• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 14 °C

Sosyal öğrenme güçlüğü

Sosyal öğrenme güçlüğü
Sosyal beyin çalışmaları, insanları toplumları sorgulama noktasına getirdi. İnsan beyninin sosyallikten sorumlu alanları var, bunların geliştirilmesi ve eğitilmesi gerekiyor...

Sözsüz (nonverbal) öğrenme güçlüğü sağ beyin öğrenme güçlüğüdür. Kişi çok zeki ve başarılıdır fakat insan ilişkileri kurmak gereken konularda başarısızdır. Evlilik, yöneticilik, liderlik yapamaz. Sosyalliği ve duygusallığı iyi okuyamaz. Asperger sendromunun hafif biçimidir.

Sessiz iletişimin dört ayağı: zaman, mekân, mesafe, renklerdir. İnsan karar verirken 'Eşik altı algılama' ile nerede, ne zaman, nasıl konumdayım, sorularına cevap verir. Çevrenin renklerini bilinç dışı algılar ve kararlarında sessiz belirleyici olarak kullanır. İlişki kurarken kişinin çok yakın durması, giydiği kıyafetler, çok arzulu olup olmadığı, işi savsaklayıp geciktirirse düşmanca, hemen yaparsa dostça değerlendirmesi önem taşır.

Gri, yeşil, mavi gibi meditatif veya kırmızı, sarı, turuncu gibi dinamik renkleri farkında olmadan seçer. Karşı tarafın bir işe istekli veya isteksiz olup olmadığını anlayamaz. Aşırı ısrar eder. Gereksiz tekrarlar yapar. Karşı tarafın sıkıldığını, bunaldığını anlayamaz. İlişkiler esnasında zaman mekan, mesafeli duruş, pozisyona göre algılama geliştirilmesi gereken becerilerdir.

Sosyal Uygunsuzluk

Toplumda böyle bir durum söz konusu ise, sosyal beyin gelişmemiş ise sosyal asperger denebilir. Birey bazında olduğu gibi toplum bazında da bu durum geçerlidir. İnsanın varlığı duygu, düşünce ve davranışlardan oluşan bir bütündür. İnsanı insan yapan sadece düşünce değildir. Duygu ve düşüncelerin kendi içerisinde bir bütün oluşturması gerekir. Bu duygu, düşünce ve davranışlardan bazıları bütünden farklı olarak kendi başına çalışırlarsa şizofrenik dağılma olur. Bu durumu şu örnekle açıklayabiliriz: Bir orkestrada her enstrümanın belli bir notası vardır ve hepsi o notaya göre müziği icra ederler. Bir enstrüman kendi başına çalarsa, bütün ahenk bozulur. İnsan psikolojisi de böyledir. Beyindeki bütün hücrelerin hepsi orkestra gibi çalışır.

Bir grup hücre kendi başına çalışmaya başlarsa şizofreni ortaya çıkar. Aynı durum toplum için de geçerlidir. Toplumun ortak temel değerleri vardır. Bunlardan biri kültürel değerlerdir. Toplumlar ekonomik varlıklarını sürdürebilmek ve kendi üretimlerini koruyabilmek için yabancı mallara karşı gümrük adı altında sınırlama koyarlar. İthalat ve ihracat ona göre yapılır. Kültürel değerlerimizin korunması için de kültürel gümrük sınırları olması gerekir. Bir toplum kültürel gümrük sınırlarını oluşturamazsa, kendi kültürel değerlerini kaybeder. Francis Fukuyama, sermayenin, maddi ve psikososyal sermaye şeklinde iki türlü olduğunu söyler. Toplumun psikososyal sermayesi, kültürel değerleri, dili ve dini değerleridir. Bu sermaye batıda zayıfken, doğuda zengindir. Batı, para sermayesi zengini iken, doğu yardımlaşma, empati, merhametli olma gibi sosyal sermaye zenginliklerinin sahibidir. 21. yüzyıldaki medeniyetler savaşı tezi bu farktan ortaya çıkar. Fukuyama doğunun bu zengin kültürünün Amerikan kültürünü tehdit ettiğini savunmaktadır. Bu durumu şişman köpek örneği ile açıklar. Her şeyi bol bol yiyip bir ağacın altında uyuyan şişman köpek, diğer kedi ve köpeklerin aç veya tok olmasını umursamaz. Kendi rahattır ve başkaları hakkında kaygı hissetmez. Amerikan toplumunu da şişman köpeğe benzeterek yiyip içtiğini, dünyanın başka sorunlarından kaygı hissetmediğini belirterek bunun kültürel sermaye eksikliğinden kaynaklandığını söyler.

Sosyal beyin çalışmaları, insanları toplumları sorgulama noktasına getirdi. İnsan beyninin sosyallikten sorumlu alanları var, bunların geliştirilmesi ve eğitilmesi gerekiyor. Eğitilmezse insan, uğrunda amacı olmayan bir hayat seçmiş olur. İnsanın hayattaki değer olan amaçları seçebilmesi için muhakkak sosyal beynin ve sosyal hedeflerinin olması gerekiyor.

PROF. DR. NEVZAT TARHAN / Yeni Şafak

Bu haber toplam 3261 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim