• BIST 97.314
  • Altın 145,314
  • Dolar 3,5633
  • Euro 3,9989
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 12 °C

‘Ramazan’da tok ve dinç’ kalmanın yolları

‘Ramazan’da tok ve dinç’ kalmanın yolları
Ramazan’da öyle bir beslenme programı uygulamalı ki hem doyurucu olmalı, hem kilo aldırmamalı hem de gün boyunca su ihtiyacımızı gidermeli. İşte bunun püf noktaları...
Dilek Güray / ZAMAN CUMA ERTESİ
Havalar sıcak, günler uzun. Oruçlu iken acıktığımız kadar susayacağız da. Dolayısıyla iftar ve sahur kadar ara öğünler de önem kazanacak. Ramazan’da öyle bir beslenme programı uygulamalı ki hem doyurucu olmalı, hem kilo aldırmamalı hem de gün boyunca su ihtiyacımızı gidermeli. İşte bunun püf noktaları...

Bu seneden itibaren önümüzdeki yaklaşık 10 yıl boyunca Ramazan aylarının mevsimsel özellikleri değişiyor. Her şeyden önemlisi 14-15 saat gibi uzun vakitleri hiçbir şey yemeden ve içmeden geçireceğiz. Buna bir de sıcak yaz ayları eklenince oruç tutmak hem zor olacak hem de orucun sevabı daha da artacak. Geçtiğimiz yıllarda günler kısa olduğu için ne yediğimizin ne içtiğimizin o kadar üzerinde durmuyorduk. Çünkü sahur ile iftar arası ‘çarçabuk’ geçiyordu. Yeni şartlarda da sıkıntısız günler geçirmek istiyorsanız aşağıdaki tavsiyelerimize kulak verin.

Beslenme uzmanı Dr. Ender Saraç’ın hazırladığı ‘Ramazan'da Sağlıklı ve İnce' kitabında bu konuda bir çok tavsiye yer alıyor. Öncelikle 30 gün boyunca ara öğünler de dahil olmak üzere her güne özel menüler var kitapta. Hem de tarifleriyle ve ne kadar tüketilmesi gerektiğine dair bilgilerle birlikte. Ayrıca Ramazan maneviyatına uygun, ruhu doyuracak yazılar, Ramazan'dan bayrama geçişte nasıl bir yeme düzeni olmalı, bayramda hangi tatlılar ne kadar tüketilmeli gibi bilgiler, tariflerle birlikte veriliyor.

Öğleden sonra yavaş yavaş açlık hissinin başlamasıyla birlikte el ve ayaklarda titreme, baş ağrısı, tatlı krizi, tansiyon iniş ve çıkışları hatta panik atağa varan sorunlar oluşabilir. Bütün bu sorunların üstesinden bilinçli bir beslenme planı ile gelebilirsiniz. Ender Bey, sahura mutlaka ve mutlaka kalkılması gerektiğini söylüyor. Ayrıca Ramazan'da bedensel ihtiyaçlar kadar ruhsal arınma da büyük önem taşıyor. Saraç'a göre oruç, ruha da enerji yükleyebileceğimiz bir ritüel. Gün içerisinde beden değişiyor, saf ve arı duruma geçiyor. Kişi burada ruhuna da oruç tutturabilirse aç kalmanın bir anlamı olabiliyor. İşte size Ender Bey'in birkaç gün içinde piyasaya çıkacak olan kitabından Ramazan beslenmesine ait önemli bilgiler...

 

İçecekler çok önemli

İftarda az yiyin. Ara öğünlerde mutlaka serin içecekler tercih edin. Maden sodası içebilirsiniz. Yağsız ayran, cacık, az şekerli limonata evde hazırlanabilecek doğal içecekler. Yüzde 100 doğal meyve suları da tercih edilebilir. İftardan sonra canlanmak istiyorsanız yeşil çay, rahatlamak ve tatlı bir uyku çekmek için de melisa çayı ideal içecekler.

Ramazan'a özel bir çay tarifi de şöyle: Bir çorba dolusu yeşil çay (canlanmak için) veya melisa çayını (rahat uyumak için) 1 litre suyun içerisinde iki-üç dakika kaynatıp dinlemeye bırakın. Süzüp, ılık hale gelince bal ya da esmer şekerle hafif tatlandırın. Yarım limon ve nane yaprakları ekleyin. Arzu edenler içine şeftali de rendeleyebilir.

İftar ve sahur menüsünde neler olmalı?

Oruç kesinlikle hurmayla açılmalı. Çünkü hurmanın içinde aç vücut için birçok besleyici mineraller, kalsiyum, doğal meyve şekeri, bol miktarda lif ve bağışıklık sistemini güçlendirici maddeler bulunuyor. Sonrasında 8-10 damla limon suyu damlatılmış ılık su içilmeli. Bu da düşen kan şekerinizi dengeler. Ardından da bir kase süzülmemiş mercimek, tarhana, sebze ya da yoğurtlu çorbalardan birini içebilirsiniz. Sonra beş-on dakika ara verin ve yediklerinizin yerleşmesini bekleyin. Ardından da ana menüye geçin. Bir gün et, bir gün de karbonhidratlı yiyecekler, iki gün nohut, mercimek, börülce, barbunya gibi bakliyatlar, geriye kalan günlerde de sebze yemekleri tüketilebilir. Her yemekte mutlaka salata veya zeytinyağlı sebze yemeği de yenilebilir. Ara öğünde taze fındık, fıstık, ceviz, leblebi ya da meyve yenilebilir. Sahurda ise haftada iki-üç kez müsli veya yulaf ezmesi sütle birlikte yenilebilir. Diğer günlerde tam buğday ekmeği, kepek ya da çavdar ekmeği gibi beyaz olmayan ekmekle beraber yağsız peynir, tatlı sivri biber, domates, maydanoz, bazen de yumurta yenilebilir. Koyu çay yerine bitki çayları, özellikle de rezene için.

 


 

İftardan sonra bunlara dikkat!

 

* İftarda hararet bassa bile buz gibi suyla orucunuzu açmayın. Çünkü soğuk su sindirim sistemini spazma sokar, gaz yapar, rahatsız eder ve gastrit oluşturur. Onun için ilk alınan sıvılar genelde ılık olmalı. Çok kaynar içecekler de aynı etkiyi bırakır.

* İftar ve sahurda tatlı veya hamur işlerine yüklenilmeyecek. Bunlar ara öğünlerde azar azar tüketilmeli.

* Kabuklu pirinç, kepekli pirinç, kepekli makarna, bulgur gibi yiyecekler, kepekli, tam buğday ve çavdar ekmeği ile bakliyatlar uzun süre kişinin kan şekerini dengeler ve tok tutar.

* Etler yağsız tüketilmeli, çerezler ise tuzsuz olmalı ki susatmasın.

* Oruç tutmakta ciddi zorlanan kişiler, içinde yedi tane şifalı bitki bulunan (kronyum, tere tohumu, funda yaprağı, zencefil, kuezyum, elcarnitin ve yeşil çay) ve tamamen doğal yöntemlerle elde edilen ürünleri kullanabilir. Bunlar ülkemize ruhsatlı geliyor ve sadece eczanelerde satılıyor. Asla tokluk sağlayıcı ürünler değil, doğal ürünler.

Sayı:144
Bölüm:Yemek
Bu haber toplam 1317 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim