• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -3 °C

Sınırsız özgürlük mutluluk getirmiyor

Sınırsız özgürlük mutluluk getirmiyor
Bazı çocuklar evde, okulda ve diğer sosyal ortamlarda kendi sınırlarının nerede başlayıp nerede bittiğini kestirmekte güçlük çekebilirler.

Böyle bir durumda etrafındakilerin bireysel hak ve özgürlüklerini çiğnemiş olurlar. Bu nedenle de sosyal uyum ve iletişimde birtakım sorunlarla karşı karşıya kalırlar. Bu durum bize "çocuk eğitiminde sınır koymanın önemini" hatırlatmaktadır. Sınır; iletişimde bireyin kendi varlığını başkasından ayırt etmesi, nerede durması gerektiğini bilmesi demektir.

Sınırlar çocuğu yaşama hazırlayıcı, destekleyici ve koruyucu işleve sahiptir. Sınır koymak, çocuğu doğru yönlendirmek içinde kılavuz niteliğindedir. Çocuk sahip olduğu özellikler gereği hayatında anlamlı olan, çerçevesi net olarak çizilmiş kurallara ihtiyaç duyar ki, bu sayede özgüveni gelişsin, kendini bir yere ait hissedebilsin ve kendine özgü olmayı öğrenebilsin. Çocuğa sınır koyma davranışını kazandıracak olan kişiler temelde anne ve babadır. Anne-babalar kendi içlerindeki arzu ve isteklerini daha objektif değerlendirmeliler."Biz görmedik, o görsün; biz yapamadık, çocuğumuz yapsın." türünden eğilimlerini ciddi olarak gözden geçirmeli ve yanlışlarından uzaklaşarak çocuklarına sınır koymalıdırlar. Sınırsız/kuralsız yetişen çocuk, görünürde sunulan bütün imkanlara rağmen, ruhsal anlamda kendisini yalnız ve güvensiz hisseder. Bu ortamda yetişen çocuk olgun bir kişiliğe ulaşamaz ve dolayısıyla da davranışlarının sonuçlarına katlanamaz. Bağımlı, güvensiz bir birey olarak yetişir. Her istediğini bir şekilde elde etmeyi öğrenen çocuk, ailesi ile daha fazla çatışma yaşayacaktır. Çocuk dürtülerini kontrol etmede zorlanacağı için, ebeveyn-çocuk ilişkilerinde sıkıntıların daha fazla olması da kaçınılmazdır. Sürekli hazzın peşinde "hemen, şimdi burada" düşüncesiyle işleyen bir benlik yapılanmasıyla hareket eder.

Psk. Dan. ŞENGÜL SARIGÜL / ZAMAN

Bu haber toplam 1212 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • 7 Adımda Kış Depresyonunu Yenin!24 Kasım 2016 Perşembe 18:21
  • Kış Havası Depresyona Sokuyor!24 Kasım 2016 Perşembe 17:56
  • Sınav Kaygısı Uyarısı (TEOG)21 Kasım 2016 Pazartesi 19:22
  • Psikolojik Travma ve Sonrası21 Kasım 2016 Pazartesi 18:12
  • En Sık Görülen Psikolojik Sorun!19 Kasım 2016 Cumartesi 13:02
  • Depresyonu Tedavi Etmenin En Basit Yolu!18 Kasım 2016 Cuma 19:26
  • Suçluluk Psikolojisinin Kurbanı Olmayın!11 Kasım 2016 Cuma 19:48
  • Hipnoz Yöntemi İle Davranış Yönlendirme!11 Kasım 2016 Cuma 11:24
  • Psikolojik Sorunları Zamana Bırakmayın!10 Kasım 2016 Perşembe 18:52
  • Stresi Yaratıcı Potansiyele Dönüştürebiliriz!10 Kasım 2016 Perşembe 17:47
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim