• BIST 108.434
  • Altın 151,237
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 4 °C

Psk. Ayşe Kaya Göktepe İle Sanat Terapi Üzerine...

Psk. Ayşe Kaya Göktepe İle Sanat Terapi Üzerine...
Star Gazetesi'nden Yayha Ayyıldız Psk. Ayşe Kaya Göktepe ile Nesil Yayınlarından çıkan Sanat Terapi isimli kitabı üzerine konuştu.

Klinik Psikoloji Yüksek lisans tezini de sanat terapi üzerine hazırlayan Psk. Ayşe Kaya Göktepe, sanatın iyileştirici gücü üzerine önemli tespitlerde bulundu. Star Gazete'inde yayımlanan söyleşinin ayrıntıları şöyle:


YAHYA AYYILDIZ / STAR GAZETESİ

Sanatın iyileştirici ve ruhu onarıcı gücü bilimsel olarak da kanıtlandı ve sanat terapi bir tedavi metodu olarak uzun yıllardır kullanılıyor. Ülkemizde bu alanla ilgili az sayıda basılı eser var. Bu çalışmaların en yenisini Sanat Terapi adıyla genç psikolog Ayşe Kaya Göktepe tarafından kitaplaştırıldı.  Göktepe ile sanatın iyileştirici gücünü konuştuk.

Sanat terapi üzerine çalışmayı seçmenizin nedeni nedir?

Lise yıllarımda yazdığım deneme ve şiirler, hüsn-i hat sanatı ile iştigal etmem, çocukluktan bu yana bitmek bilmeyen müzik merakım, üniversite yıllarında ebru sanatıyla tanışmam derken sanatın uçsuz bucaksız sanat deryası SANAT TERAPİ kavramıyla tanışmama vesile oldu. 2011 yılında Psikoloji ana bilim dalından mezun oldum. Konservatuarda Türk Sanat Müziği alanında eğitim almaya başladım. Diğer yandan ney ve keman derslerine devam ediyordum. Müziğin yanı sıra diğer sanat dallarının da tedavi edici bir yönü olduğunu düşündüğüm için araştırmalara devam ettim ve klinik psikoloji uzmanlık tezimi sanat terapisi hakkında yazmaya karar verdim. Görsel sanatlarla terapi, müzikterapi, dans hareket terapisi, fotoğrafla terapi, biblioterapi gibi pek çok sanat dalı aracılığıyla sanat terapi seansları kurgulanabileceğini kaynaklarda araştırmaya başladım. Sözsüz iletişim aracı olan sanat aracılığıyla organize edilmiş bir terapi programından faydalanılabileceğini düşündüm. Önce kendim pek çok deneyim atölyesine katıldım. Kendi süreçlerimi deneyimlerken ruhumda ifade bulan sessiz kelimelerin sanat aracılığıyla nasıl dışa çıktığını, bunlar hakkında nasıl farkındalık kazandığımı gördüm. Yüksek lisans tez çalışmamı yürüttüğüm yıllarda Türkçe yazılı kaynaklar bir elin parmağını geçmeyecek kadar az sayıda olduğu için genellike yabancı kaynaklardan faydalandım.

En çok hangi sanat dalları 'terapi'de fayda sağlıyor? Belli hastalıklar için belli sanat dalları tercih ediliyor mu?

Sanatla terapi içerisinde bir yönerge bulunan, anlamlı ve amaçlı aktivitelerden oluşan, tedavi amaçlı düzenlenmiş çerçevesi belli olan bir süreçtir.Terapide çerçeve danışan odaklı belirlenir. Danışanın ilgi duyduğu bir sanat dalı kullanılması tercih edilir, ancak bazı durumlarda doktor, hemşire, psikolog, sanat terapistinden oluşan bir konsültasyon ekibi danışanın ihtiyaçları doğrultusunda da bir sanat dalına yönlendirebilir. Örneğin, katatonik şizofreni sebebiyle klinikte olan bir danışanın, bedensel blokajlarını rahatlatmak sebebiyle ekip tarafından dans hareket terapisine yönlendirebilir. Otistik çocuklarda pasif/aktif müzikterapi yöntemiyle çalışılarak duyu bütünleme çalışabilir. Ancak kesin bir tanım yapılarak şu sanat dalı şu hastalığı tedavi ediyor demek, “sanat terapi”nin anlamını bozacak, danışanın “anlam”ı bulacağı yolu daraltacaktır. 

Ülkemizde ne zamandır sanatla terapi yöntemi kullanılıyor? Hasta yakınları ve hastalar nasıl tepki veriyorlar bu yönteme?

Türkiye coğrafyasında sanat kavramının resim sanatından ziyâde müzik, minyatür sanatı, ebru gibi sanat alanları kavramında işlendiği görülmektedir.Bu bağlamda Türkiye tarihine bakıldığında Osmanlı Devleti zamanında Zekeriya Er-Razî (854 – 932), Farabî (870-950) ve İbn-i Sina (980 -1037) gibi isimlerin müziğin tedavi edici etkenlerini araştırdığı görülüyor. Nureddin Zengî’nin 1154 yılında Şam’da kurduğu Nureddin Hastanesi, Amasya Darüşşifası, Kayseri Gevher Nesibe Tıp Medresesi, Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, Fatih Darüşşifası, Süleymaniye Tıp Medresesi gibi pek çok şifahanelerde reseptif müzik terapi (pasif  olarak dinletme yöntemi) çalışmaları yapılıyordu. Cumhuriyet döneminde sanat terapi 1950’li yıllarda Dr. Süleyman Velioğlu ve Dr. Kazım Dağ Yolu’nun koordinatörlüğünde İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Sanat Psikopatoloji Laboratuvarı’nın kurulması ile başlıyor.

Türkiye’de daha çok psikiyatri kliniklerinde, bazı derneklerde ve özel merkezlerde sanat terapi yöntemi uygulanıyor. Sağlıklı çocuk ve ergen bireylerle de farkındalık oluşturmak amacıyla sanat terapi grupları ile çalışılıyor. Hastalar ilkin sanat terapi gruplarında sanat icra edeceklerini ya da sanatçı olmak zorunda olduklarını düşünerek kaygı duyabiliyorlar. İlk seanstan sonra sanatı bir dışavurum aracı olarak kullanmayı öğreniyorlar.

Sanat terapi yapacak doktorun nasıl bir sanat eğitimi alması gerekiyor?Bu anlamda ülkemizdeki psikoloji ve psikiyatri eğitimi veren bölümlerde eğitim veriliyor mu?

Sanat terapi grubunda terapist bir koterapist ile birlikte çalışır. Grubu yöneten psikolog şayet sanat konusunda eğitimli ise, bir koterapistle çalışılabilir. Sanatçı ve psikolog beraber bir grubu da takip edebilirler. Sanat terapisti olabilmek için teorik ve uygulamalı eğitim programına katıldıktan sonra, terapist süpervizyon alarak seansları yürütmelidir.Hangi terapi yaklaşımı olursa olsun profesyonel tecrübeli bir uzmandan süpervizyon, konsültasyon almak gerekir. Ülkemizde bazı özel ünivesitelerin psikoloji bölümlerinde sanat terapi kavramı psikoterapi kuramları çerçevesinde okutulmaktadır.

Sanatın iyileştirici gücünden 'müzik' alanında Osmanlı döneminde istifade edildiğini biliyoruz.Şifa amacıyla müzik kullanımı ne zaman kesintiye uğramış, bugün bir tedavi metodu olarak kullananlar var mı?

Aydınlanmayle beraber oluşan tıp akımındapositivist bilim anlayışı göz ile görünmeyeni bilimsel olarak kabul etmediği için, insanın hastalıklarını yalnızca bedeni üzerinden tedavi etmeye çalışmış, insanın ruhunu göz ardı etmiştir. Günümüzde ise zihin-beden-ruh uyumu temelli alternative tedavi akımları ortaya çıkmıştır. Bugün müziği şifa metodu olarak kullananlar var. Osmanlı döneminde daha çok danışanların dinleyici konumunda olduğu pasif müzikterapi uygulanmıştır. Günümüzde Yrd. Doç.Dr. Rahmi Oruç GÜVENÇ’in kurucusu olduğu TÜMATA reseptif müzikterapi yöntemini uygulamakta ve tanıtmaktadır. Ayrıca pek çok devlet/özel hastanede, özel merkezlerde müzik terapi kullanılmaktadır. Ben de İstanbul Anadolu yakasında özel bir klinikte müzikterapi uygulamaları yapıyorum.

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 4787 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2017 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim