• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 0 °C

Sınav Kaygısı Diyabet Riskini Arttırıyor

Sınav Kaygısı Diyabet Riskini Arttırıyor
Prof. Dr. Hülya Günöz, son yıllarda hızla artan diyabete karşı uyardı: İnsülin salgısı bozulmuş çocuklarda, sınav stresiyle birlikte Tip 1 diyabetin ortaya çıkışı hızlandı.

Esra TÜZÜN / SABAH


Prof. Dr. Hülya Günöz, son yıllarda hızla artan diyabete karşı uyardı: İnsülin salgısı bozulmuş çocuklarda, sınav stresiyle birlikte Tip 1 diyabetin ortaya çıkışı hızlandı. Şeker hastası çocukların sayısı gittikçe artıyor.

İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Pediatrik Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Hülya Günöz, diyabet hastalığı ve bu hastalığın çocuklara etkisiyle ilgili sorularımızı yanıtladı.

 Okul stresi ve sınavlar diyabete neden olabilir mi?
Stres, çocukta diyabetin ortaya çıkışını kolaylaştırır. Özellikle insülin salgısı bozulmuş bir çocukta Tip 1 diyabetin ortaya çıkışı hızlanacaktır. Son dönemde sınav stresi ile birlikte diyabet tanısı koyduğumuz çocukların sayısında artış var.

 Diyabetli çocuk, normal hayatına devam edebilir mi?
Tabii ki... Örneğin; diyabetli bir çocuk profesyonel bir sporcu da olabilir. Mark Spitz olimpiyatlarda yüzme şampiyonuydu ama aynı zamanda diyabetliydi de... Burada önemli olan çocuğun kurallara uyması... Nedir o kurallar? Vücut aktivite sırasında insülinsiz kalmamalıdır. Aktiviteye göre enerji için gerekli insülini, aşırı olmamak kaydı ile almalıdır. Bütün bunlar bir disiplin işidir. Eğer iyi bir eğitim verilirse şeker hastalığı çocuk için problem olmaz. Şeker hastalığı olan çocuk; diyabet konusunda iyi eğitilmişse yaşıtları gibi hayatına devam edebilir.

 Tip 1 diyabet genetik mi?
Tip 1 diyabet, genetik yatkınlıkla ilgilidir diyebiliriz. Ama 'bütünüyle genetiktir' demek de yanlış olur. Bir çocukta diyabete yatkınlık geni; anne veya babadan geçer ama çevresel koşullar bunu hastalığa çevirebilir ya da çevirmeyebilir. Yani genetik yatkınlığı olan her çocuk diyabet olmayabilir. Genetik faktörü olmayan bir çocukta da diyabet kesinlikle görülmez denilemez; az oranda da olsa görülebilir. Yani; Tip 1 diyabet genetik yatkınlığın varolması durumunda çevresel faktörlerle ortaya çıkan bir hastalıktır. Çevresel faktörlerin başında da viral enfeksiyonlar gelir. Özellikle kızamıkçık ve sarılık enfeksiyonu hastalığı tetikler. Nitekim çocuklarda diyabet başlamadan önce mutlaka geçirilmiş ateşli bir enfeksiyon olduğuna tanık oluyoruz.

DİKKAT!
 Çocuklarda ideal kan şekeri değerleri nelerdir?
Çocuğun açlık şekeri 70-99 mg arasındadır. 100 ve üzerindeyse çocukta bozulmuş açlık şekeri dediğimiz durum ortaya çıkar. Birçok laboratuvar verisinde 110 mg gibi bir sınır var. Diyelim ki; çocuğun açlık şekeri 105 çıktı. Aile, laboratuvarın verisine göre bu çocuğun değerlerini normal kabul ediyor; halbuki, bu bozulmuş açlık şekeri demektir. Onun için mutlaka bilgili bir hekimin görüşünün alınması gerekir. 99 mg üzerindeki her değer açlık şekerinin bozuk olduğunu gösterir.

D VİTAMİNİ DEYİP, GEÇMEYİN ÖNEMLİ!
 Vitamin eksikliği şeker hastalığını etkiler mi?
Elbette ki... Mesela; D vitamini bu konuda çok önemlidir. Çünkü immün sistemi düzenleyici etkisi vardır. D vitamininin eksikliğinden, diyabetin daha kolay ortaya çıktığı ileri sürülür. Anne sütünden beslenememe ve unlu gıdalara erken başlanmanın da diyabete davetiye çıkardığı söyleniyor.

HASTALIĞIN ZARARLARINI ÖNLEMEK İÇİN BU KURALLARI MUTLAKA UYGULAYIN!
1) Çocuğa önerilen miktarda insulin yapılması...
2) Bu insülinin gerçekten yeterli olup olmadığının aralıklarla kontrol edilmesi...
3) Beslenmesinin diyetisyen önerisi doğrultusunda ve insülinle uyum içinde yapılması...
4) Kan şekerlerinin düzenli olarak ölçülmesi...
5) Kan ketonunun ölçülmesi..
6) Kan şekeri ve keton takibini sağlıklı yapabilecek ölçüm cihazının seçilmesi...
7) Kan şekerlerine göre değişiklik ve düzeltmelerin zamanında gecikmeden yapılması...
8) Hemoglabinin ölçülmesi...
9) Diyabete bağlı gelişebilecek ilave komplikasyonlar ve diğer yan etkiler açısından da çocuğun ek testlerden geçirilmesi...

DİYABET BULAŞICI DEĞİLDİR!
 Diyabetli çocuklar sosyal hayatta nasıl problemlerle karşılaşıyor?
Yaşamdan kopmak ve ayırımcılık görmek istemeyen diyabetli çocuklar, hasta olarak algılanmaktan üzüntü duyuyor. Toplumda bu tip sıkıntılarla sık sık karşılaşıyorlar. Eğer diyabet konusunda toplum bilinçlenirse; tüm bu sorunların ortadan kalkacağını düşünüyoruz.

 Diyabet bulaşıcı mı?
Kesinlikle hayır. Biz 'diyabeti bulaşır' diye şeker hastası bir çocukla aynı sırada oturmak istemeyen öğrencileri gördük. Diyabetli olduğu için öğrenciyi meslek lisesine kabul etmeyen okul müdürleri veya çocuğu diyabetli olduğu için okuldan almaya kalkan ebeveynlerle karşılaştık. Bütün bunların yanı sıra diyabet konusunda çok duyarlı davranıp arkadaşlarına 'Sen bunu yeme, bu sana dokunabilir' deyip kaçamak yapan diyabetli arkadaşını uyaran çocuklarımız da oluyor. Bu arada şeker hastalarına özenip, 'Ben de diyabetli olsam' diyen çocuklarımız bile çıkıyor. Şeker hastalığı ile ilgili yanlış düşünceler ve inanışlar geçtiğimiz yıllarda çok fazlaydı. Ancak artık toplumumuz da bu konuda yavaş yavaş bilgileniyor.

ÇOK ŞEKER YİYEN ÇOCUKTA TİP 2 DİYABET RİSKİ ARTABİLİR!
 Çok şeker yemek diyabete sebep olur mu?
Çok şeker ya da çikolata tüketen bir çocukta Tip 2 diyabet riski artabilir. Ama Tip 1 diyabet açısından da pankreas hücrelerinin zorlanması olumlu bir şey değildir. 'Arada sıkı bir ilişki var demek, mümkün değil' ama diyabetlilerin şeker tüketmemelerini öneririm.

 Gebelikte annenin yanlış beslenmesi diyabete neden olur mu?
Annenin beslenmesinden ziyade gebeyken geçirdiği viral enfeksiyonların tetikleyici bir rol oynayabileceği düşünülüyor. Bu nedenle annelerin gebelikte hastalıklardan korunması gerekiyor. Hamilelerin katkılı gıdalardan uzak durması, taze ürünler tüketmesi; çocuğun doğumdan sonraki yaşamı üzerinde önemli etki gösteriyor.

FAZLA SU İÇİP, TUVALETE GİDEN ÇOCUĞA DİKKAT!
 Ebeveynler çocuğun Tip 1 diyabetli olduğunu nasıl anlar?
Bir çocuğun diyabet olduğunu düşünmek için en önemli özellik çocuktaki alışkanlık değişikliğidir. Çocuk eskisine oranla daha fazla su içiyorsa, tuvalete sık sık gitmeye başladıysa; özellikle gece tuvalete gidip, çiş yapma ihtiyacı duyuyorsa ve onun arkasından da gece su içmek için tekrar kalkıyorsa dikkat etmek gerekir. Bunlar en önemli belirtilerdir. Birçok aile bu belirtilere dikkat etmiyor, gözden kaçırıyor. 'Çocuk ayağını üşüttü; o yüzden idrara gidiyor', 'Çok tatlı tuzlu yedi; o yüzden su içiyor', 'Çok su içti; o yüzden tuvalete gidiyor' diye yorumluyorlar. Çocuğun iştahında bir artış varsa fakat bu iştah artışına rağmen kilo veriyorsa, aşırı tatlı düşkünlüğü eğer beraberinde su içme ve idrara çıkma isteğini beraberinde getiriyorsa; bunlar diyabetin en tipik belirtileridir.

HIZLI TAKİP GEREKİR!
 Çocuk şeker komasına girene kadar bu hastalığı anlamak mümkün değil mi?
Tabii ki mümkün. Çocuklarda halsizliğin ortaya çıkması, kız çocuklarında genital bölgede kaşıntıların olması, halsizlik, dikkat azalması, çocuğun çabuk yorulması ve daha sonra da karın ağrılarının ortaya çıkışı, koma öncesi belirtilerdir. Karın ağrıları varsa ve buna kusmalar ekleniyorsa zaten çocuğun komaya girmesi an meselesidir. Bütün bunların ortaya çıkışı genelde bir iki ay içinde olur. Hızlı seyreden bir diyabet 15 günde ortaya çıkabilir ya da birkaç aya yayılabilir. Bunun için ailelerin çocuktaki değişikliği yakından ve hızla takip etmesi önemlidir.

 İlk çocuğu Tip 1 diyabetli olan ailelerin ikinci çocuklarında da diyabet hastalığı görülür mü?
Görülme riski taşıyor. Eğer bir kardeşte diyabet varsa; ikiz ise bu çocuklarda diyabet riski 50 kat artıyor. Eğer kardeşse diyabet hastalığı çıkma riski 15-20 kat fazlalaşıyor. Bu arada 'Mutlaka şeker hastası olacak' diye bir şey yok; moral bozmamak lazım ama diyabetin daha büyük bir oranda çıkma olasılığını da gözönünde bulundurmak gerek.

Bu haber toplam 2165 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim