1. HABERLER

  2. MAKALELER

  3. Travmaya Psikolojik Tepkiler ve Bunlara Yaklaşım

Travmaya Psikolojik Tepkiler ve Bunlara Yaklaşım

Yeteri kadar tehdit edici olan bir olayla karşılaşan herkeste travma sonrası stres bozukluğu ortaya çıkabilir. Ancak her birey olaya farklı tepkiler gösterebilir.

A+A-

 

Günlük stresler

 

Stres değerlendirilirken, diğer ortamlardan ve durumlardan yalıtılmış olarak düşünülmemelidir. Stresin o birey için zamanlaması ve diğer faktörlerle olan birleşimi önemlidir. Bireyin iç durumu, olayı algılayış biçimi, stresi bekleyip beklememesi, kaynakların farkına varması ve verdiği tepkiler ikincil streslerin oluşma olasılığını belirleyecektir. Ne yazık ki, deprem önceden tahmin edilemeyen bir olaydır ve bu özelliği insanlar üzerindeki yıkıcılığını arttırmaktadır. Janis’e göre (1982), önceden hazırlanılamayan stresler veya kişiye verilen yersiz sözler onun başa çıkmasını güçleştirmektedir.

 

Ne var ki, böyle büyük bir felaketten sonra bile insanların günlük yaşamları ve onun getirdiği sıkıntılar, doğal olarak tekrar gündeme gelmektedir. Her sabah kalkınca çözümlenmesi gereken sorunların ağırlığı, yaşanan çaresizlik hergün tekrarlandığı için bireyin üzerinde büyük bir etki bırakabilir. Bu durumda kişi birçok olayı birleştirip hepsini stresli olarak algılamaya ve toplumun desteğini yetersiz görmeye başlayabilir. Ancak çoğu kişi, yaşanan yıkım ve kayıpların çokluğu karşısında bu sorunları çok önemsiz görür ve yardım istemez veya yardımcı olabilecek kişiler ya da çevre tarafından garip karşılanacağını düşünerek yardım isteyemez. Bu, çocuklarda daha belirgindir. Yetişkinler hayatlarını tekrar düzene koymakla o kadar meşgullerdir ki, çocukları farketmeyebilirler bile. Çocuklar da utanarak veya suçluluk duyarak yalnız olduklarını söyleyemeyebilirler. Burada ruh sağlığı çalışanlarına ve halkı bilgilendirebilecek durumdaki herkese düşen görev, sorun için başvurmaktan kaçınılmaması gerektiğinin halka anlatılmasıdır.

 

Yaşanan kayıplar

 

Burada depremle beraber ortaya çıkan kayıpların çokluğundan ve bunların yetişkinler ve çocuklar üzerindeki etkilerinden daha fazla sözetme gereği ortaya çıkmaktadır. Depremdeki kayıplar sevilen kişilerin, yuvanın ve alışılan günlük ortamın kaybı şeklinde gerçekleşmiştir. Bağlanma nesnelerinin kaybı, çocukları daha sonraki duygusal sorunlar için daha riskli hale getirmektedir. Uzun süreli veya geçici olarak birçok çocuk yaşadıkları yerleri terketmek zorunda kalmıştır. Normal şartlarda bile büyük bir stres olan bu durum, kayıpların olduğu böyle bir ortamda çok büyük bir stres haline gelebilir.

Bu haber toplam 62147 defa okunmuştur
Haberin Devamı 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.