1. HABERLER

  2. GENEL-SAĞLIK

  3. Tıkanırcasına Yeme Bozukluğu (Binge Eating) nedir?

Tıkanırcasına Yeme Bozukluğu (Binge Eating) nedir?

Kontrolsüz aşırı yeme ve üzüntü, utanç, sıkıntı gibi duygularla ilişkilendirilir. Tıkanırcasına yeme hastalığına sahip kişilerin çoğunun geçmişte depresyon yaşadıkları gözlenmiş, yaşamamış kişilerin ise depresyona yatkın olduğu saptanmıştır.

A+A-

Her yaşta görülebilmesine rağmen, genelde ergenlikte ve yirmili yaşlarda başlar. Kronik bir hastalıktır ve uzun yıllar sürebilir. Diğer yeme bozuklukları gibi, kadınlarda erkeklerden daha yaygındır. Ancak erkekler arasında görülen en yaygın yeme bozukluğu türüdür. Tıkanırcasına yeme bozukluğu, kısa bir sürede normal miktardan daha fazla yemek yenmesi ile doğrudan ilişkilidir. Bu duruma stres ve kontrol bozukluğu duyguları da eşlik eder. Bu yeme bozukluğuna sahip olan insanlar kendilerini vücut şekilleri ve kiloları yüzünden aşırı mutsuz hissederler.

Bir doktorun teşhis koyabilmesi için, aşağıdakilerden üç ya da daha fazla belirtiye ihtiyacı vardır:

Normalden daha hızlı yeme
Tıka basa doyana kadar yeme
Açlık hissi olmamasına rağmen büyük miktarda yeme
Rahatsızlık ve utanç duygusu yüzünden yalnız yemek yeme
Kendinden iğrenme ve suçluluk duygusu hissetme

Tıkanırcasına Yeme Bozukluğuna neler sebep olur?

Günlük yaşamın stresi, kaygılar, üzüntüler, sıkıntılar ve öfkeler de tıkanırcasına yeme hastalığını tetikleyebilir. Bazı araştırmalara göre ailesinde yeme bozukluğu olan kişilerin bu bozukluklara olan yatkınlıklarının fazla olduğu görülmüştür.

Genetik: Tıkanırcasına yeme bozukluğuna sahip olan insanların dopamin seviyeleri sürekli yüksek olabilir. Ayrıca bu tür yeme bozukluğunun kalıtsal olabileceğine dair sağlam kanıtlar var.

Cinsiyet: Kadınlarda erkeklere oranlara daha çok görülür. Bugün genelde ABD’de görülen hastalık, kadınlarda yaşamları boyunca bir noktada bu hastalığa yakalanma oranları %3.6 iken erkeklerde bu oran %2.0’dır. Bunun da biyolojik faktörlerden kaynaklandığına inanılmaktadır.


5-034.gif


Kilo: Hastaların %50’si obezdir. Hastaların %25-50’si kilo verebilmek için ameliyat olmaktadır. Yine de, kilo problemleri bu yeme bozukluğunun hem sebebi hem sonucu olabilir.

Duygusal travmalar: Ölüm, aileden ayrılma, istismar, trafik kazası gibi duygu bozukluğu yaratabilen durumlar sebep olabilir. Aynı zamanda, çocukluk döneminde yaşanan zorbalık gibi psikolojiyi kötü etkileyen davranışların da küçük yaşlardan itibaren sebep olunabileceği düşünülmektedir.

Diğer psikolojik durumlar: Tıkanırcasına yeme bozukluğu olan insanların %80’i başka bir psikolojik rahatsızlığa da sahiptir. Fobiler, depresyon, bipolar bozukluk, anksiyete ve madde kullanımı da bu tür yeme bozukluğuna sebep olabilir.

Tedavi yöntemleri nelerdir?

Doğru ve sağlıklı beslenme alışkanlığının kazandırılması ile aşırı yeme bozukluğu kontrol altına alınabilir. Ancak bu bozukluğun altında yatan psikolojik sebepler psikoterapi ile düzeltilmez ise bir süre düzelse de tekrar edebilir. Basit aşamada, düzenli beslenerek ve sağlıklı yiyecekler seçerek, verimli ve yeterli uyuyarak ve egzersiz yaparak yeme bozukluğu kontrol altına alınabilir. Psikolojik nedenlerden dolayı oluşan yeme bozukluklarında ise, Bilişsel-Davranışçı Terapi, Kendi Kendine Yardım Terapisi, Davranışçı Yöntemlerle Kilo Verme Terapisi, Diyalektik Davranışçı Terapi, Motivasyonel Terapi gibi psikoterapi yöntemlerinden yararlanılabilir. Dahası, antidepresan gibi bazı ilaçlarla da tedavisinin mümkün olduğu düşünülüyor.

Kaynak

Bu haber toplam 705 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.