• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 4 °C

Sınav Kaygısı Gençleri Depresyona Sürüklüyor...

Sınav Kaygısı Gençleri Depresyona Sürüklüyor...
Birçok öğrencinin her yıl heyecanla girdiği Öğrenci Seçme ve Yerleştirme sınavının bir bölümü bitti. Peki, gençleri derinden etkileyen hatta kimi genci intihara sürükleyen sınavlar gençleri neden bu kadar etkiliyor?

Birçok öğrencinin her yıl heyecanla girdiği Öğrenci Seçme ve Yerleştirme sınavının bir bölümü bitti. Peki, gençleri derinden etkileyen hatta kimi genci intihara sürükleyen sınavlar gençleri neden bu kadar etkiliyor? Aileler bu konuda sınav öncesinde ve sonrasında öğrencilere nasıl davranmalı?
Reem Nöroloji Merkezi’nden Dr. Mehmet Yavuz'un verdiği bilgilere göre, öncelikle sınav kaygısı öğrencinin sınav öncesi ve sonrasında gerek çevrenin gerekse ailesinin ona yüklediği sorumluluklardan kaynaklanıyor. Aynı zamanda Türkiye şartlarında her gün değişen sınav şartları da öğrencileri bunalıma sürüklüyor. Olması gereken eğitim sistemi gençlere sunulmadığı sürece bu kaygıların ve endişelerin yaşanması normaldir. Başka bir değişle sınavlar öğrencilerin hayatını ve geleceğini derinden etkileyen bir sistem üzerine kurulmamalıdır.

Merak Edilen Sorular

- Hangi olaylar ya da davranışlar öğrencinin sınav başarısını etkiliyor?
Bu stresli döneme sebep olan başlıca faktörler ailelerin baskıcı tutumu, eğitim sistemi, maddi olanaksızlıklar ve okulda verilen eğitimin yetersiz kalmasıdır. Öğrencinin dershaneye gitmesi zamanın büyük bölümünü aldığından kendine ayıracak zamanı kalmayan öğrenci bunalıma girmektedir. Aynı zamanda düzensiz beslenme de sınav kaygısını artırır

- Sınav kaygısı öğrencilerde ne gibi sağlık sorunlarına yol açıyor?
Öğrenciler liseye giriş sınavı ve üniversiteye geçiş dönemlerinde ilk ergenlik dönemine yeni girmiş ya da bitirmek üzere oluyorlar. Bu süreç hormonal dengelerin oturmaya başladığı ve davranışsal hareketlerin de yeni düzene girdiği bir dönem. Bu nedenle çok hassas olabiliyorlar. Öğrenciler gerek aile bakısı ve gerekse eğitim sisteminin onlara yaşattığı olumsuz durumlardan depresyona girebilir bu dönemde hipertansiyon, kalpte ritim bozuklukları, heyecana bağlı olarak kalp rahatsızlıkları, davranış ve kişilik bozuklukları ve kız öğrencilerde jinekolojik bozukluklar görülebilir.

- Anne ve babalar bu dönemde nasıl davranmalıdırlar?
• Aileler öğrenciye karşı baskıcı davranışlar sergilememelidirler. Örneğin “bu sınavı kazanamazsan okul hayatın biter işsiz güçsüz bir insan olursun” gibi sert ve geleceğini karartıcı cümleler kurulmamalıdır.
• Çocukların bu dönemde beslenmelerine dikkat etmeleri için gerekli önlemleri almalıdırlar. Fast food yiyecek ve kafeinli içeceklerden uzak durmalarını sağlamalıdırlar.
• Onlara sınavı kazanamasalar bile destek olmalı anne ve baba sorumluklarının bilicinde olarak öğrenciye özgüven vermelidirler. Fakat öz güven verirken “sen başarısın, benim kızım veya oğlum zeki” gibi cümlelerde çocuğun sınav kaygısını artırır. Bu yüzden destek veren cümleler kurulmalı örneğin “sen bu sınavı başaramasan da biz senin her zaman yanındayız bu sınavı kazanamamış olman hayatının sonu değil” gibi cümleler daha uygun olur.
• Çocuğun arkadaş çevresi de incelenmeli onu olumsuz etkileyen arkadaşlarını onu kırmadan hayatından çıkarması gerektiği anlatılmalıdır.
• Her ne olursa olsun bu çocuklar hepimizin geleceği o yüzden çevre olarak da bizler öğrencilerimize sahip çıkmalı onların bu zorlu dönemlerinde yanlarında olmalıyız.

- Sınav heyecanını atlatmak için öğrenciler ne yapabilir?
Kaygıyı azaltmak adına gün içerisinde kendilerine mutlaka zaman ayırmalıdırlar bu zaman içerisinde test veya ders kitaplarından uzak sadece kendilerini mutlu eden faaliyetler yapabilirler. Örneğin “kitap okuyabilirler, müzik dinleyebilirler, arkadaşlarıyla sinemaya gidebilirler.
Beslenmelerine dikkat ederek düzenli egzersiz yapabilirler. Aynı zamanda çok geç saatlere kadar ders çalışmamalıdırlar. Uykusuz kalmamalıdırlar.


Bu haber toplam 1225 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim