• BIST 97.713
  • Altın 144,195
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 19 °C

ŞİMDİKİ ÇOCUKLAR SORUMSUZ (MU?)

Rukiye KARAKÖSE

Hiç kimse sadece sevdiği ve memnun olduğu işleri yaparak büyük bir insan olamaz.

Sorumluluk duygusu, diğer değerler gibi öğrenilen bir özelliktir.  Ne var ki ebeveynler sıklıkla çocuklarında sorumluluk duygusunun yokluğundan yakınırlar. Çocuğunun eğitiminde titizlenen insanlar, iyi yetiştirmek adına hassas davranıp çocuklarının sorumluluklarını kendileri yüklenmekte ve onları koruyup kollamak adına sorumluluk duygusunun ve özdisiplinin gelişmesini engellemektedirler.

   Tüm eğitim sürecinde olduğu gibi sorumluluk eğitiminin de ilk aşaması bu konuda çocuğa model oluşturmaktır.  Evdeki büyüklerin hayatı planlı ve programlıysa, birbirlerine, çocuklarına ve topluma karşı sorumluluklarını yerine getiriyorlarsa çocukların bu kavramı öğrenmeleri çok daha kolay olacaktır.

Çocuk da evin bir ferdi olduğuna göre sorumluluk duygusunu edinebilmesinin ilk aşaması evde yaşına ve gelişim seviyesine uygun sorumluluklar almasıdır. Ona yapabileceği bir ev işinin sorumluluğunu verin ve verdiğiniz sorumluluğun takibini yapın, onu teşvik edin.

Öğretim sürecine olabildiğince erken başlamak gerekir. Fiziksel olarak ona zarar verebilecek delici ve kesici aletlerle yapılanlar dışındaki basit işleri olabildiğince erken öğretin. Yatağını toplamak, oyuncaklarını sepete yerleştirmek, çöpü dışarı çıkarmak, sofra hazırlamak gibi… .  Zaten küçük yaşlarda çocuklar  ev işlerine karşı oldukça isteklidirler.

 Elbette bu işleri sizin tek başınıza yapmanız daha kolaydır. Onları engellediğiniz takdirde “sen bu işi doğru dürüst yapamazsın” mesajını vermiş olursunuz.  Sonuçta çocuk her şeyi sizin yapmanıza “izin vermek”le kalmayıp artık ev işlerine yardımcı olmayı da reddedecektir. Ya da reddetmek yerine verdiğiniz görevi isteksiz ve bezgin şekilde yapacaktır.

İlk aşamada yavaş davranabilir ve işi aksatmaya meyilli olabilir, ara ara yumuşakça hatırlatın, güdüleyin. Eğer zamanlamada sorun yaşıyorsa başı sonu belli bir süre tanıyarak verilen işi o sürede bitirmesini isteyin. Aksi halde genellikle görevi, sevdiği işlerden sonraya erteleyecektir.

Zamanı ayarlayamıyorsa birlikte günlük program hazırlayabilirsiniz. Bu çizelge onun katkılarıyla oluşmalıdır ki, programa uyması daha kolay olsun.

Yetiştiremediğinde, kıyamayıp onun görevini üstlenmeyin ve yarım işini tamamlamayın. Bu şekilde şunu öğretmiş olursunuz: “Eğer bitiremiyorsan, sıkıldığın noktada işi bırak, biri gelip tamamlayacaktır”.

Ona ve kardeşlerine seçenek sunabilirsiniz. Böylece her biri daha çok zevk alacakları görevlere talip olabilirler. Bu arada paylaşımın adaletli olmasını da sağlayın.  

Ona hangi sorumlulukları verebileceğinizin basit bir ölçüsü vardır. Eğer çocuk o işi kendi başına yapabiliyorsa (istisnai haller dışında) onun adına bunu siz yapmamalısınız. Mesela 4–5 yaşlarında bir çocuk rahatlıkla kendi yemeğini yiyebilir, tabağını mutfağa götürebilir. Kirli giysilerini kirli sepetine atabilir,  yatağını (sizin kadar mükemmel olmasa da) düzeltebilir, Oyuncaklarını toplayabilir.

Okul çağı çocukları ise buna ilaveten anneye yardımcı olmak, sözgelimi sofra kurmak ve toplamak, çamaşır asmak veya toplamak, çöpü çıkarmak,  küçük kardeşlerle ilgilenmek ve kendine bazı yiyecekleri hazırlayabilmek gibi işleri rahatlıkla yapabilirler.

 Unutmayın, bunlar çocukta sorumluluk duygusunu ve temel becerileri geliştirdiği gibi özgüvenini de artıracaktır. Çünkü kendi kendine yetmesinin önünü açmışsınızdır ve en temel ihtiyaçları için dahi kendini büyüklere bağımlı ve çaresiz hissetmez.

Ona kendisinin seçeceği bir saksı çiçeği alın ve bakımının sorumluluğunu ona verin. Büyümesini birlikte takip edin.

Mümkünse birlikte belirleyeceğiniz bir ev hayvanı edinin ( kuş, balık, su kaplumbağası vs.) İsmini o versin, hayvan onun olsun ve besleme görevini üstlensin.

Çocuğu girişimci tavırlarında tebrik edin, gerekirse ödüllendirin. Ancak şu işi yaparsan şunu veririm gibi rüşvetçi bir tavır içine girmeyin.

Çocuğunuz hayat boyunca çeşitli sorunlar yaşayabilir. Bunları çözümleyemediği zaman onun adına hemen çözüm üretmeyin. Bu şekilde onun sorun çözme yeteneğinin gelişmesini engellemiş olursunuz.  Sadece yol gösterici olun ve teşvik edin. Ayrıca yaptıklarının sonuçlarıyla yüzleşmek sorumluluk almanın şartıdır.  Yaptığı veya yapmadığı şeylerin doğal sonuçlarıyla yüzleşmek başlı başına öğretici bir etkiye sahiptir.

Bu yazı toplam 2586 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Metin Ü.
2009-12-17 21:39:29
Çok Doğru
Toplum olarak sorumluluk eğitiminde eksik kaldığımız aşikar. Yoksa çok daha farklı olurdu herşey. Yazdıklarınıza katılıyorum. Doğru söze ne denir?
Zeliş
2009-12-08 14:02:15
Ben de Muzdaribim
Benim de 15 yaşında bir kızım var, sorumluluğun "s"sini bile taşımıyor. Su içtiği bardağı bile kaldırmaz. Şimdiye kadar hep onu suçladım, ona yüklendim. Ama yazı beni düşündürdü, galiba onu böyle yapan biraz da bizim aşırı toleransımız oldu. Ama nasıl düzelecek bilmem...
m.m.m. emrah
2009-12-08 00:03:46
bende söylediklerinize yürekten katılıyorum. hayatımızda sahip olmamız gereken en önemli özelliklerimizden birisi olan sorumluk duygusu günümüzde çoğu zaman geç kalınmış bir duygu olarak karşımıza çıkmaktadır. burada dediğiniz gibi aileye büyük bir görev düşmekte.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim