• BIST 90.061
  • Altın 144,927
  • Dolar 3,6135
  • Euro 3,9003
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 9 °C

Yorgunluk Hastalık Belirtisi Olabilir!

Yorgunluk Hastalık Belirtisi Olabilir!
FERHAN KAYA POROY, Radikal Gazetesi'ndeki son yazısında Yorgunluğun yaşamımızdaki etkilerini Prof. Dr. Birsen Kavaklı ile konuştu...

FERHAN KAYA POROY / Radikal Gazetesi


Bazen hiç fiziksel aktivitede bulunmasak bile yorgun hissediyoruz. Her mevsimde ve her saatte karşımıza çıkabilen, çoğu zaman pek önemsemediğimiz bu durum tiroidden kansere birçok hastalığın belirtisi olabilir.

Sporun bahar yorgunluğu üzerindeki etkileri neler?
Spor sadece baharda değil, her zaman yapılması gerekenler listesinin başında yer alıyor. Yüzme ve yürüyüş her insanın hayatında olmazsa olmazlar arasında yer almalı. Kardiyo sporları mutlaka eğitmen gözetiminde ve doktor tavsiyesi ile yapılması gereken sporlar arasında. Oysa yüzme ve yürüyüş hayatın ritmini çok da değiştirmeden yapılan sporlar. Spor fiziksel, psikolojik ve metabolik sağlık için de çok gerekli. Toplumun neredeyse yarısını ilgilendiren şeker hastalığı ve metabolik sendrom denen hastalığın temelinde egzersiz yapmamak yatıyor. İnsülin direnci bire bir hareketsizlikle alakalı bir şey. Genetik faktörlerin üzerine modern çağın getirdiği hareketsizlik de eklenince tablo tamamen değişiyor. İnsanlar spor yapmayınca kasların özel bir grubunun liflerinde artış oluyor. Kaslarda üç tip lif var. Bu artan tip insüline direnç gösteriyor. Devamlı oturan kişilerde bu lifler artıyor. Artınca da insülin direnci ortaya çıkıyor, pankreas çok insülin salgılamaya başlıyor. Bu fazla salgı hipoglisemi yapıyor. Böylece kan şekeri hızla yükseliyor ve hızla düşüyor. İnsanlar acıkıyor, tatlı yemek istiyor ve obezite artıyor. Bunun temelinde hareketsizlik var. Hareket edildiğinde, örneğin tempolu yürüyüş yaptığınızda bu kas lifleri ve insülin direnci azalıyor.

Spor yorar mı, yorgunluğu önler mi?
Düzenli, orantılı ve yerinde yapılan spor insanı daha zinde kılar. Özellikle de bahar yorgunluğu yaşayanlarda son derece olumlu sonuçlar ortaya çıkarır. Spor metabolizmayı değiştirir, vücuttaki yağ dağılımını düzenler. Bu, insanın psikolojisinde pozitif bir etki yaratır. Özelilkle açık havada yapılan yürüyüşler insana hem sağlık hem de moral verir. Her sabah yapılan yürüyüş kişiyi daha zinde kılar.

Pozitif düşüncenin etkisi var mı?
Bahar çok güzel bir mevsim. Çiçekler açıyor, doğa uyanıyor, ağaçlar tomurcuklanıyor. Bu dirilişten insanın da nasibini alması gerekiyor. İnsanların bir şeylere ilgi duymaları, günlük streslerini bu yolla atmaları çok önemli. Kendisini monoton yaşantıdan uzaklaştıracak bir aktivite herkese iyi gelir.

Bahar yorgunluğunun görülme sıklığıyla ilgili bilgiler var mı?
Güneşin az olduğu yerlerde insanlar çoğunlukla depresif bir ruh hali içinde oluyor. Güneşsiz saatlerin mutsuzluğunu, karamsarlığını çoğunlukla alkolle atmaya çalışıyorlar. Bu ülkelerde alkolizm oranı işte bu nedenle daha yüksek. Bahar yorgunluğu tüm dünyada görülen bir durum ama güneşin az olduğu ülkelerde bu tip sendromları yaşayan insanların sayısı daha fazla. Yaş açısından, gençlerde ve orta yaşlılarda da yaşlılara oranla daha çok görülüyor. Nedeni de çok basit. Yaşlılar zaten yaşları ve buna bağlı hastalıkları nedeniyle çeşitli yorgunluklar yaşıyor. Oysa gençler normalde dinçken bahar döneminde uyanamama, uyuklama hali, işe gitmek istememe, hiçbir şey yapmak istememe gibi belirtilerle bahar yorgunluğu semptomları gösterebiliyor. Gençler ve orta yaşlılar çalışma tempoları gereği spora ve diğer aktivitelere zaman ayıramadıklarından bahar yorgunluğunu atmaları daha zor. Oysa emeklilik çağına gelmiş kişiler arkadaş sohbetleri ve spor için daha fazla zaman ayırabiliyor. Bu da onları baharın yoran etkisinden koruyor. Bir de bahar yorgunluğuna karşı çok etkili bir yol olan tatili öneriyorum.

Nasıl yani? Bahar yorgunluğuna karşı tatil mi?
Evet, çok doğru. İnsanlar tatillerini genellikle sıcak yaz aylarından kullanmayı tercih ediyor. Oysa böylesine bir değişimin yaşandığı bahar ayları da kısa tatiller için çok ideal. Hele hele kişi bahar yorgunluğu sendromlarıyla karşı karşıya kaldıysa o zaman mutlaka bir tatile çıkmasını öneriyoruz. Değişik bir şey yapmak insanı içinde bulunduğu sıkıntılardan ve yorgunluktan kurtarır.

Peki onu yaptık, bunu yaptık ama yine bu yorgunluk bitmiyorsa…
Bahar yorgunluğunun iki veya üç hafta içinde bitmesi gerekir. Bitmiyorsa ortaya çıkan duruma ‘kronik yorgunluk sendromu’ diyebiliriz. Burada çinko, selenyum gibi birtakım minerallerin eksikliği söz konusu olabilir veya altta yatan daha önemli hastalıklar olabilir. Depresyon, hipotiroidi, böbreküstü bezi yetmezliği, anemiler yorgunluk sebebi olabilir. Anemilerde hasta yataktan kalkmak istemez, saçları dökülür, tırnakları kırılır. Ama kimse buna bir anlam yüklemez. ‘Bahar yorgunluğu’ deyip geçiştirir. Oysa ortada ciddi bir hastalık tablosu vardır. İştah azalması, uyku hali aşırı derecelerde görülür ve iki haftadan fazla sürerse doktora danışmak gerekir.

Peki yaşanan kronik yorgunluk sendromu ise nasıl tedavi edilir?
Bunun da en iyi ilacı tatile çıkmaktır. Kişi imkanlarını zorlamalı ve birkaç günlüğüne de olsa bulunduğu ortamdan uzaklaşmalıdır. Tatiller insanı hem kronik yorgunluktan hem bahar yorgunluğundan korur. Yılda bir kez tatile gitmek yeterli değil. Özellikle yoğun tempoda çalışan kişilerin tatillerini bölerek kullanmaları, yılda üç kez tatil yapmaları daha iyi oluyor.

Yorgunluğa neden olan hastalıklar neler?
Yorgunluğun en sık belirti olarak görüldüğü hastalık herhalde anemidir. Çünkü oksijen taşıyan hemoglobin eksikliği, kişiyi bazı hareketleri yapmaktan alıkoyar. Eksik olduğu zaman yorgunluk meydana getirir. İkinci sıraya depresyon gibi psikosomatik hastalıkları koyabiliriz. Hipotiroid başta olmak üzere endokrin hastalıklar da öyle. Hatta hipotiroid hastalarının etraflarında tembel olarak tanımlanan kişiler olduğu söylenir. Yine endokrin hastalıklarından şeker hastaları da sürekli yorgun, bezgin ve güçsüz hissederler. Şeker seviyeleri yüksek olduğu zaman günlük yaşamları bile kesintiye uğrayabilir.

Kanser belirtisi olabilir mi?
Birtakım erken onkolojik hastalıkların belirtisi de olabilir tabii. Kanser hücreleri hastanın tüm vücut sistemlerini bozarak yorgunluğa neden olabilir. Örneğin kansızlık yapmışsa, beslenmeyi bozuyorsa yorgunluk yaratabilir. Bir de tümörler insan organizmasına göre çok hızlı metabolik aktivitiye sahiptir. Şekeri daha hızlı tüketip kişinin kan şekerini düşürürler, oksijeni daha çok harcarlar. Çünkü tümörler hızlı büyüyen dokulardır. Gereksinimleri de çok fazladır ve kişinin aleyhine alıp bunları harcadıkları için de kişi kendini yorgun hissedebilir.

Peki ya kalp hastalıkları?
Kalp yetmezliklerinin de en önemli belirtilerinden biri yorgunluk. Hatta kalp hastalıklarının en erken bulgularından biri. Kapak lezyonu ya da kalp damar hastalıkları, kalbin oksijen ihtiyacını karşılamasına engel oldukları için yorgunluk yaratırlar. Kişi bir kat merdiven bile çıksa yorulur, bacakları kesilir, nefessiz kalır.

Yorgunluğun fiziksel güç ve kondüsyonla da ilgisi var değil mi?
Çok ilgili. Kondüsyonlu ve güçlü bir kişinin yorulması daha geçtir. Evde oturan yaşlı bir teyze evin içinde bir odadan diğerine giderken bile yorulabilir. Benim yemek yemekten yorulan hastalarım bile olabiliyor.

Hastalık belirtisi yorgunlukla sıradan yorgunluğu nasıl ayırt ederiz?
Kişi, daha önce yorulmadan rahatlıkla yapabildiği işleri artık yorularak yapıyorsa bir doktora başvurmalı, bunun sebebi araştırılmalıdır. Hatta kişinin özgüveninin azalması, kendine bakmaması da bir soruna işaret edebilir. Aslında geçici değil. kronik yorgunluk olduğunda ciddi bir duruma işarettir. Kısacası yorgunluk bir semptomdur. Baştan tırnağa sistematik bir araştırma gerektirir.

Yorgunluğun şiddeti ve süresi de bir ölçüt müdür?
Evet, tabii. Kişi ne kadar dinlense de kendini dinç hissetmez. Sabahları yorgun uyanır. Ama dediğim gibi bunun bir ölçütü yoktur. Biz, hastanın söylediklerine güvenir daha sonra araştırırız altında ne yatıyor diye. Ancak bazen yorgunluk yanlış da algılanabiliyor. Ayrıca bir hastalık nedeniyle yorgunluk varsa onunla birlikte başka belirtiler de ortaya çıkıyor tabii.

Objektif bir kriteri yok
Yorgunluğun tanımı Yorgunluğun bugüne kadar tam bir tanımlamasının yapılabildiğini sanmıyorum. Yorgunluk kişinin yaşam tarzına bağlıdır. Kimi en hafif bir işi yaparken bile kendini yorgun hisseder, kimisi de ne yaparsa yapsın yorulmaz. Yorgunluğu, normalde bir insanın günlük işlerini yaparken kendini yorgun hissetmesi, yetersiz hissetmesi olarak tanımlayabiliriz. Kimi insan yaşından hiç beklenmedik bir şekilde atak olabilir. Mesela kapı çalındığında birçok yaşlı, gençlerden hemen önce kapıyı açmak için davranır. Ama gençler yerlerinden kalkmak istemez, yorgun hissederler. Yani yorgunluğun objektif bir kriteri yoktur. Ama tabii ki yorgunluğa sebep olan, yorgunum diyen insanı da ciddiye alıp araştırmak gerekir. Bir kişi kendisini yorgun hissediyorsa mutlaka bir sebebi olmalı.

Yorgunluğa hangi belirtiler eşlik ederse doktora başvurmak gerekir? Üşüme, saç dökülmesi, tırnak kırılması gibi başka bulgular varsa, kabızlık varsa, kilo kaybı varsa, bu çok ciddi sonuçlara yol açabilir. Yapılabilecekler arasında spor vardır. Spor yaparak kişi eforunu artırabilir. Dengeli ve sağlıklı beslenerek, toksik maddelerden uzak durarak, düzenli yaşayarak yorulmasını geciktirebilir.

Bu haber toplam 2269 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Stresin En çok Etkilediği alan: CİLT22 Ağustos 2016 Pazartesi 12:35
  • Bütün Gün Oturarak Çalışıyorsanız Dikkat!28 Temmuz 2016 Perşembe 14:18
  • Kronik Hastalıklar Akıl Sağlığını Bozuyor05 Haziran 2016 Pazar 11:01
  • Oruç Tutarken Halsizliği Önlemenin Yolları!30 Mayıs 2016 Pazartesi 20:59
  • Kanserin Psiko-Sosyal Etkileri Var19 Mayıs 2016 Perşembe 13:19
  • Neden Kilo Alırız?18 Mayıs 2016 Çarşamba 18:57
  • Bilinçaltımız da Bizi Hasta Ediyor!09 Mayıs 2016 Pazartesi 11:59
  • Bebeklerde En Sık Karşılaşılan Sorun?02 Mayıs 2016 Pazartesi 20:07
  • İnatçı Depresyona Elektroşokla Müdahale20 Nisan 2016 Çarşamba 20:21
  • Çocuklar Neler Yutuyor?19 Nisan 2016 Salı 18:46
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim