• BIST 107.229
  • Altın 142,587
  • Dolar 3,5512
  • Euro 4,1287
  • İstanbul 34 °C
  • Ankara 34 °C

Tüp Bebek Tedavisinde Müzikle Terapi

Tüp Bebek Tedavisinde Müzikle Terapi
Tüp Bebekle çocuk sahibi olmak isteyen annelere Müzikli terapi seansı içinde klasik müzik dinletilmekte ve ekrana verilen bir görüntüye kanalize olup olumlu düşünmeleri sağlanmaktadır...

Bebek sahibi olamamış ve hayatının bütün anlamını sadece bebek sahibi olmaya kanalize etmiş bir anne adayının psikolojisinin çok iyi olmasını düşünmek yanlıştır ve bu psikoloji ile de normal bir tedavi sürecinin devam etmesi çok çaba sarf etmelerine rağmen mümkün olamamakta kaygı ve korkularını bastıramamaktadır.

Eurofertil Tüp Bebek Merkezi Medikal Direktörü Hakan Özörnek, bu durum da toplum içinden kaçınma, depresyon, panik atak, sosyal fobi, yaygın anksiyete gibi psikolojik destek ve terapi gerektiren özellikle de psikosomatik hastalıkları da beraberinde getirdiğini belirtiyor. Tedavi aşamasında, transfer öncesinde, transfer sonrasında psikolojik olarak hastalara destek verdiklerini açıklayan Özörnek, bu terapilerden de hiçbir ücret talep etmediklerini de vurguluyor.

Müzikli terapi seansı içinde hastalara klasik müzik dinletilmekte ve ekrana verilen bir görüntüye kanalize olup olumlu düşünmeleri yönünde telkinle hastanın rahatlaması sağlanmaktadır.

KADIN MI ERKEK Mİ DAHA ÇOK ETKİLENİR?

Dr. Hakan Özörnek bunun kişiden kişiye değişen bir durum olduğunu ve hastanelerinde verilen psikolojik destekte daha çok kadınların bu terapiye ihtiyaç duyduklarını gözlemlediklerini açıkladı. Özörnek’ e göre bu belki de kadının duygusal yapısından da kaynaklanıyor olabilir. Erkekler de bu durumdan bir o kadar etkilenmekte ancak toplumsal baskı burada da ortaya çıkıp, erkeğin üzüntüsünü yaşamasına izin vermemektedir.

DURUM BOZUKLUKLARI

Bebeği olmayan çiftler öncelikle bu durumu kabullenmezler ve sonra öfke ön plana çıkar. Eşler birbirine öfkelenir. Bu da bireyde kendine güvensizlik, iletişim bozukluğu, çalışan eşlerde işe karşı ilgisizlik, başarısızlık vs. gibi birçok durumla karşı karşıya kalınabilir. Bu sorun bazen boşanmalara da sebebiyet vermektedir.

Bu problem stresi arttırdığından eşler kurtulmak için önce eşinden vazgeçme yolunu seçebilirler ki bu soruna kesinlikle çözüm değildir. Bebeği olmayan çiftler genellikle stresle baş başa kalırlar. Stres kısırlık tedavisinin düşmanıdır ancak başarıyı etkilemesindeki oranı yaklaşık %-5–15 arasındadır. Psikolojik faktörlerin bebeği olmayan çiftlerde uygulanan tedavilere negatif etki etmesi göz ardı edilemez. Stres hormonal dengede bozulmaya yol açarak kısırlığa neden olabilir.

Stres prolaktin hormonunun yükselmesine neden olarak kadında ve erkekte üreme sağlığına olumsuz etki yapar. Erkeklerde sperm sayısı hareketliliğinde azalmaya yol açan stres aynı zamanda ejakulasyon ve ereksiyon problemlerine de neden olur. Kadınlar da ise stres sadece yumurtlama fonksiyonunu değil tüplerin fonksiyonu üzerinde de spazma yol açarak olumsuz etki yapar. Ayrıca progesteron hormonu üzerindeki kötü etkisi oluşan gebeliğin devamına da engel olabilir.

STRESİ AZALTMANIN YOLLARI

Öncelikle stresten uzak durmak için çiftlere bebek sahibi olmaları için izlenecek yollar açıklanmalı. Nasıl bir tedaviye ihtiyaçları olacağını ayrıntılarıyla anlatılmalı. Bilinmezlikler ve kulaktan dolma bilgiler stresi arttırır. Bilinçlendirilmiş çiftlerin tedaviye uyum sağlamaları kolaylaşır, bu da başarıyı beraberinde getirir. Tabiî ki çiftlerle ilgilenen doktorun da bu konuda sabırlı olması şart. Çiftler arasında kopan iletişimin yeniden sağlanması gerekmektedir.

Bunun için de psikolojik bir danışmana ihtiyaç vardır. Bebek sahibi olamadıkları için çiftlerin birbirini suçlanmasını önlemek ve birbirlerinden beklentilerini ortaya çıkartarak tekrar birlik ve beraberlik kurup tedavide birbirlerine destek olmalarını sağlamak gerekir.

Yapılan bir çalışmada gevşeme egzersizleri programına katılan kadınlardan % 34 ünün sonradan gebe kaldığı tespit edilmiştir. Psikolojik yardım pozitif düşünceyi arttıracağından gebelik oranlarında da artış gözlemlemek mümkündür.

Bu haber toplam 1381 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim