• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 32 °C
  • Ankara 30 °C

Yorgunluk ve Bahar Yorgunluğu

Saniye EFENDİOĞLU

Yorgunluk çok sık duyduğumuz, hissettiğimiz, karşılaştığımız bir durumdur. Günlük hayatta hemen herkesin geçici sürelerle yaşadığı doğal yorgunluk duygusu ile “tıbbi belirti olan yorgunluk” arasında fark vardır. Tıbbi belirti olan (patolojik) yorgunluk dinlenmeyle geçmez, günlük yorgunluklar dinlenmeyle geçer. Patolojik (hastalık) yorgunlukta kişi hem sürekli yorgunluk hisseder hem de yorgunluğa eşlik eden isteksizlik ve motivasyonsuzluk vardır.

Patolojik yorgunlukta hastaların en temel şikayeti çabuk yorulmadır. Eskiden yorulmadan yaptıkları işleri hem çok yorularak yapmaya çalışırlar hem de işlerini bitiremezler. Ev hanımı artık bulaşık yıkarken yorulduğunu, cerrah eskiden günde beş ameliyat yaparken artık ilk ameliyatta enerjisinin tükendiğini hisseder. Güçsüzlük enerji yokluğu duygusuna kas, eklem ağrıları eşlik eder. Çabuk yorulan kişilerde motivasyon yitimi, kolay sinirlenme, unutkanlık, dikkatini toplayamama, okuduğunu anlayamama, uyku bozuklukları gibi belirtiler görülebilir. Dikkat edilirse bu belirtiler insanın verimini, başarma yeteneğini azaltan sorunlardır.

Psikolojik yorgunluğun ağır ve stresli çalışma şartlarından kaynaklandığını gösteren araştırmalar vardır. Psikiyatrik hastalarda görülen yorgunluk birkaç grupta toplanabilir

Depresyon yorgunluğu

Son yıllarda depresyonun bir beyin hastalığı olduğu kesin olarak anlaşıldı. Beynin aktif enerjik olma ile ilgili hücrelerinde serotonin ve noradrenalin maddelerinin eksikliğinde hasta kronik yorgunluk ve enerji azalması duygusu içine girer.

Her iş zor gelir. Daha önce yaptığı günlük işlerinin yarısını bile yapamaz hale gelir. Kişinin kendisini halsiz, yorgun, isteksiz, mutsuz hissetmesi şeklinde tanımlanan bu durum üç günden daha uzun sürerse psikiyatrik tedavi önerilir.

Kronik Yorgunluk Sendromu

Kronik yorgunluk sendromuna bir virüs neden olur. Hafif ateş, bitkinlik, enerji azalması, depresyon ve karaciğer fonksiyonlarında bozulma görülür. Yapılan araştırmalarda beyinde kortizolün salgılanmasını düzenleyen hormonun yeterli sentezlenmediğini göstermektedir.

Sürekli baş ağrısı, ensede kerpetenle sıkılıyormuş hissinin duyulması, göz önünde benek uçuşması sık görülür. Hormonal inceleme ve mikrobiyolojik araştırma yapıldıktan sonra tedaviye antidepresan ilaçlar eklemek gerekebilir.

Uyku ritmini düzenlemek, bol su içmek (günde üç litre), B ve C vitamini içeren taze sebze meyve yemek hastalara iyi gelir. Hangi tür yorgunluk olursa olsun hastanın zihni sürekli bir sorunla meşgulse beyni yorulacaktır. Beyni yorulan bir kişinin vücudu da yorulur. Vücut yorgunluğu eğer hastalıktan kaynaklanmıyorsa dinlenmeyle geçer. Yorgunluk dinlenme ile geçmiyorsa psikiyatrik sorunun varlığına işaret eder. Burada anlatılan yorgunluk kansızlık, kalp hastalıkları, kanser hastalarının yorgunluğu gibi bedensel bir hastalıktan kaynaklanmayan yorgunluk çeşididir.

Bahar yorgunluğu

Bahar mevsiminde doğal olarak havadaki elektrik yükü artıyor. Bu yük havada bulunan pozitif ve negatif yüklü iyonlar aracılığıyla taşınmaktadır. Bu taşıma dengesi bozuklukları iklim değişikliği dönemlerinde sıkça karşımıza çıkar ve insanlarda yorgunluk belirtileri ve ruhsal sıkıntılara bile yol açarak rahatsızlık sebebi olur.

Havadaki elektrik yükü şehirlerde ve de özellikle büyük şehirlerde hava kirliliğinden dolayı daha fazla olduğundan şehirde yaşayanlarda bahar yorgunluğu daha sık görülür. Bahar ayının ve güneşin getirdiği rehavet duygusuna, stres ve gerginlik duygusu da eklenince insanda mevcut olan birçok hastalık da negatif olarak etkilenmektedir.

Sağlıklı beslenme günde 2,5-3 litre su içmek, çay ve kahve tüketimini azaltmak, taze sebze ve meyve yemek, spor yapmak yorgunluğun giderilmesi için önemlidir. Günlük işleri engelleyecek düzeyde olan yorgunluk belirtilerinde doktora gidilmesi gerekmektedir.

Bu yazı toplam 5477 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim