• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 16 °C

Temizlik zehirliyor, TV yaşlandırıyor

Temizlik zehirliyor, TV yaşlandırıyor
Yaşadığınız şehirden uyuduğunuz odaya kadar önemli sağlık tehditleri...

Yaşam kalitesini düşüren çevresel faktörler sağlığımız üzerinde olumsuz etkiler yarattığı gibi yaşlanma sürecini de hızlandırıyor. İçinde yaşadığınız şehirden uyuduğunuz odaya, temizlik malzemelerinden televizyona kadar...

Olumsuz koşullardan kaçınmak sağlıklı ve genç bedenin şifresi olduğu kadar yaşlanma etkilerinin önüne geçmenin de anahtarıdır...

Çevrenizde aslında pek çok şey sizi yaşlandırıyor. Sigara içmek, sigara dumanına maruz kalmak hava kirliliği, ultra viyole ışınlar gibi bir çoğunu bildiğiniz birçoğunu ise görmezden geldiğiniz beklide hiç üzerinde düşünmediğiniz; tüketilen besinlerin yetiştiği ortam ve toprak, günlük yaşamı kolaylaştıran mikro dalga fırınlar, cep telefonu, bilgisayar, elektrik cihazları, elektronikler ve akşamları en yakın dostunuz saatlerinizi paylaştığınız gizli düşman televizyon.

TELEViZYONLU ODADA UYUMAYIN

Elektrikli cihazlar başucumuzu bile kaplamışken hızla yaşlanmak kaçınılmaz.Elektromanyetik alanların insana zarar verdiği kanser riskini arttırdığı ve yaşlandırdığı artık biliniyor. Buna rağmen yaşlanmaktan, sağlığını kaybetmekten korksa da insanlar yatak odalarında televizyon bulundurmaya, başucunda cep telefonlarını şarja takmaya ve televizyonun neredeyse karşısından kalkmamaya devam ediyor.

Bu olumsuz şartların ortadan kaldırılması yaşlanma sürecini yavaşlatacaktır. Elektrik prizlerinin yatağınızın çevresinde olmamasına dikkat etmeli, televizyon karşısında mümkün olduğunca uzakta oturulmalıdır. Çünkü televizyon mesafe arttıkça elektromanyetik ışınlar azalır. Aynı şekilde kullandığınız bilgisayarın ekranının elektromanyetik ışın yansıtmaması gerekir. LCD adı verilen monitörler eletromanyetik ışık yansıtmadığı için daha sağlıklıdır.

KIŞ MEVSiMiNiN ÖNEMi

Kış mevsimi gerek dışarıda gerekse ev içinde solunan havanın daha hızlı kirlendiği bir mevsimdir. Hava kirliliğinin yaşlandırıcı etkileri kadar kalp ve solunum yolu problemlerine neden olması ve bu hastalıkları olanların şikayetlerini arttırması bakımından önemlidir. Kış mevsiminde hava kirliliğinin yoğun yaşandığı dönemlerde özellikle bağışıklık sistemi zayıf olanların, kanser, kalp ve akciğer, solunum sistemi hastalıkları olanların dışarıya çıkmaması alınacak önemli tedbirlerin başında geliyor.

TEMiZLiK MADDELERi DOST DEĞiL

Ev ve iş yerinde iç mekanlarda hava kirliliğine neden olan bir diğer etmen asbesttir. İnşaat endüstrisinde, ısı yalıtımında, sürtünmeye direnci azaltmak için kullanılır. Kanserojen asbest tozları solunan havaya karışmasıyla akciğer kanseri başta olmak üzere birçok kanser türüne zemin hazırlar. Ev temizliğinde kullanılan ve ev içi hava kirliliğine neden olan bazı maddeler yaşlanma etkilerini hızlandırmaktadır. Bunların seçimi ve kullanımı ile zararı en az boyuta çekmek mümkündür.

Egzoz gazındaki kanser riski

Egzoz gazı, kurşun, sülfat, asbest hava kirliliğine neden olan maddelerdir. Kalp,solunum ve akciğer hastalıklarının oluşum riskini arttıran bu hava kirliliğinin yaratıcı maddeleri aynı zamanda astım, akciğer kanseri, solunum yolu hastalıklarının nedeni olduğu gibi en yoğun yaşlanma etkisine sahip unsurdur. Hava kirliliğinin yoğun olduğu günlerde fazla dışarıda bulunmayın, dışarıda spor yapmayın, mümkünse ortamınızı değiştirin.

Kirli hava tehdit ediyor

Ev içinde hava kirliliği yaratıyorsanız uzun saatlerinizi geçirdiğiniz yuvanız tam bir tehdit ortamı demektir. İç mekanların havasını kirleten en büyük unsur Radon gazıdır. Mekanlara topraktan sızarak girer. Özellikle bodrum katlarında birikir. Radon açığa çıkaran taşlardan inşa edilmiş evler, havalandırması iyi olmayan beton binalar risk alanlarıdır. Radon gazının oldukça tehlikeli boyutu akciğer kanserinde önemli rol oynamasıdır.

Dr. İsmail Ağar

www.ismailagar.com
(0216) 414 99 00

Bu haber toplam 837 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim