha dikkatli olacaktık, daha başarılı ve mutlu olabilecektik. Neurofeedback (NFB) ile bu akımları ses ve görüntü haline getiriyoruz. Beynimizin farkında olmadığımız ritimleri ve anlatmak istedikleri... Söz konusu dalgaların en yavaşı, saniyede 0.5-4 kere tekrarlayan (0.5-4 Hz) delta dalgalarıdır. Uykuda baskındır. Koma, kafa travmaları, şiddetli sıkıntı halleri gibi durumlarda uyku dışında da artar. Dört yaşından sonra gözler açıkken artmış olması dikkat problemlerinin varlığına işaret eder. Saniyede 4-8 kez tekrar eden (4-8 Hz) teta dalgaları sağlıklı kişilerde yaratıcılık ile ilgilidir. Ancak hezeyanlar, gerçeklerden kopma ve bazı epilepsilerde artar. Alfa dalgaları ise 8-12 Hz sıklığında olup gevşek, uyanık ve geniş bir farkındalılık hali ile beraberdir. Müzmin ağrıları, stres ile ilgili rahatsızlığı ve mizaç bozukluğu olan kişilerde çok düşük seviyelerdedir. Alfa dalgaları korku, kaygı ve dikkat eksikliklerinde de düşüktür. Sakin bir vücut hali ve aktif bir zihin ile dış dünyaya dikkatin yönelmesi, iyi bir dikkat, bilgilerin belleğe alınması ve hatırlanması ile bağlantı, 12-14 Hz lik dalgalara SMR (sensori-motor ritim) adı verilir. Aşırı hareketlilik, dikkat eksikliği, kaygı ve panik durumları, obsesif kompulsif bozukluk ile diğer stres rahatsızlıklarında ve migrende azalmış olarak bulunmuştur. Saniyede 12-16 kere tekrarlayan beta-1 dalgaları normal durumlarda yüksek düşünce süreçleri, mantıksal-analitik problem çözme ve odaklanmış dikkat ve konsantrasyon ile ilgilidir. Dikkat eksikliklerinde depresyonda, psikotik hallerde, madde bağımlılığı ve kötüye kullanımında düşüktür. Normalde fizyolojik canlılık, tehdide karşı savunma ile ilişkili olup stres ile ilgili hastalıklarda yükselen beta-2 dalgaları 16-24 Hz sıklığındadır. Beyninizi kendiniz programlayın NFB ile beyin dalgalarını değiştirmeyi bisiklete binmeyi öğrenmeye benzetebiliriz. İlk bindiğimizde dengeyi sağlamada zorlanır, bilinçli olarak dengemizi düzeltmeye çalışırız. Biz bunları yaparken vücudumuz bilincimiz dışında çeşitli dokunma ve hareketle ilgili kas ve sinir faaliyet bilgilerini beynimize yollar. Beyin bu bilinçdışı feedback’leri (geri bildirimleri) kullanarak iyi bir denge için gerekli programı yapar. İşte bu tür bir program “yazıldığında” bisiklete zorlanmadan ve bilincimizi kullanmadan bineriz ve bunu asla unutmayız. NFB ile neyi amaçlıyoruz? NFB’ten kimler yararlanabilir? NFB ile gevşeme ve dikkat etme kapasitemizi arttırmayı ve bunu aynen bisiklete binmek gibi, gerektiğinde otomatik olarak devreye sokmayı öğreniriz. Yukarda açıkladığımız beyin dalgaları NFB egzersizleri ile kişinin kendisi tarafından istenilen yönde değiştirilebilir. Örneğin, teta dalgaları azaltılırken beta dalgaları artırılarak kişinin daha dikkatli olması sağlanır. Bu egzersiz özellikle “dikkat eksikliği” gösteren çocuklarda başarılı olmaktadır. Aşırı hareketli çocuklarda da yine teta dalgaları azaltılırken SMR artırılmakta, aşırı hareketlilik denetim altına alınmaktadır. NFB’nin en çok kullanıldığı rahatsızlıklar: dikkat eksikliği ve hiperaktivite (aşırı hareketlilik), madde bağımlılığı ve madde kötüye kullanımı, mizaç bozuklukları (depresyon), kaygı ve panik halleri, obsesif-kompülsif bozukluk, migren ve epilepsi gibi durumlardır. Tedavide olduğu kadar üstün performans elde etmede de NFB yöntemi kullanılmaktadır. Örneğin herhangi bir rahatsızlığı olmayan, ancak yaratıcılığın artırılması, iş yükü ile başa çıkmayı kolaylaştırma, sürdürülmesi gereken sıkıcı bir işte sebat etme, stresten daha kolay kurtulma, dikkat odaklanması istendiğinde çeşitli NFB protokolleri uygulanır. Öğrenciler, sporcular, dealerlar, satış sorumluları, pilotlar, brokerlar ile yapılan NFB egzersizleri ile olumlu sonuçlar alınmaktadır. NFB nasıl ve kimler tarafından uygulanıyor? NFB, diğer tüm biofeedback cihazlarında olduğu gibi tamamen güvenilir ve dünya standartlarına uygun cihazlarla gerçekleştirilmektedir. NFB sırasında yalnızca beyindeki elektriksel değişimler kaydedilmekte, hiçbir şekilde kişiye elektrik akımı veya zararlı bir uyaran verilmemektedir. Cihazlar pil ile çalıştığından elektriksel olarak güvenlidir. NFB’de kişinin kendi beyin ritimleri ayrıştırılmakta ve kişiye ilgisini çekecek görsel ve işitsel uyarılar şeklinde geri bildirilmektedir. NFB eğitimi sonuçlarının alınabilmesi için hangi ritimlerin baskılanacağı veya güçlendirileceğine veya ne tür bir beklentiye cevap verileceğine bağlı olarak eğitim seanslarının sayısı, aralıkları ve süresi değişebilmektedir. Ortalama olarak 20 ila 40 seansta olumlu sonuçlar elde edilirken bazı özel durumlarda seanslar 80’i bulabilmektedir. NFB’in riski ve yan etkisi yoktur. Seanslar sırasında, hem kişi olay hakkında bilgilendirilmekte, hem de terapist o kişi için en uygun parameterleri seçerek ince ayarları yapıp, NFB seanslarının amaca en uygun şekilde gerçekleştirilmesini sağlamaktadır. Herhangi bir ilaç kullanılmamaktadır, bu yüzden de herhangi bir yan etki sözkonusu değildir. NFB’in etkisi kalıcıdır. NFB’i üstün kılan temel özelliklerden bir tanesi de seanslar bitiminde elde edilen kazanımların, uzun süreli ve hatta tüm ömre yayılacak şekilde kalıcı olmasıdır. NFB’in olumlu etkisini kendiniz ve çevreniz gözlemleyebilir. NFB ile amaçlanan ve elde edilen kazanımlar hem kişinin kendi yaşamında gözlemlediği sübjektif deneyimleri ile hem de tarafımızdan gerçekleştirilen objektif testler ile değerlendirilmektedir. NFB, hangi bilim adamları tarafından uygulanmaktadır. Önümüzdeki yıllarda tüm gelişmiş ülkelerin eğitim programlarının doğal bir parçası haline gelecek olan NFB ülkemizde İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Elektrofizyoloji Laboratuarlarında Prof Dr Sacit KARAMÜRSEL,, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi FTR A.D,IREM SAĞLIK Prof Dr Erbil DURSUN Nöropsikiyatri Hastahenesinde Prof Dr M.Kemal ARIKAN,Prof Dr Oğuz TANRIDAĞ Prof Dr Nevzat TARHAN İstanbul Yaşam Sağlık Psikiyatrist Tanju SÜRMELİ Medi İstanbul Hastahanesi Nörolog Dr Güçlü ILDIZ ve KOCAELİ NFB TERAPİ MERKEZİ PSİKOLOG MELTEM KIRMIZI tarafından uygulanmaktadır. Huzurlu ve sevgi dolu bir ortamda kişilerin gereksinimlerine göre ayarlanan ve uygulanan NFB programlarında kişinin alacağı eğitim hakkında ayrıntılı bilgi verilmekte ve kişinin kaydettiği ilerlemeler de kendisine iletilerek devamlı bir iletişim çemberi içinde istenen sonuçlara ulaşılmaktadır. Herkesin NFB’le kazanabileceği bir şey vardır. Performansı düşük beyinler NFB egzersizleri ile beyin ritimlerini eğiterek kendilerini geliştirebilirken, performansı zaten yüksek olanlar da daha iyiye doğru ilerleyebilirler KOCAELİ NFB TERAPİ MERKEZİ: HACI HASAN MAH İNÖNÜ CAD. ESER İŞ MERKEZİ KAT 1 DAİRE 1 KOCAELİ İLETİŞİM: 0262 322 55 51/ 0 507 247 19 01 http://web.kobiline.com/web/pisikoart
Diğer Haberler
  • Hava Kirliliği Depresyona Mı Sokuyor?25 Şubat 2017 Cumartesi 20:25
  • Hatırlamak Mı Zor Unutmak Mı?25 Şubat 2017 Cumartesi 19:56
  • Hamilelik Psikolojisi Babalara da Yansıyor!25 Şubat 2017 Cumartesi 18:49
  • Acil Servislerde Görülen Psikiyatrik Durumlar02 Şubat 2017 Perşembe 14:22
  • Vajinismus Hastalarının 8 Fobisi22 Ocak 2017 Pazar 13:40
  • Antidepresanlar Boşanmayı Etkiliyor11 Ocak 2017 Çarşamba 20:20
  • Psikiyatrik Tedavide Beyin Chek-Up'ı Önemli10 Kasım 2016 Perşembe 07:41
  • Akran Zorbalığının Nedeni?07 Kasım 2016 Pazartesi 19:33
  • ANKSİYETE BOZUKLUKLARI31 Ekim 2016 Pazartesi 18:11
  • Fobik Misiniz?28 Ekim 2016 Cuma 16:28
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2017 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim