• BIST 82.293
  • Altın 147,597
  • Dolar 3,8212
  • Euro 4,0743
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C

Seni Sevmeyen Ölsün! "Narsistlere On Emir"

Psk. Özlem KANDEMİR

Kendisine sevdalı Yunan Mitoloji Kahramanı Narcissus’un öyküsünü çoğu kişi bilir. Efsaneye göre bütün genç kızları etkileyip aşık edebilecek kadar çekici bir görünüme sahip olan kahramanımız,  “eller bana, ben kendime hayran” sloganını ilke edindiği için, hiç kimseye yüz vermemektedir. Zaten bu yumuşak güzelliğinin arkasında bulunan katı gururu ve kibri nedeniyle de kimseler onun yanına dahi yaklaşma cesareti bulamamaktadır. Sevdalısı olduğu kendi bedenini görebilmek için her geçen gün ırmak kenarında daha fazla vakit geçirmeye başlayan Narcissus, günün birinde sudaki kendi yansımasını daha yakından görebilmek için fazlaca eğildiğinde ırmağa düşer ve boğulur. Kendine olan sevdasından içi yanan kahramanımızı, ırmağın soğuk suları da serinletememiş olacak ki, bedeni gitgide erir ve nergis çiçeğine dönüşür. Psikolojik literatürdeki anahtar kavramlardan biri olan “narsisizm” terimi, ismini bu hikayeden almakla beraber; gerçekten narsisizm olgusunda görülen bir çok patolojik özellik bu öyküde de görülebilir.

Narsisizmi, kendi varlığını her şeyin/herkesin üzerinde konumlandırması olarak kabaca tarif edebiliriz.  Beğenilen, başarılı, takdir edilen, önemsenen, sevilen bir kişi olmak herkesin arzuladığı bir şeydir çünkü bütün bunlar psikolojik doyum yaratan yaşantılardır. Doğduğumuz andan itibaren hepimiz birileri sesimizi duysun ve varoluşumuzu kabul etsin isteriz. İnsanın kendini sevmesi ve başkalarından değer görmek istemesi, çok yabancı olmayan ve hatta gerekli olan duygulardır. Yani psikolojik bütünlüğümüzü koruyabilmek ve sağlıklı bireyler olabilmek adına, makul oranlarda narsistik olmaya hepimizin ihtiyacı vardır. Ancak bu duygular abartılı bir şekilde tatmin edilmeye çalışıldığında, narsisizmin günahları ile karşılaşmak da kaçınılmaz olacaktır.

Narsisizmin günahlarını bir çırpıda sıralamaya kalkmak her yiğidin harcı değil ancak biz en temel olanlardan yola çıkarak “Narsisistik Patolojinin Kutsal On Emri”ni yazmaya çalışalım:

1. Emir (Şişirilmiş Büyüklenme): Kendini herkesten ve her şeyden daha üstün göreceksin, en çok kendini sevecek, kendini beğeneceksin. Diğerlerinden farklı ve üstün olduğunu elbet herkes bir gün anlayacak. Yalnızca görünümde olsa da kendini seven, beğenen, kendine güvenen bir imaj çizmeli ve bunu mümkün olduğunca abartmalısın. Derinlerde kendini ne kadar değersiz, güçlü ve yalnız hissetsen de bunu kimseler anlamamalı! Çok özel ve güzel olduğunu söylememe gerek var mı? Dış görünümüne de her daim özen göstermeyi ihmal etme.

2. Emir (Kibir): Sen herkesten farklısın, bu yüzden kendini çok beğenmeli ve bunu her daim insanlara hissettirmelisin. Mütevazi olman gereksiz bir eylem, sen her türlü ayrıcalığa layıksın! Kişisel başarılarından ve öneminden sürekli bahset, küçük başarılarını bile abart. Kibriyatın, ruhunu kaplayan deri gibi olmalı!

3. Emir (Kıskançlık/Haset): Senin sahip olamadığın şeyleri elde etmiş insanlara haset etmek senin en doğal hakkın. Haset duyduğun insanların açığını ara. İstediğin her şeye sahip olabilirsin, olmalısın; olamazsan da öfke senin can dostun olacaktır.

4. Emir (Ötekileştirmek): Diğerlerinin ne hissettiği, ne yaşadığı senin asla umrunda olmamalı. Kimsenin duyguları ve düşüncelerini önemseme, empatiden daima uzak dur. Her daim, her konuda, her koşulda haklı olan sadece sensin.

5. Emir (İstismar Etmek): Yüzeyde eğlenceli ve ilgili gözük ama asla yakın ve derin ilişkiler kurmaya kalkma. Diğer insanların varoluş amacı seni sevgileriyle beslemek, seninle ilgilenmek ve sana övgüler yağdırmaktır. Onların duygularını sömürmekten korkma, kendi maddi ve manevi çıkarların için insanları kullanmaktan asla çekinme! Posasını çıkarana kadar bir ilişkiyi ya da insanı kullanıp, sıkıldığında da kaldırıp atabilirsin. Kontrollü ve hesapçı ol. Başkalarını, kişisel doyumun ya da çıkarın uğruna köle gibi kullanmaktan kaçınma! Dokunduğun her ruhu harabeye çevirmek, senin en temel yeteneğindir.

6. Emir (Değersizleştirmek): Sana haz veren, övgü ve sevgileriyle seni besleyen insanları önce bir süreliğine yüceltebilirsin ancak hevesin geçince ya da beklentilerin bitince onları aşağılaman tamamen olağan bir durum. Elde edemediklerin zaten mundarlar, idealize edip elde ettiklerinse miadlarını doldurunca mundarlaşacaklardır. Kendini değerli hissedebilmen ve sevebilmen için, başkalarının değersizleşmesi elzemdir!

7. Emir (Bağlanmamak/Bağ Kurmamak): Birilerini sevme, değer verme veçhesini kazanmaya çalışma; sevgi, bağlılık gibi duyguları hissetmeye başladığın anda frene bas! Zaten seni sevmek için bekleyen çok sayıda insan var, tek bir kişiye aşık olmakla niye yetinesin ki! Üstün yeteneklerinle etki alanına dahil edeceğin yüzlerce kişiyi, sana deliler gibi aşık olma şerefinden mahrum bırakma. Elde edene kadar özendir, elde ettikten sonra da gücendir. İstediğin herkesi cazibe alanına dahil edemediğinde asla pes etme, yörüngene alabileceğin daha başka bir çok insan bulmakta zorlanmayacaksın. Derinliği ve geleceği olmayan gelişigüzel ilişkilerin tadını çıkar. Yaşının ilerlemiş olması da engel değil, hedefinle yaş farkının ikili hanelerde olmasını da sorun kabul etme. Gerekirse fedakarlık iste, hayatlarını mahvet. Seni sevmek, onların en asli vazifesidir; Seni sevmeyen ölsün!

8. Emir (Hayasızlık): Yaptığın, yapacağın hiçbir eylemin sorumluluğunu üzerine alma. İşlediğin hiçbir suçtan dolayı utanıp, pişmanlık duyma. Geçmişinle yüzleşmeye kalkışma; kestiğin dala bin, göle maya çal, yoluna devam et!

9. Emir (Yetinmemek): Sınır çizme ve sana sınır çizilmesine de izin verme. Asla elindekiyle yetinme ve daima daha iyisini ara. Sahip olduğun hırs, senin en kıymetli hazinendir. Sıradan insan olmaktan kork ve hep daha fazlasını iste! Güç ve statü takıntın olsun, ihtiraslı ve doyumsuz bir yapıyla daima rekabet etmekten kaçınma. İkili ilişkilerinde bile meydan oku, savaş aç. Mutluluk arayışında da…elindekilerle yetinme; gerçek gereksinimlerin hala karşılanmadı, aramaya devam et. Kronik anlamsızlık, mutsuzluk, tatminsizlik yaşasan da mutluymuş gibi rol yap. Seni beğenen, onaylayan ve alkışlayan; seni pohpohlayan bir kitle yaratmayı da ihmal etme. Övgü ve hayranlık dolu bakışların, senin en temel besin maddelerinden biri olduğunu unutma.

10. Emir (Alaycılık): İnsanları ve olayları “ti”ye al, hiçbir konuyu ciddiyet çerçevesinde değerlendirme. Maskeler kullan, kendini ele verme.  Yaşadığın derin ümitsizliği ve depresif duyguları gizlemek için mizahi yeteneklerini olur olmaz her yerde her konuda kullan! Alay et, dalga geç, kara mizah yap, zeki görün. Amaca giden her yol mübahtır!

Bu yazı toplam 8328 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Hayriye Güler
2011-03-28 15:31:14
farklı olmuş
On Emir ; farklı ve güzel bir yazı olmuş. narsizmin sıkıcılığını hafifletmişsiniz. kaleminize sağlık..
Seçil Ademci
2011-03-28 00:49:48
Süper
Gerçekten süper yazmışsınız... keyifle okudum.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim