• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 11 °C

Sigara ve başörtüsü yasağı farklı değil!

Prof. Dr. Nevzat Tarhan

SİGARA İÇME ÖZGÜRLÜĞÜ

Başörtüsü özgürlüğü veya sigara içme özgürlüğü arasındaki ilişki size ne alaka dedirtmesin
Sigara sorunu sadece sağlık sorunu değil aynı zamanda özgürlük sorunudur.

‘Dumansız Yaşam’ ne güzel başlık. Güncel ve kulağa hoş geliyor. Ancak geliniz bir de sigara tiryakilerine sorunuz.

Bir taraftan sigara içme özgürlüğü diğer taraftan sigara içenlerin başkasına zarar verme özgürlüklerinin olmaması gerçeği.

ABD de 2000 yılına ait davranışsal nedenlerle ölüm olaylarının istatistikleri çıkarılmış (JAMA 2005). Sıra ile,
435 bin vaka ile sigara,
365 bin vaka ile obesite ve hareketsizlik,
85 bin vaka ile alkolizm,
43 bin vaka ile araç kullanımı ve
29 bin vaka ile ateşli silah kullanımı geliyor.

Sigaranın itiraz edilemez zararları ile ilgili toplumu bilgilendirmek koruyucu sağlık hizmetidir.TBMM sağlık komisyonu çok ciddi bir çalışma ile yasayı çıkardı.Yasak öncesi için gerekli süreyi tanıdı.

Fakat bu süre maalesef doğru kullanılamadı.Çok haklı ve mantıklı sigarayla mücadele hareketini yanlış yöntemlerle uygulanmaz hale getirme ihtimali mevcut.

Ne amaçladığınız kadar nasıl bir yöntem kullanacağınız da önemlidir.

Bir emir veririm sigara işi hallolur...

Sayın Sağlık Bakanımız çok çalışıyor ve çok önemli başarılara imza attı. Fakat yanında danışman durmuyor, sürekli Müsteşar ve Genel Müdür değiştiriyor. Şimdi yapacağım eleştirilerin karalama amaçlı değil dost uyarısı amaçlı olduğunu hatırlatmak istiyorum.

Sayın Bakan sadece kendisi konuşuyor kimseyi dinlemiyor. Kendisini övenlerin dediklerini ciddiye alıyor. Sadece Başbakanın yanında susuyor. Davranışları maalesef büyüklenme kokuyor. Hep başrol oynamak istiyor gibi, herkesi küçümser bir yaklaşımı var gülümsemesi hiç çekici değil.

Kişisel tevazu ile mesleki hırsı bir arada tutmak kolay değildir. Ancak kazanılan başarıları liderlik zaafı nedeniyle harcamak herşeyden önce sağlık sistemimize zarar verir.

Çevresinde ‘hep kendisini onaylayan insanlar’ olsun davranışı liderlik zaafıdır. Başına şapka alıp, muzaffer bir komutan gibi toplum önüne çıkmak başarıları gölgeliyor. Sigara gibi gerekli ve doğru bir konuda ‘Bir emir veririm sigara işi hallolur’ tarzı yaklaşım hiç gerçekçi değil.

ABD de sigara karşıtı kampanyalar tek adam hareketi ile değil içinde iletişim psikologlarının da olduğu ‘Stimulus Paketi’ ile yürütülüyor, bir yılda 1 Milyar dolar bütçesi var (APA 2009 San Francisco toplantısı)

Sigara içme talebini azaltmanın tek yolu yasak değildir.
Hastaya ağızdan verilecek ilacı damardan verirseniz doğacak sonuçları en iyi hekimler bilir. Aynen bunun gibi sigarayı Dördüncü Murat yöntemleri ile bıraktırmaya çalışmak iletişim psikolojisinden bihaber olmak anlamına geliyor. Dünya sigara içmemeyi özendiren yollarla sigara ile mücadele ediyor.

Hatta Fransız La Monde Gazetesi dalgasını geçti bile. Sağlık bakanlığının abartılı ve modern iletişim kurallarına uymayan davranışına ‘Dördüncü Murat’ gibi dedi.

Nikotinizm nasihatla düzelmez.

Sigara tiryakilerinin önemli bir bölümü ne doktorla ne de eğitimci ile konuyu tartışmıyor bile.
Nikotinizm ciddi fiziksel bağımlılık yapan kişiyi tutsak eden güçlü bir bağımlılık türü. Nikotinizm nasihat, korkutma ile tedavi edilmez.

Sigara nedeni ile bacağı kesilmiş insanın gizli gizli sigara içmesini beyin kimyasını bilmeyenler anlayamazlar. Bu sebeple ‘Nikotin reseptörü agonisti’ sigaradan nefret ettiren geliştirilmiş ilaçlar var.

Muhbirlik müessesesi yanlış

Bir çok işyeri çalışanı için, müşterisine sigara içme yeri göstermek yerine kapı dışını göstermeyi çağrıştıran yaklaşımlar bilimsel değildir. İletişim psikolojisine uymaz.

Sigara içen müşterisini 187 tel hattına ihbar etmek, zoraki müfettişlik yaptırmak fıtrata uygun değildir. Sovyet Rusya’da anne babasını ihbar eden çocuğu ödüllendiren sistem iflas etmişti.

Dürüst çalışanı cezalandıran bir sistem eğlence sektöründe de oluşacak. Gizli çalışan sigara yasağını delen işyerleri haksız rekabet oluşturacaklar. Yalan söyleyeni teşvik eden otoriter sistemler ahlaki değildir.

Başörtüsü özgürlüğü ve sigara içme özgürlüğü

Ne alaka demeyiniz. Kamusal alana başörtüsü girmesin diyenler başörtüsünü zararlı görüyorlar ve kendilerinde uyandırdığı fobik tepki için yasağı savunuyorlar. Sağlık ocaklarında çalışan başörtülü doktora veya üniversite de okuyan genç kıza karşı muhbirliği görev gibi yapıyorlar.

Şimdi de sigaradan nefret edenler toplumda muhbirlik ahlakını teşvik ettiklerinin farkında değiller mi?

Başörtüsüne otoriter yaklaşanlarla sigaraya otoriter yaklaşanların yöntem olarak ne farkı var ki? İyi niyet yetmez iyi yöntemler de kullanmak gerekiyor.

Nevzat Tarhan - Haber 7
ntarhan@gmail.com

Bu yazı toplam 2895 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
yekta
2009-07-25 13:32:28
sayın hocam bu konuda kesinlikle haklısınız ben sigara hayatımda hiç kullanmadım fakat bu ülkede istenmeyen bir durumun bu şekilde yasaklanarak ortadan kaldırılmaya çalışılmasını ben de kınıyorum yaptığınız bağlantıya da kesinlikle katılıyorum insanlar bi şeyi tam anlamıyla kavramadan içine bulunmadan eleştirmeye ve yasaklamaya bayılıyorlar.Zorla ve yasaklayarak önüne geçebileceklerini sanıyorlar.Ben başörtülü değilim fakat arkadaşlarımın yaşadıkları sıkıntılara şahit oluyorum.Yasaklar sadece psikoloji çökertiyor.Bazılarının saçma sapan korkuları yüzünden malesef uymak gereken pek çok kural var.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim