• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -10 °C

Yeni Menemen Planları Yapılıyor Olabilir

Prof. Dr. Nevzat Tarhan

1990 Körfez Savaşı  öncesi ABD’nin Saddam’a “Sen Kuveyt’e gir biz senin arkandayız”  dediğini daha sonra Saddam’ın nasıl satıldığını hepimiz biliyoruz.

Aynı şekilde Genelkurmay’a bazı karanlık odakların “Toplumun bu kesimine karşı eylemler yap biz senin arkandayız” deme ihtimali çok güçlüdür.

Mamafih bütün eylemlerin 1993’de dönemin GNK Başkanı Karadayı’nın Belçika’da yaptığı NATO toplantısı ile eşzamanlı başladığını  biliyoruz. Şimdi aynı odaklar TSK’yı yalnız bıraktılar.

Toplumun bir kesimini düşman unsur olarak tanımlayan ordumuz maalesef bu toplumun düşmanlarını  sevindirdi.

Deniz Albay Varımlı

Sağlam karakteri ile tanınan zamanında Çakıcı tarafından tehdit edildiğini söyleyen darbe günlüklerinde adı geçen Deniz Kuvvetleri’nin pek çok gizli işini bilen Albay Ali Belgutay Varımlı sır bir şekilde 10 ncu kattan düşmüş olarak bulundu.

Yakınlarının ifadesine göre sabah namazını kılmış sigara içmek için balkona çıkmış muhtemelen intihar etmiş. Ancak hiç inandırıcı değil, onuruna bu derece düşkün bir subay kendini yüksekten atarak intihar etmek gibi onurunu zedeleyecek bir davranışta bulunmaz.

Bence bu intihar biçimi şüpheli, tam Deniz Kuvvetleri cuntası deşifre edildiği gün, yani ‘Kod adı kafes’ planı basına yansıdığı gün, olaylarla tanık olarak ilgisi olan Denizci Albay yaptıklarının meyvesini topladığı gün neden intihar etsin?

TSK iki başlı mı?

‘Kod adı kafes’ isimli darbe eylem planına adli müşavir parafesi olmadan aklı başında hiç bir kurmay subay imza atmaz. TSK’nın içinde emir komuta zinciri dışında çalışan bir yapılanma ve normal hiyerarşi dışından olan bir örgütleme olma ihtimali çok yüksek.

Bu örgütlenmenin sadece askerlerden oluşması mümkün değil. Medya, iş dünyası ve sivil toplum örgütleri ayakları gerekli.

Aslında Milli Güvenlik Kurulu’na bağlı çalışan psikolojik harekat birimleri var ve MGK’da GATA’dan görevlendirilmiş psikologlar var. Sadece rektörlerden sorumlu bir masa olduğu gibi pek çok masalar da var.

Bu planın TSK bünyesinde değil MGK bünyesinde hazırlanması daha akla uygundur. MGK ya irtica ile mücadele etme görevini veren otorite de sivil iradedir. TSK sorumluluğu gereği durumdan vazife çıkarır.

EMASYA planları pratik darbe aracı olarak halen geçerlidir. Sivil irade adil olmayan mevcut  hukuk sistemini değiştiremezse yeni bir 367 ile karşı karşıya kalabiliriz.

Belgelerin sahte olma ihtimali

Bu eylem planlarının  ‘TSK ya sipariş verilen eylem planları ve psikolojik operasyonları’ olma ihtimali sahte olma ihtimalinden daha yüksek.

Çünkü planlanan operasyonlar ve öngörülen olaylar, geçmişte yaşanan failleri bulunamayan cinayetleri anlamlı şekilde çağrıştırıyor. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz diyenler haklılar. Geçmişte Aczimendi ve Ali Kalkancı olayları projeli bir operasyondu.

Siyasete müdahale eden internet siteleri kuran Genelkurmay yazdıklarının gereklerini yani eylem planının takibini yapmayacak mı? 

Gelecekte Gayrimüslimlerle Müslimleri çarpıştırma projeli operasyonu deşifre oldu. Kafes Operasyonu olarak geçen belgelerin sahte olmama ihtimali sahte olma ihtimalinden daha yüksektir. Çünkü yakın tarihte TSK’nın siyasetin bu derece içinde olması belgelere inanmamız ihtimalini güçlendirdi.

Yeni Menemen planı  olabilir

Paralel TSK gibi çalışan karanlık komite’nin yeni planı Pilavoğlu planı olabilir. Menemen yaklaşıyor, Korku Cumhuriyeti rüzgarları estirilmeye çalışılıyor. Dersim tartışması geri tepti.

Atatürk’e şirk koşturmam diyen Emekli General Pamukoğlu gibi düşünenlerin çok tanrısal alanları var. Pilavoğlu bilindiği gibi şeyh idi ve 1950’lerde Atatürk büstlerini kırdırmıştı. O tarihlerde DP Hükümeti Atatürk’ü koruma kanunu çıkarmak zorunda kalmıştı.

Bugün İç Hizmet Kanunu Askeri Yargı Kanunu gibi kanunların değişmemesi için benzer provokasyonları beklemek gerekir.

Korku Cumhuriyeti

Korku duygusu insanların analitik düşünmesini bozar ve önyargılı karar vermeyi kolaylaştırır. Bugün “Korku Cumhuriyeti” adı alında kampanya başlatmanın tesadüfi olmadığını bilmek gerekir. Adalet Bakanlığı’nın rutin denetleme işlemlerini bahane edip yürüyenler telekulak paranoyası  ile sonuç alıyorlar. Aslında toplumun devlet tarafından dışlanmış gurupları dinlenme beklentisini doğal kabul ediyorlardı.  İlk defa ayrıcalık beklentisi içinde var olan elitist bürokrasi de dinlenme ihtimali ile yüzleşti. Bu yaygara birazda bunun için.

Darbe beklentisinde olanların sonuç aldıklarının birinci kanıtı da TBMM’nin TSK - Yargı ilişkilerinin düzenlememesi ve Adil Hukuk Sistemi için ciddi adımlar atamamasıdır. İkinci kanıtı da hukuk açılımı  için çırpınan Taraf gazetesinin susturulmaya çalışılmasıdır.

Üçüncü kanıtı ise TSK’nın denetlenememesidir. İşletmeciler çok iyi bilirler “Denetlenmeyen şey de risk vardır”. Elinde silah siyasetle içli dışlı olmuş  üç defa darbe dört defa muhtıra vermiş bir sistem darbecilik açısından sabıkalıdır. TSK’dan vazgeçtik siyaset MGK’yı da denetleyemiyor mu?

Askerini denetlemeyen siyaset sonuçlarına katlanır.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan - Haber 7
ntarhan@gmail.com


 

Bu yazı toplam 1323 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim