• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 12 °C

Üstün Zekalı Dahi Çocuklar

Gürkan YAŞAR

Günümüzde internet sayesinde, bütün küresel duvarlar ortadan kalkmakta,bilgiye ve kişilere, istenilen zamanda ve mekanda ulaşılabilmektedir.Bu haftadan itibaren aktüel psikoloji web sayfası aracılığıyla Dünya’nın öbür ucundan Amerika’dan yazılarımla maalesef ülkemizde yıllardır ihmal edilmiş üstün zekalı dahi çocuklar hakkında eğitimcileri ve anne babaları bilgilendirmeye, bilinçlendirmeye çalışacağım.  

5 yaşında yakın bir arkadaşını kansere kaybeden bir çocuk düşünün. "Nasıl olur da kansere çare bulunmaz?" düşünceleri ile deli gibi okumaya başlamış bu konuda. Bilgisi lise yıllarında o kadar artmış ki, üniversitede araştırma yapmak istemiş. Oradaki hocalardan biri doktora giriş imtihanını verebilirsen sana izin veririz demiş. Sınavı başarı ile geçen genç çocuk, her gün okuldan sonra üniversiteye gidip gönüllü araştırmacı olmuş. Gece 2’lere kadar çalıştığı çok olurmuş. Lise yıllarında 3000 saatten fazla kanser araştırması yapmış ve sonunda Apoptin adında bir molekül icat etmiş. Akciğer ve prostat gibi kanser türlerine karşı kullanılabilecek bu ilacın patentini almış. Daha lise de iken başka ödüllerin yanında bir de en büyük ilaç şirketlerinden biri (Sanofi-Aventis) tarafından desteklenen Biogeneius yarışmasında 7500$’lık bir ödül kazanmış. 

Mış’lı mış’lı anlatılan bu hikâye tamamen gerçek. Kanada’da yaşayan Ted Paranjothy acaba ülkemizde yaşasaydı kaderi ne olurdu diye merak etmeden duramıyoruz. Gelişmiş ülkelere baktığımızda üstün zekâya sahip bu çocuklara ne kadar değer verdiklerini görüyoruz. Bu dehaları daha küçükken tespit ediyorlar, onlara ihtiyaçları olan farklı eğitimi veriyorlar, bolca ödüllendiriyorlar ve tabi ki sonuçta bu çocuklar sonunda en zirvedeki liderlere, araştırmacılara ve girişimcilere dönüşüyorlar.

Büyük şirketler için bu çocuklar ileride kocaman meyve ağaçlarına dönüşecek birer tohum. Üstün zekâlılara yatırımların ciddiyeti hakkında bir örnek vereyim sizlere. Amerika’daki Intel Uluslar arası Bilim ve Teknoloji Fuarı, liseli gençler için her yıl düzenleniyor. Lütfen bir düşünün acaba Intel gibi bir devin sponsor olduğu bu organizasyonda neden her yıl toplam 4 milyon dolar ödül dağıtılıyor?

Şirketler artık hararetle Lead User (Önder Kullanıcı) arıyorlar, ve lead user’lar çoğunlukla üstün zekalı çocuklar arasından çıkıyor. Araştırmalar gösteriyor ki yaratıcılık yaş ile azalıyor ve 26 yaşından sonra çok az insan artık şartlanmalar yüzünden yaratıcılığını koruyabiliyor. Bu yüzden toplumun neye ihtiyaç hissedeceğini çok önceden anlayan ve bu ihtiyaçlara çözümler üretebilecek bu genç mucitlere ne kadar ihtiyacımız var.

Görenleri hayrete düşüren harika alet iphone, sırf bu yaratıcı gençler sayesinde bu hale geldi. O kadar ki, 9 yaşında bile iphone için uygulama yazabilen çocuklar var.

Google, Microsoft, Apple gibi muazzam başarı öykülerinin arkasında yine benzer özelliklere sahip gençleri görüyoruz. Dünyanın en zengin adamlarından biri olan Microsoft'un sahibi Bill Gates, 298 IQ’ suyla dünyanın en zeki çocuğu olan 12 yasındaki Justin’in peşinden koşarak  Microsoft’a  kazandırdı. Birçok iş adamının peşinden koştuğu dahi çocuk aylık 15.000 $ maaşla Microsoft'ta çalışmaya ikna eden Gates'in keyfine diyecek yok.Justin 11 yaşında iken 2 üniversite bitirerek bir imkansızı başardı.

Ülkemizde uzun süredir ihmal edilen üstün zekalılar eğitimin de son zamanlar da hafif kıpırdanmalar başladı. Bursa’dan bize ulaşan bir anne 2 yaşındaki bebeğinin kendi kendine okumaya başladığını panik içinde anlatıyordu. Anne yana yakıla çocuğum için ne yapabilirim? diye araştırıyormuş.

2 yaşında okumayı kendi kendine öğrenen bir çocuk için 8 yıllık kesintisiz eğitimin nasıl bir işkenceye dönüşebileceğini hayal edebiliyor musunuz? Ülkemizde bu dehalarımızı ne yazık ki normalleştirme işlemine tabi tutuyoruz.

Neden başka ülkelerde dahiler 10 yaşında üniversiteye başlayabilirken, ülkemizde bu kanunen yasak?

İdil Biret 5 yaşında harika piyano çalıyordu. Onun eğitimine önem verdik. Dünya çapında bir piyanistimiz oldu. Peki neden matematik, fizik, elektronik dehalarımızı harcıyoruz?

Biz iyi niyetli konuşmalar yapıp, Bilsem’lerde hafta sonları çocuklarımızın çok az bir kısmına bir derecede hizmet sunabilirken, Amerika’da Davidson Institute gibi sırf dahilere yönelik enstitüler var. Amerika’nın Stanford Üniversitesi üstün zekalı dahi çocuklara  internet üzerinden uzaktan eğitim veriyor zaman ve mekan sınırlılıklarını ortadan kaldırıyor.Dünyanın 35 farklı ülkesinden 15000 civarında üstün zekalı dahi çocuk bu eğitimden faydalanıyor.

İlkokul sonunda SBS, lise sonunda ÖSS derdi ile boğuşan gençlerimizi çok daha iyi değerlendirmenin zamanı gelmedi mi sizce ?

Kaynaklar

Bu yazı toplam 9762 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
021200
2013-10-03 17:56:21
teknoloji hızlandıkça aptallar artar
ben anadolu lisesine gidiyorum ve ben sbs de herşeyin aşırısını sevdiğim için çok çalıştım ve yapamadım.çünkü görmemde bir problem oluştu.ben elektirik enerjisini ışınlamaya çalışıyorum yani güneşe bir alet göndererek o elektriği dünyaya çarpmadan yollamak için uğraşıyorum.ancak ülkemiz böyle insanlara deli diyor.elbet bunu ben başarmazsam başka biri başaracak.bizim ülkemizdeki dahiler ve dahi ötesiler mecburen yurt dışına kaçıyorlar.aslında hayat ve teknoloji çok basit.teknoloji şuan maymun zekasında ve biz insanlar onunla maymunlaşıyoruz...daha yazmak isterdim ama derslerime çalışmam lazım ve neden dahilere ayrı eğitim vermiyoruz.benim bir arkadaşım vardı o daha 9 yaşında kuantum fiziğinin çözülemeyen sırlarını bana anlatırdı sonra o çocukta maymunlaştı.ben onun intikamını alacağım!
Naziye Sarıkaya
2011-11-22 13:42:49
Üstün zekalı çocuk annesi olmak
O kadar zor ki dahi bir çocuğu eğitmek. Söylediklerinize katılmamak mümkün değil. Benim kızım da henüz 3 yaşında ama 2 harfli kelimeleri okuyabiliyor ve yazabiliyor. Bunların tamamını kendisi öğrendi, hiç bir şekilde bizim yönlendirmemiz olmadı. Bunu görünce internetten araştırmaya başladım. Bir çok yeri aradıktan sonra üstün zekalı çocuklara eğitim veren bir merkeze ulaştım.Biz Samsun'da oturuyoruz ve ne yazıkki burada imkanlar daha kısıtlı. Üstün zekalı çocuklara eğitim veren merkez de yalnızca Bursa, Ankara ve İstanbulda eğitimler veriyor. Türkiyenin diğer illerinde inanın bu şekilde çok fazla öğrenci var. Sadece büyük illerde yapılan eğitimler çok adaletsizce. Ben burada çocuğuma kendi imkanlarımla bir şeyler sunuyorum ancak belli bir yaşa geldikten sonra benim imkanlarım da bitecek... Bunu yazıyorum ama yine kimsenin dikkate alacağını sanmıyorum... Sağlıcakla kalın.......
yıldız baylav
2010-01-13 21:18:41
zamanı geldi
Bu çocuklarımızla ilgilenmek için geç bile kalındı.Ben üstün zekalı bir çocuğun annesi olarak sesleniyorum...Bu çocukları yok sayamayız.,sıradan davranıp körelmelerine izin veremeyiz.Ama bugünle o kadar meşgulüz ki yarına sahip çıkmıyoruz...Sadece sizlerinde dediği gibi altı kişiyle gündem yaratıyoruz....Okuma yazma bildiği için söz hakkı verilmeyen -sen biliyorsun nasıl olsa -denilen çocuklarımıza sahip çıkmanın zamanı geldi bence........
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2017 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim