• BIST 98.314
  • Altın 144,066
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 5 °C

Trafikte Ölümcül Hipnoz

Trafikte Ölümcül Hipnoz
Sabah işe arabayla giderken kontağı çevirdikten sonrasını hatırlamıyorsanız hipnotik transa girmişsiniz demektir...

Herhangi bir kazaya karışmadığınıza göre sorun yok, endişelenmeyin. Aynı durum başınıza uzun yolda gelirse bu sefer ucuz atlatamayabilirsiniz. Türkiye’de, otoyol hipnozuna bağlı kazalar yüzünden her yıl binlerce insan hayatını kaybediyor ama istatistiklere bile girmiyor!

Bu korkutucu tespit Hipnoz ve Bilinçaltı Değişim Uzmanı Mehmet Başkak’a ait. Türkiye’de her yıl ortalama 4-5 bin insanın hayatını kaybettiği trafik kazaları ve sebeplerini inceleyen Hipnoz Uzmanı Mehmet Başkak, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı’nın kayıtlarında yer almayan bir kaza nedenine ulaştı. Hipnoz Uzmanı Başkak’a göre, özellikle uzun yollarda meydana gelen birçok ölümlü kazanın nedeni otoyol hipnozu.

“Şoför uyudu”, “Arkadan çarptı”, “Kafa kafaya çarpıştı” gibi başlıklarla okuduğumuz trafik kazalarının birçoğunun asıl nedeninin otoyol hipnozu olduğunu belirten Başkak, “Türkiye’de, otoyol hipnozuna bağlı kazalar yüzünden her yıl binlerce insan hayatını kaybediyor” diyor.

Gelişmiş ülkelerde sebebi tam olarak tespit edilemeyen kazaların büyük bir titizlikle incelendiğini ve genellikle otoyol hipnozu sonucuna ulaşıldığını ifade eden Başkak, yaptığı açıklamada, Türkiye’de pek bilinmeyen otoyol hipnozu hakkında şu önemli bilgileri verdi:

Otoyolda hipnoza nasıl girilir?

“Sürücülerin aşırı yorgunluğa bağlı yaşadıkları dalgınlık ve uyuklama;  her yıl katliam gibi ölümlere sebep olan trafik kazalarının en önemli nedenleri arasında gösteriliyor. Ancak sürücülerin uyuklaması ya da dalgın olması için mutlaka aşırı yorgun olması gerekmiyor. Buradaki en önemli ve en sinsi faktör otoyol hipnozu denilen hipnotik fenomendir. Otoyol hipnozu, yolun monotonluğu sebebiyle beynin transa benzer bir duruma geçmesidir. Bilimsel hipnoz eğitimlerimizde insan zihninin çalışma prensiplerini anlatırken hep referans  verdiğimiz zihnin bu özel durumu, insanın yaşadığı doğal hipnoz durumlarından biri olmakla birlikte trafikte ölümcül bir kaza sebebine dönüşmektedir.

İnsan zihni sürekli devam eden bir uyarıcıya maruz kalırsa, bir süre sonra o uyarıcıyı dikkat alanının dışında bırakır. İnsan zihni maruz kaldığı herhangi bir dış unsur için ilk etapta keskin bir dikkat geliştirir, teyakkuz durumuna geçer, fakat aynı uyarıcı düzenli bir biçimde, sürekli tekrar eden bir akışa sahipse bilinç buna ARTık dikkat etme ihtiyacı duymaz. O unsura karşı dalgınlaşır. Sürekli aynı ritimde müzik dinleyen birisi bir süre sonra başka unsurlara odaklanır ve müziği nerdeyse duymaz. Tıpkı tramvay hattı yanındaki evlerde yaşayanların, sürekli gidip gelen tramvay sesine her seferinde dikkat etme ihtiyacı duymamaları, tramvay sesine karşı duyarsızlık geliştirmeleri gibi.

Hipnoz, alkollü araç kullanmak kadar tehlikeli

Yolda giderken çoğumuz bu durumu yaşar. Evden çıkıp her zamanki güzergahtan işinize gidiyorsanız, nasıl olduğunu anlamadan işyerinize varmışsanız otoyol hipnozu denilen hipnotik trans durumunda araç kullanmışsınız demektir.

Uzun yolda araç kullanan sürücüler dümdüz yolda, sürekli akan yol çizgileri, yolun monotonluğu ile bir süre sonra bilinçli dikkatleri yoldan uzaklaşır ve bir hayale ya da düşündükleri bir fikre odaklanır. Yola karşı dikkat minimuma iner, insan beyninin refleksleri zayıflar. Trafik uzmanlarının dalgınlık, uyuklama olarak kaza sebeplerinin başında gösterdikleri bu durum, aslında ölümcül bir trans durumudur. Dışarıdan bakıldığında trans durumundaki kişinin gözleri açıktır ama karşıdan geleni görmez. Bu durumdaki bir sürücü son anda duran bir aracı ya da karşıdan gelen bir kamyonu fark etse de çoğu zaman müdahale edecek seri refleksi ortaya koyamaz. Sürüş esnasında bayılmak ya da aşırı alkollü araç kullanmak kadar tehlikeli bir  durumdur otoyol hipnozu.”

Otoyol hipnozundan kurtulmak için bunları yapın

Otoyol hipnozunun, gece ya da gündüz araç kullanan herkesin başına gelebilecek bir risk olduğunu belirten Başkak, otoyolda hipnoza girmemek için alınabilecek önlemleri şöyle sıralıyor:

“Dalıp gitmemek için, gözlerinizi sürekli hareket ettirin. Göz aynı noktaya bakınca yorulur ve beynin monoton bir duruma geçmesine öncülük eder. Bu sebeple bakışınız aynı noktaya sabitlenmesin. Bakışlarınızı gezdirin, yol çevresindeki unsurları gözlemleyin. Dikiz aynasına bakmayı ihmal etmeyin.

Uzun yolculuklarda gözler kuruduğu için göz damlası bulundurun.

Uzun yol için sevdiğiniz müzik türünden farklı müzikler dinleyin. Temposu değişken, düzensiz şarkıları art arda dinlemek işe yarayacaktır. Farklı şarkılar için radyo istasyonlarında sürekli gezinebilirsiniz. Dikkat dağıtmak için sevmediğiniz şarkıları bile dinleyebilirsiniz. Müziğin sesini çok açabilirsiniz.
Uzun yolda tıka basa yemekten kaçının, aç bir mide dikkati uyanık tutar. Uzun bir mola yerinde tam doymayı hedefleyin.

Günlük hayatta uyuduğunuz ya da hep şekerleme yaptığınız saatlerde uzun sürüşlerden kaçının, biyolojik saatiniz sizi rehavete sokabilir.

Camları biraz indirin ve temiz hava alın.

Telefonunuzun kulaklığı ya da bluetoothunuz varsa, birini arayın, bu sayede uyanık kalabilirsiniz.
Daha güvenli bir sürüş için, dikkati uyanık tutmayı zihinsel bir alışkanlık haline getirmek üzere self trans (kendi kendine trans) tekniklerini uygulayarak yola çıkın.

Dalmaktan ya da uyuklamaktan kendinizi kurtaramıyorsanız yolculuğa ara verip mutlaka uyuyun. Geç kalmak sizin ve araçta bulunan sevdiklerinizin hayatını kaybetmesinden daha önemli değildir.”

Tüm sürücülere otohipnoz eğitimi verilmeli

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ölümlü kazaların yüzde 66’sının gündüz meydana geldiğine, sürücü kusurlarının yüzde 88 ile ilk sırada yer aldığına dikkati çeken Hipnoz ve Bilinçaltı Değişim Uzmanı Mehmet Başkak, İçişleri Bakanlığı’na bağlı Emniyet Genel Müdürlüğü ile Jandarma Genel Komutanlığı başta olmak üzere trafikle ilgili tüm sivil toplum kuruluşlarının, sürücüleri, trafikteki hipnotik trans konusunda düzenli bir şekilde bilinçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 1079 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Acil Servislerde Görülen Psikiyatrik Durumlar02 Şubat 2017 Perşembe 14:22
  • Vajinismus Hastalarının 8 Fobisi22 Ocak 2017 Pazar 13:40
  • Antidepresanlar Boşanmayı Etkiliyor11 Ocak 2017 Çarşamba 20:20
  • Psikiyatrik Tedavide Beyin Chek-Up'ı Önemli10 Kasım 2016 Perşembe 07:41
  • Akran Zorbalığının Nedeni?07 Kasım 2016 Pazartesi 19:33
  • ANKSİYETE BOZUKLUKLARI31 Ekim 2016 Pazartesi 18:11
  • Fobik Misiniz?28 Ekim 2016 Cuma 16:28
  • Doç. Dr. Zehra Betül Yalçıner 'Nöropsikiyatri Günleri'14 Ekim 2016 Cuma 18:15
  • Ruh Sağlığınızı 10 Adımda Korumanın Yolu13 Ekim 2016 Perşembe 19:04
  • Mevsim Geçişi Uykusuzluğu Tetikliyor!30 Eylül 2016 Cuma 17:01
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim