• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 15 °C

Uyku Sorunları Aileden Miras Kalıyor!

Uyku Sorunları Aileden Miras Kalıyor!
Her insanın ne kadar ve günün hangi bölümünde uyuyacağı, doğarken genlerinde kodlanmıştır. Uyku sorunları aile mirası olsa da, tıptaki gelişmeler ile çözümsüz değildir...

BSK Lara Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Melih Vural, uykusuzlukla ilgili en çok merak edilen soruları yanıtladı:

Uykusuzluk artık alışkanlık oldu. Bundan nasıl kurtulabiliriz?
Uzun süreli uykusuzlukları düzeltmek, oldukça zordur ve uzun süreli tedavi gerektirir. Öncelikle uykusuzluğa neden olan tüm faktörlerin ortaya çıkarılması gerekir. Bunun için biyokimyasal testler, uyku alışkanlıklarının saptanması, uyku-hijyen eksikliğinin var olup olmadığının araştırılması gerekir. Diğer uyku ile ilişkili hastalıkların dışlanması için uyku laboratuvarı tetkiki, psikolojik testler, psikiyatrik muayene, yatak odasının fiziksel koşulları gibi pek çok konu irdelenmelidir. Genellikle iyi bir tanı ve tedavi ile hastalar uykuyla ilgili şikayetlerinden kurtulur.

ÜÇ GRUP UYKU VARDIR

10 saat uyusam bile yorgun uyanıyorum. Dört saat uykuyla dinç olanlar var. Neden olabilir?
Bireysel olarak uykumuzu düzenleyen iki faktör vardır; genetik ve yaş. Uykumuz, yaşımızın ilerlemesi ile değişikliğe uğrar. Genetik faktör ise değiştirilemez. Her insan doğduğunda, ne kadar ve günün hangi bölümünde uyuyacağı genlerinde kodlanmıştır. Buna göre insanlar üç gruba ayrılır. İnsanların çoğunluğu günde 7-9 saat arasında uyuduğunda dinç, yenilenmiş ve uykusunu almış olarak uyanır. Daha az oranda 'kısa uykucular' diye adlandırılan 4-6 saatlik uyku ile uykusunu almış olarak uyanan bir grup insan da vardır. Bunların az uyumalarına rağmen gündüz bitkinlik, yorgunluk ya da aşırı uyku şikayetleri olmaz. Üçüncü grup ise günde 10-12 saat uyumadan dinç uyanamaz. Bu gruba da 'uzun uykucular' adını veriyoruz. Her üç grup da gençlik dönemlerinden beri aynı uyku süresinde uyuduklarını ifade eder. Bunların altında yatan başka bir uyku bozukluğu yoktur. Ancak eğer kişide uyku apnesi gibi uykuda solunum bozukluğu, uykuda düzenli bacak hareketleri gibi anormal hareket bozukluğu, ya da narkolepsi gibi genetik bir hastalık varsa; ne kadar uzun uyursa uyusun gündüz yorgunluk, bitkinlik, gündüz aşırı uyku hali devam edecektir. Gündüz aşırı uyku hali; önemli bir uyku bozukluğu belirtisidir ve konunun uzmanı hekimlerce uygun şekilde tanısının yapılıp tedavi edilmesi gereklidir.

GÜN IŞIĞI ÖNEMLİ ETKEN
Uyku geni, kellik gibi anneden mi çocuğa geçer yoksa babadan mı?

Bitkiler, hayvanlar, mantarlar ve bakteriler gibi yaşayan canlıların, ortalama 24 saat içerisindeki biyokimyasal, fizyolojik ve davranışsal işlevleri, bir ritim oluşturur. Bu ritim, vücut içerisinde genler tarafından düzenlense de çevresel faktörlerden etkilenir. Bu çevresel faktörlerden en önemlisi gün ışığıdır. Ritim günlük, haftalık, mevsimlik ve yıllık olabilir. Uykuyu düzenleyen genler de bu ritmin kontrolü altındadır. Uyku geni diyebileceğimiz tek bir gen henüz saptanmamıştır. Bununla birlikte meyve sinekleri, alabalık, kuş gibi hayvanlarda yapılan araştırmalarda; uykunun ne zaman başlayacağını, ne kadar süreceğini ve ne zaman uykunun sonlanacağını belirleyen çeşitli genler bulunmuştur. Bu konu ile ilgili genetik çalışmalar halen devam etmektedir. Uyku ile ilgili genlerin hangi ebeveynden geçtiğini şu anki bilgiler ışığı altında söylemek olanaksızdır. Uyku ile ilişkili genlerin çeşitliliği nedeniyle belli uyku parametreleri (örneğin yatış saati ya da uyku süresi gibi) her iki ebeveynden de geçiş gösterebilir.

30 DAKİKA SİESTA YAPIN
Uyku süresi konusunda kendimi eğitebilir miyim?

Israrla söylediğimiz gibi, uyku süresi anne karnında genetik olarak belirlenir. Bu genetik bilgiyi şu anki tıbbi bilgilerimizle değiştirme olanağımız yoktur. Eğer siz genetik olarak 'uzun uykucu tipi' grubuna giriyorsanız, bir günde 9-11 saat uyumadan zinde kalkmanız olanaksızdır. Kahve-çay gibi bazı uyarıcılarla kısa süreli olarak uykunuzu kısaltsanız da, bir süre sonra tekrar eski uyku düzeninize dönmeniz kaçınılmazdır. Saat 14.00 civarında 30 dakikalık bir uyku uyumanız, belki gece uykunuzun biraz kısalmasına yardımcı olabilir.

ELEKTRONİKTEN UZAK KALIN
Teknolojik aletler örneğin cep telefonları, kablosuz internet bağlantısı, uydular uyku bozukluğuna neden olur mu?

Çağdaş iletişim cihazları, radyo frekans ve elektromanyetik dalgalar yaymaktadır. Son zamanlarda bu cihazların insan sağlığı ile ilgili olumsuz olabilecek etkileri daha yoğun olarak araştırılmaktadır. Cep telefonunun yaydığı sinyallerin; uykunun başlangıcını gösteren beyin dalgalarında gecikmeye yol açtığı bildirilmiştir. Bu cihazların uzun vadede ne gibi etkilerinin olabileceğini kestirmek zor görünüyor. Bu nedenle çok gerekmedikçe, en azından gece saatlerinde cep telefonu, kablosuz internet gibi elektromanyetik ve radyo dalgaları yayan cihazların açık bırakılmaması uygun olur.

YAŞLILIK UYKUSUZLUĞUN ASIL NEDENİ OLAMAZ
Yaşlandıkça uyku süresinin azaldığı doğru mudur?

Yaşlı bireylerin çoğunluğu uykusuzluktan yakınır. Genellikle sabah erken saatlerde uyanırlar ve bu durumdan hoşnut değillerdir. Bazı araştırmacılar, yaşlılıkta uyku ihtiyacının azaldığını öne sürer. Ancak, yaşlılar gün içerisinde aralıklı olarak uyumakta ve günlük uyku ihtiyacını tamamlamaktadır. Yaşlılar, parçalı ve sık uyanmalarla karakterize bir uyku uyusalar da uyku süresi olarak diğer erişkinlerden farklı değildirler.

UYKUNUZU TEST EDİN!

Şiddetli horlamam olduğunu söylüyorlar.
Gece uyusam da gündüz yorgun ve uykulu oluyorum.
Gece tuvalete gitme ihtiyacı duyuyorum.
Geceleri boyun, baş ya da göğsümde terleme oluyor.
Sabahları yorgun ve baş ağrısı ile uyanıyorum.
Yüksek tansiyonum var.
Uykuda nefesimi tuttuğum söyleniyor.
Gece nefes alamama hissi ile uyanıyorum.
Haftada en az üç gün uykuya dalmakta zorlanıyorum.
Gece uyuyamayacağım düşüncesi, akşam saatlerinde beni endişelendiriyor.
Yatakta sürekli bacaklarımı hareket ettiriyorum.
Geceleri bacaklarıma kramp giriyor.
Okurken, televizyon seyrederken ya da toplantılarda uyuklayabiliyorum.
Gün içinde bazen dayanılmaz uyku atakları yaşıyorum.
Çok sık ve hareket dozuyüksek rüyalar görüyorum.
Bağırarak ve korku ile uykudan uyandığım söyleniyor.
Gece yarısı uyanıyorum ve bir daha uyuyamıyorum.
Gün boyunca uykulu halim yüzünden, iş veya okulda olaylara yeterince konsantre olamıyorum.
Genellikle akşam saatlerinde ve yatmak için koltuğa uzandığımda, bacaklarımda anlam veremediğim bir huzursuzluk hissediyorum.

Sabah

Bu haber toplam 1355 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Stresin En çok Etkilediği alan: CİLT22 Ağustos 2016 Pazartesi 12:35
  • Bütün Gün Oturarak Çalışıyorsanız Dikkat!28 Temmuz 2016 Perşembe 14:18
  • Kronik Hastalıklar Akıl Sağlığını Bozuyor05 Haziran 2016 Pazar 11:01
  • Oruç Tutarken Halsizliği Önlemenin Yolları!30 Mayıs 2016 Pazartesi 20:59
  • Kanserin Psiko-Sosyal Etkileri Var19 Mayıs 2016 Perşembe 13:19
  • Neden Kilo Alırız?18 Mayıs 2016 Çarşamba 18:57
  • Bilinçaltımız da Bizi Hasta Ediyor!09 Mayıs 2016 Pazartesi 11:59
  • Bebeklerde En Sık Karşılaşılan Sorun?02 Mayıs 2016 Pazartesi 20:07
  • İnatçı Depresyona Elektroşokla Müdahale20 Nisan 2016 Çarşamba 20:21
  • Çocuklar Neler Yutuyor?19 Nisan 2016 Salı 18:46
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim