• BIST 90.182
  • Altın 147,016
  • Dolar 3,6547
  • Euro 3,9459
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 2 °C

Sertleşme Sorununun Psikolojik Boyutları

Sertleşme Sorununun Psikolojik Boyutları
Üroloji Uzmanı Dr. Oğuz Peker, sertleşme sorununun başarılı cinsel teması sağlayabilecek sertlik düzeyine ulaşamama veya sertlik düzeyini yeterince sürdürememe halinin 40 yaş üstü erkeklerde daha sık görüldüğünü söyledi.

Uzm. Dr. Peker, çoğu erkeğin hayatının belli dönemlerinde özellikle de stres altındayken sertleşmeyle ilgili sorunlar yaşayabildiğini belirterek "Sertleşme sorunu çok sık karşılaşılan bir problemdir. 40-70 yaş arası erkeklerin yüzde 30'unda herhangi bir şekilde sertleşmeyle ilgili sorunlarının olduğu saptanmıştır. İlerleyen yaşla beraber sertleşme sorununun görülme sıklığı ve şiddeti artış gösterir. Sigara ve alkol tüketimi, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kan yağlarında yükseklik, kalp hastalığı, depresyon ve bu hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar sertleşme sorunu açısından risk faktörü oluşturur.

Psikolojik nedenleri açıklayacak olursak cinsel olarak aktif bir erkek işten kovulduktan sonra aniden başlayan sertleşme sorunu yaşayabilir. Deprem gibi psikiyatrik hastalıklar da sertleşme sorununa yol açabilir. Damarların sertleşmesi, damar sistemini etkileyen herhangi bir hastalık sertleşme sorunu açısından risk faktörüdür. Damar sertliği 50 yaş üstü erkekler için ciddi bir sorun oluşturur. Sinir sistemi hastalıkları, ilaçlar ve hormonlardaki bozukluk da bir diğer risk faktörüdür" dedi.

DOKTORA BAŞVURUN

Sertleşme sorunu olan kişinin bu sorunu doktordan sakladığını ve muayeneden kaçtığını belirten Peker, hastalığın tedavisinin mümkün olduğunu belirtip şöyle devam etti:

"Sertleşme konusunda yaşanılan her türlü sorunda mutlaka bir doktora başvurulmalı ve mümkün olduğunca doğru ve ayrıntılı bilgi verilmelidir. Aslında bu rahatsızlığın çok yaygın olduğu ve utanılacak bir durum olmadığı bilinmelidir. Günümüzde sertleşme sorunu yaşayan erkeklerin neredeyse tamamı hem hastayı hem de partneri memnun edebilecek şekilde tedavi edilebilmektedir. Birçok tedavi alternatifinin bulunduğu ve tedavi başarısının hastalığın şiddetine göre değişebileceğini de bilmek önemlidir."

Ramazan ÇETİN / DENİZLİ, (DHA)

Bu haber toplam 3505 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim