• BIST 89.764
  • Altın 145,477
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 9 °C

Uyuyana Kadar Filmi

Uyuyana Kadar Filmi
Christine'nin hafızası geçirdiği bir kaza sonrası her gece adeta sıfırlanır. Kendisini 27 yaşında sanıyorken, aynada 40 olduğunu görür; fotoğraflarda "bu senin kocan" yazan adamı hatırlayamaz.

Üçüncü yönetmenlik denemesinde, tansiyonu hiç düşmeyen bir atmosfer yaratmayı başaran Rowan Joffe, karanlık geçmişini çözmeye çalışan, çaresiz ve yalnız bırakılmış bir kadının öyküsünde etkileyici olabiliyor. Christopher Nolan’ın ‘Akıl Defteri’ başyapıtıyla akrabalıklar taşıyan film, her yeni güne hayatına dair hiçbir şey hatırlamadan başlayan bir kadının yaşadığı travmayı anlatıyor. Art arda gelen sürprizleri barındıran olay örgüsü ile film baştan sona eksilmeyen bir ilgiyle izleniyor. Senaristlikten gelme Rowan Joffe, Altın Palmiye sahibi Roland Joffe’nin yetenekli oğlu

Her yeni güne hayatına dair hiçbir şeyi hatırlamadan başlayan bir kadının öyküsünü anlatan ‘Uyuyana Kadar/Before I Go To Sleep’, Christopher Nolan’ın ‘Akıl Defteri/Memento’su ile akrabalıklar taşıyan bir film.

Kardeşi Jonathan Nolan’ın yazdığı kısa bir hikâye üzerine bina ettiği senaryosunda Christopher Nolan, eşini öldürenlerden intikam almak isteyen Leonard’ın (Guy pearce) hikâyesini anlatıyordu. Çok ender rastlanan ve tedavisi olmayan hafıza kaybı(amnezi) hastalığına sahip genç adam, karısının ölümünden önceki olayları detaylarıyla hatırlayabilmesine karşın, yeni hatıraları hatırlayamamaktaydı.

‘Uyuyana Kadar’, yaşadığı travmatik bir olaydan sonra her gece hafızasını sıfırlanan, her sabah kalktığında bir önceki gününü unutarak güne başlayan Christine’in (Nicole Kidman) dramasını anlatan bir psikolojik gerilim.

İngiliz yazar S J Watson’un çok satmış romanını sinemaya uyarlayan Rowan Joffe ünlü bir babanın oğlu. 1986’da Cannes’da Altın Palmiye kazanan, Oscar adayı ‘Misyon/The Mission’ ve yine Oscar adayı ‘Ölüm Tarlaları/The Killing Fields’ (1984) başyapıtlarının unutulmaz yönetmeni Roland Joffe’nin oğlu senaristlikten gelme Rowan Joffe 40 yaşında.

Bu üçüncü yönetmenlik denemesinde Alfred Hitchcock ustanın filmlerini hatırlatan, tansiyonu hiç düşmeyen, gerilimli bir atmosfer yaratmayı başaran genç yönetmen, karanlık geçmişini çözmeye çalışan çaresiz ve yalnız bırakılmış orta yaşlı bir kadının öyküsünde etkileyici olmayı başarıyor. Rowan Joffe, öykünün geçtiği Londra’nın kendine özgü havasını, atmosfer yaratmada ustalıkla kullanıyor.

Her yeni güne nerede yaşadığını, yanında yatan erkeğin kim olduğunu bilmeden başlayan Christine, kendisine çok iyi davranan kocası Ben’in(Colin Firth) duvara yapıştırdığı fotoğraflardan ve notlardan gününe yön veriyor.

Özel psikiyatrisi olduğunu iddia eden Dr. Nash’tan (Mark Strong) aldığı bir telefonla, gardırobundaki bir ayakkabı kutusunda saklı bir kamera ile bir önceki güne ait yaşadıklarını kaydettiğini öğrenen Christine, doktorun yaptığı daveti kabul ediyor. Kocasının bilgisi dışında kendisine yapılan psikolojik tedaviyle bazı gerçeklere ulaşan kadın, Ben’in zannettiği gibi masum olmadığını ve en yakın arkadaşı Claire’i kendisinden uzaklaştırdığını öğrenir.

GİZEMLİ BİR KOCA VE BİR DOKTOR

Etrafında bulunan herkesi sorgulamaya başlayan, uğradığı saldırıya ait ipuçlarına ulaşmaya, kendisini öldürmek isteyen kişiyi bulmaya çalışan Christine, ilk önce yalanlarını yakaladığı kocasından, sonra gizemli doktorundan şüphelenir.

Amnezik bir kadının iç dünyasına eğilen film, art arda gelen ve sürprizler barındıran olay örgüsü ile baştan sona eksilmeyen bir ilgiyle izleniyor.

Uğradığı saldırı üzerine verdiği her ipucu ile her şaşırtıcı gelişme ile Christine’e üzülen izleyici ustaca yaratılan depresif atmosfer eşliğinde kendini taşların yerine oturduğu müthiş bir final bölümünde buluyor.

Oyunculara gelince: Colin Firth ile Nicole Kidman, bir önceki sinemasal buluşmaları ‘The Railway Man’de travmatik geçmişi olan bir adamı ve karşısındaki kadını canlandırıyorlardı. Yakaladıkları uyumu bu filmde de sürdüren ikili, ikinci kez karı-koca olarak çıktıkları ‘Uyuyana Kadar’da rollerin değiştiğini, kadının travmatik geçmişinin izini sürdüklerini görüyoruz.

Colin Firth bilinen rahatlığıyla iyi oyunculuğunu sergilerken Nicole Kidman zor rolünün altından başarıyla kalkıyor. Şüpheleri üzerine çeken, izleyiciyi ters köşeye yatıran gizemli Doktor Nash rolünde Mark Strong oyuncu kadrosunun başarısını tamamlıyor.

Kaynak: Şalom / Viktor APALAÇİ 

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 2252 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim