• BIST 109.666
  • Altın 156,804
  • Dolar 3,8860
  • Euro 4,5765
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 3 °C

Üniversite tamam, peki ya sonra?

Üniversite tamam, peki ya sonra?
Hayatınızdaki bu önemli değişikliklerde olumsuz etkilenmemeniz için gidip uzmanından fikir alalım dedik. Uzman Psikolog Elif Gökçe Tezel bizi kırmadı ve sizler için altın değerinde tavsiyelerde bulundu.

Sevgili üniversiteli arkadaşlar, henüz ikinci sayımız ve yılın başındayız. Yıllar su gibi akıp gider evet ama bu ilk günler de hayatın tamamının aksine geçmek gitmek bilmez. Birçoğunuz tatilden dönüp yeniden okula alışmanın yine birçoğunuz da yepyeni bir hayatın kapısından girdiniz. Bu yıllar emin olun hayatınızın en güzel ve neşeyle hatırlanacak yılları. Ancak elbette psikolojik zorlukları da yok değil. İşte hayatınızdaki bu önemli değişikliklerde olumsuz etkilenmemeniz için gidip uzmanından fikir alalım dedik. Uzman Psikolog Elif Gökçe Tezel bizi kırmadı ve sizler için altın değerinde tavsiyelerde bulundu.

Yazan: ELİF Gökçe Tezel

Tebrikler, üniversiteyi kazandınız! Kimileri en çok istediği bölümü kazandı, kimileri sadece puanının yettiği bölümleri. Bazıları ise gelecek planlaması yapıp, istemediği halde en garantili olduğunu düşündüğü meslekleri okumaya karar verdi. Bu da işin en talihsiz kısmı olsa gerek. Ama emin olun üniversiteye girdiğiniz zaman bunları düşünmek, kararlar almak, değişiklikler yapmak için bolca vaktiniz olacak. En güzeli ise harekete geçmek için muazzam bir enerjinizin de olması. Madem vakitten bahsettik, üniversite hakkında bilmeniz gerekenlerin başında, geçen zamanın sizin eyleme geçmenizi beklemeyecek olması geliyor. Üniversite yılları keyifle geçerken hayaller kurulur, kararlar alınır ama eylem kısmında iyi bir zaman yönetimi yapamadığınız müddetçe hem ders, hem eğlence, hem de planlarınızı yapmak için yeterli zamanınızın olmadığı algısına kapılmanız sonucu ortaya çıkar.

 

Nedir bu zaman yönetimi

İşlerin düzenli yapılması ve ortak bir zaman algısına duyulan ihtiyaçtan dolayı günleri dilimlere ayırmak, kurgusal bir zaman hesaplaması yapmak insanoğlunun geçmişten beri ihtiyacıdır. Böyle bakıldığında aslında saat kavramının zamanı iyi değerlendirip yönetebilmek için ortaya çıkmış olduğunu söyleyebiliriz. Ancak geçmişteki insanlara göre daha yoğun olan hayat şartlarımızda zaman yönetimi zorlaşmış, yönetim ve düzenleme amaçlı kurguladığımız saat dilimleri pek çok insanı yöneten bir hal almaya başlamıştır. Bu nedenle modern zamanlarda yaşamak gibi bir niyetiniz var ise; özellikle gençlik çağlarından itibaren zamanın yönetimini kendi elimizde tutmak için düzenlemeler ve planlamalar yapıyor olmak zamana karşı gelebilmek adına önemlidir.

Kurgusal olarak sayısal verilerle belirlediğimizin dışında bir de insanın saate bakmaksızın kendi zaman algısı vardır. Bu durum tamamen kişinin psikolojisiyle alakalı bir durumdur. Hatta psikolojik rahatsızlıklarda da kişinin zaman algısında değişimler olduğunu çok rahat gözlemleyebiliriz. Aklındaki pek çok şeyi yapmak için zamanı olmadığını düşünen genç yaştaki bireyler, zamanın akıp geçtiğini ve bu tempoya yetişemediğini söyleyenler ya da zamanı geri alamayacağı için yapılan hataları telafi edemeyeceğini söyleyen insanlar… Eminim bunlar size de tanıdık geliyordur. Aslında bunlar modern zamanın depresyonunun cümleleridir. Çoğunlukla kişiyi kısır döngü yaratarak eylemsizliğe iterler. Bunun tam tersi olarak zamanın hızla geçtiğini düşünen başka bir kişi de eylemsizlik yerine aşırı derecede eyleme geçiyor, aşırı yoruluyor ve mükemmeliyeti arzuluyor ise bu da en az eylemsizlik kadar kişinin psikoloji üzerinde olumsuz etkilere neden olmaktadır. Bu nedenle zaman yönetimini dengeli bir şekilde yapmak önemlidir. Üniversite; sınavlar, etkinlikler, eğlence,  projeler ve geleceğe dair düşünülen planların yoğunluğu nedeniyle dengeli bir zaman yönetimi yapmaya başlamanız gereken en önemli yerlerden biridir.

Geçmişte olduğu gibi zamana karşı üstünlüğü ele almak istiyorsanız ve yukarıda da bahsettiğim olumsuz cümleleri kurmak istemiyorsanız; işlevsiz otomatik düşünceler olarak nitelendirdiğimiz bu düşünceler aklınıza geldiği zaman, bunları yakalayıp yerine daha işlevli olan alternatif cümleler kurmaya özen göstermenizde fayda vardır. Çünkü işlevli düşünceler realist ve olumlu bir yapıya sahip olduğu için sizi eylemsizlikten çıkarıp harekete geçmenizde faydalı olacaktır. Ama her şeyden önce üniversite kişinin kendini adım adım tanımlayıp anlamlandırdığı bir yer olduğu için önceliklerinizi belirlemek zaman yönetimi açısından en önemli faktörlerden biridir.

Hayır diyebilmek!

Öncelikleri belirleyip, bunları yapabilmek için hem kendinize hem de çevrenizdekilere “hayır” deme becerileriniz konusunda kendinizi geliştirirseniz zamanın yönetimini ele geçirmek daha da kolay olur. Öncelikleri belirlediğiniz gibi bu önceliklerde acil olanları hemen yapmanız, önemli fakat acil olmayan işleri de belirli bir zaman için planlamanız size yardımcı olacaktır. Ve en önemlisi; sizin için önemsiz olan şeyleri boş verebilmenizdir. Tüm bunları yaparken zaman yönetiminin eylemsizlik kadar büyük düşmanı olan mükemmeliyet arzusuna kapılmamanız bir o kadar tavsiye edilmektedir. Unutmayın ki, birçok önemli fikir, ilginç kararlar, sanat eserleri ve başarılı adımlar sırf bu mükemmeliyetçilik yüzünden çoğunlukla yarım kalmıştır. Belki de “en iyisini yapacağım” yerine, “elimden geleni yapacağım, eğer olmazsa tekrar denerim” diyebilmek sadece üniversite için değil, tüm hayatınız boyunca birçok hedefinizi gerçekleştirebilmeniz adına sizi olumlu etkileyecektir.

 

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 1647 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Giysi ve Psikoloji Arasındaki İlişki11 Temmuz 2017 Salı 00:14
  • Mültecilerle İgili EMDR Projesi'ine Uluslararası Ödül08 Temmuz 2017 Cumartesi 14:59
  • Korsanlara İlgi Duyma ve Şiddet Eğilimi İlişkisi08 Temmuz 2017 Cumartesi 11:02
  • İş Yerinde Mizahın Psikolojisi08 Temmuz 2017 Cumartesi 10:34
  • Psikologların Maaşı Ne Kadar?15 Haziran 2017 Perşembe 14:35
  • Uyku Terapisi Depresyon Tedavisinde Etkili mi?15 Haziran 2017 Perşembe 13:07
  • Anne Duygusunun Bebeğe Yansıması15 Haziran 2017 Perşembe 12:45
  • Selfiye Psikolojisi15 Haziran 2017 Perşembe 01:47
  • Psikiyatrik Rahatsızlıklar Boşanma Delili Olabilir mi?06 Haziran 2017 Salı 00:45
  • Psikolojik Hastalığı Olanlar Oruç Tutabilir mi?01 Haziran 2017 Perşembe 12:30
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2017 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim