• BIST 109.200
  • Altın 153,755
  • Dolar 3,8233
  • Euro 4,5095
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 11 °C

Yalanın kaynağı; özgüven eksikliği

Yalanın kaynağı; özgüven eksikliği
Birçok toplumsal sorunumuzun çözümü için yalanla baş etmemiz gerekiyor. Toplum içindeki aldatma, dolandırıcılık, hırsızlık, iftira gibi birçok problem temelde yalanla ilişkili.

ZAMAN / Ferika Teymur Artır - Uzman psikolog

e-posta: t.artir@zaman.com.tr

Yalanla baş etmek ise önce küçük yaştan itibaren anne-baba ve eğitimcilere, daha sonra da kişinin kendisine düşüyor. Yalan küçük yaşlarda kendisini gösterse de ahlaki gelişim ve uygun eğitimle zamanla ortadan kalkabilir. Dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu ve bazı davranış ve kişilik sorunları da yalanın çocuklarca sık söylenmesine sebep oluyor. Bu durumda yalan ahlaki problemden kısmen farklı bir şekilde kendisini gösterse de ahlaki eğitim tedaviyi diğer yöntemlerle birlikte kolaylaştırabiliyor.

Çocuklar niye yalan söylüyor?

Gelişimsel sebeplerle, yalanın önemini henüz kavramadıklarından.
 
Anne-baba ve yakın sosyal çevredeki kişiler yalan söyleyerek olumsuz model oluşturduklarından.
 
Suç işleyip cezalandırılmaktan korktukları için (bilhassa ağır cezalar verildiğinde).
 
Yapmadıkları şeyi yapmış, sahip olmadıkları şeyi sahip olmuş gibi göstermek, istedikleri bir şeyi elde etmek için.
 
Çocuklar güven eksikliği, kendini gerçekleştirme arayışı, değer görme isteği, estetik ihtiyacı gibi ihtiyaçlar, korku, davranışın önemini bilmeme, kuşku, hayalle gerçeği ayırt edememe vb. gibi birbirinden farklı sebeplerle yalana başvurur.
Çözüm için ne yapalım?

Aşırı baskıya son verin: Çocuğun kişilik özellikleri ile anne-baba veya öğretmen gibi çevredeki kişilerden birinin bile uyumsuz davranışı çocuğun stres nedeni ile yalan gibi davranış bozuklukları göstermesine yol açar.
 
Yalancı diye etiketlemeyin: Çocuk küçük yaşlarda hayalle gerçeği ayırt edemez, aile de davranışa aşırı tepki gösterip yalancılıkla suçlar ve güven duymadıklarını açık bir şekilde gösterirlerse bazı çocuklar da bunu kabullenir ve nasıl olsa yalan söylemediğine inandıramayacağı şartlanması ile yalan söylemeye devam edebilir.
 
Sözde durmanın önemi: Yalan, iftira ve sözde durmama gibi güven zedeleyici davranışların alışkanlık haline gelmemesi için anne-babanın ölçülü tepki vermesi ve uygun zamanlarda konuşup davranışın gözden kaçmadığını fark ettirmesi gerekir.
 
Anlatmasına fırsat verin: Çocuğu sözünü kesmeden dinlemek, yaşadıkları, öğrendikleri hakkında yorumlar yapmasını sağlamak ahlaki gelişimi için önemlidir. 
 

Bu haber toplam 814 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Giysi ve Psikoloji Arasındaki İlişki11 Temmuz 2017 Salı 00:14
  • Mültecilerle İgili EMDR Projesi'ine Uluslararası Ödül08 Temmuz 2017 Cumartesi 14:59
  • Korsanlara İlgi Duyma ve Şiddet Eğilimi İlişkisi08 Temmuz 2017 Cumartesi 11:02
  • İş Yerinde Mizahın Psikolojisi08 Temmuz 2017 Cumartesi 10:34
  • Psikologların Maaşı Ne Kadar?15 Haziran 2017 Perşembe 14:35
  • Uyku Terapisi Depresyon Tedavisinde Etkili mi?15 Haziran 2017 Perşembe 13:07
  • Anne Duygusunun Bebeğe Yansıması15 Haziran 2017 Perşembe 12:45
  • Selfiye Psikolojisi15 Haziran 2017 Perşembe 01:47
  • Psikiyatrik Rahatsızlıklar Boşanma Delili Olabilir mi?06 Haziran 2017 Salı 00:45
  • Psikolojik Hastalığı Olanlar Oruç Tutabilir mi?01 Haziran 2017 Perşembe 12:30
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2017 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim