• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 29 °C

SARSILMIŞ BEBEK SENDROMU

SARSILMIŞ BEBEK SENDROMU
Çocuk istismarına yol açan olaylar içinde özellikle küçük bebeklere yönelik yapılan en önemli olaylardan birisi sarsılmış bebek sendromudur.

Çocuk istismarına yol açan olaylar içinde özellikle küçük bebeklere yönelik yapılan ve ölümün ortaya çıkmasına neden olabilecek en önemli olaylardan birisi çocuğun tutulup  sarsılması  olarak  özetlenebilecek sarsılmış bebek sendromudur. 

Sarsılmış  bebek  sendromu   genellikle  küçük  bebeklerin  aşırı  kızgınlık  içinde  kollarından  tutulup  sarsılmasıyla   o  dönemlerde  çokta güçlü  olmayan  boyun  kaslarının  başı  sabit  tutamaması  sonucu  beyine  giden  damarların  yırtılması  ile  beyinde kanama  meydana gelmesi  olayıdır. Burada  bebeğe  yönelik  yapılan  sarsma  hareketi  bebeğin  mamasını  yememesi  ya da   sürekli  ağlaması  gibi  ebeveyni  kızdıran  bir  davranışının  sonucu   gelişir.  Bebeğe  yönelik  kızgınlık  korunması  olmayan  çocuğun  sertçe  ve sürekli  olarak  sarsılması  ve  bazı  olgularda kollarından  tutulup  bir yere fırlatılması  şeklinde gelişmektedir.

 Uzun  zaman  bebeklerde  nasıl  gerçekleştiği  bilinmeyen  beyin kanamalarının gelişmesi  ve bu tip  olgularda kollarında  şiddet uygulandığını gösteren ekimozların  olması  şeklinde gerçekleşen  bu tip   olayların  istismar  olduğu  görülmüştür. Bebeğin gövdesinden veya kollarından  tutulup sarsılması sonucu oluşan, beyin kanaması ,göz içi kanamalar  şeklinde görülmektedir.

Sarsılmış Bebek Sendromu, özellikle 6 aydan küçük bebeklerde karşımıza çıkan, çocukların maruz kaldıkları kaza-dışı yaralanmalar  içinde en çok yaralanma ve ölümün görüldüğü olayların başında gelmektedir.

Yapılan  çalışmalar  başın yumuşak bir zemine vurması (yastık, yatak vb.) ile  beyine uygulanan gücün miktarının etkilenmeyeceğini ancak yumuşak dokularda  oluşabilecek yaralanmaları en aza indireceği  ortaya  koymuştur.Kaza-dışı nedenlerle oluşan kafa travmaları   Kafa travması ölümle sonuçlanan çocuk istismarı olguları  içinde ilk sırayı almaktadır.

 Etyoloji

Sarsmanın çoğunlukla bebeğin ağlamasını durdurmak veya huzursuzluğunu ortadan kaldırmak amacını taşıdığı düşünülmektedir. Özellikle çocuklardan gelişimlerinin üstünde beklentisi olan ve çocuğun kendi beklentilerini karşılamasını uman ebeveynlerin ve bakıcıların ciddi istismar potansiyeli taşıdıkları düşünülmektedir.

Ayrıca, ebeveynin psikiyatrik problemlerinin, çevresel, sosyal ya da ekonomik nedenli stres altında olmalarının impulsif ve agresif davranışları arttırdığı belirtilmiştir. Bir çok olguda, bebeğin doğrudan zarar vermek için mi yoksa sadece susturulmak için mi sarsıldığı açıklanamamaktadır.

Klinik bulgular

Bebek klinisyenin karşısına hafif bir göz  veya beyin  travması  ile çıkabileceği gibi, birkaç saat veya hafta sürmüş olabilecek kusma, beslenme zorluğu, kasılma ve/veya  huzursuzluk  ile de gelebilmektedir.  Bulgular   doktor   tarafından bir çok zaman hafife alınmakta ve geçirilen ağır bir viral enfeksiyona veya gaz sancısına  bağlanabilmektedir.Çoğu zaman, bebeğin bakımından sorumlu kişi sbulguların  neye bağlı olarak geliştiğinden haberdardır. Bu bebekler genellikle, kendi kendine iyileşeceği düşüncesiyle, evde bekledikten sonra, nöbet geçirmekteyken veya koma durumundayken  doktora  getirilmektedir. Solunum güçlüğü, nabızın  düşmesi , nefes alamama  ve bilinç kaybı sık karşılaşılan bulgulardır.

Birçok yazar, küçük çocukların, trafik kazası gibi olaylar dışında çok nadiren ciddi zararlarla sonuçlanacak kaza kökenli  travmaya maruz kaldıkları konusunda ortak  fikir  birliği  içindedirler.   Bu yüzden, doğum travması veya kazayı destekleyici başka travmatik bulgunun ve kafatası  kırıklarının olmadığı, 1 yaşın altındaki çocuklarda kafa içi kanama ve/veya göz içi kanama  varlığında, çocuk istismarı ilk düşünülen tanılardan biri olmalıdır

http://www.adlitip.org/yazilar/turkce/konular/cocuk/sarsilmis_bebek_sendromu.htm

 

 

Bu haber toplam 1250 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim